Recent Comments

2015 YILI BİZİ HAYIRLARDA BULUŞTURSUN


​"Susuzlar bu dünyada suyu, her zaman arar,  Su da yana yakıla susuzu arar sorar."

Atalarımız "ağzını hayra açta, başına hayır gelsin demişlerdir." Bu nedenle Allah iki kulağa karşılık bir dil vermiştir. Bunun anlamı iki dinle, bir konuştur. Ama buna uygun yaşayanlarımız özellikle Anadolu'da pek azaldı. Kral, Lokman hekime yarın en kötü yemekleri yap demiş, Lokman hekimde dille ilgili bildikleri bütün yemek çeşitlerini yapmış getirmiştir. Bir başka günde padişah, en güzel bildiğin yemekleri yap diye emir verir. Lokman hekim de yine dille ilgili yemekleri yapar getirir. Padişah sorar. En iyi ve en kötü yemekleri yap dedim, her iki isteğime de, dille ilgili yemekleri yaparak yanıt verdin der. Lokman hekim de cevap verir. Efendim,  İnsandaki dil iyi olursa, insan güzel ve hoş olur, dil kötü olursa, o dilin sahibi de kötü olur.
 Bu nedenle atalarımız " insan dilinin altında gizlidir" demişler. İnsanın kalitesini öğrenmek isterseniz onu konuşturun. Nasıl bir insan olduğu konuştuğu sözlerinden anlaşılır. Bu nedenle yarın kıyamet gününde bütün azalar dilden şikâyetçi olacaklardır. Çünkü insanın iyi ve kötü işlerinde, en etkin aleti dilidir.  Allah "insana iki kulak bir dil verdiğini beyan eder.  İnsana Gelen iyilik ve kötülükte dilin çok payı vardır. Bu sebeple peygamberimiz" dilinden ve apış arasından bana teminat verene, ben de ona cennette kefil olurum" buyurmuştur. Askerlerin başına gelenleri düşünelim. Bizim her gün kahve sohbetlerin de konuştuğumuzu, onlar aralarında özel sohbetlerinde konuşmuşlar. Birileri onları dinlemiş. Koca koca generaller, dillerine sahip çıkamadıkları için ne hallere düştüler. Aslında insanda dilden önce kalp gelir. Dil kalbin tercümanıdır. Efendimiz "İnsanda bir organ vardır ki, o iyi olursa insanda iyi olur, o kötü olursa insanda kötü olur. O da kalptir" buyurmuştur.            

  2015 senesine Girerken
Şükürler olsun ki, senenin başında İslam tarihin şanlı zaferlerinden, Mekke'nin fethi 20 Nisanda olmasına karşılık dostlarımız alternatif olarak gençleri kötülükten korumak amacıyla yılbaşında kutlamışlardır. Fakat böyle yapılacağına peygamberimizin doğumu Mevlit kandilini kutlarken her ikisi için bir program yapsalardı. Tarihe de riayet edilmiş olurdu. 2015 yılına böyle başlangıç yaptık. Bu günleri belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla beraber topluma yararlı çok şeyler yapıldı.  Bunlar çok güzel çalışmalardır. Gerçeği söylemek gerekirse bunlar toplumda saman alevi gibi gelip geçici pansuman şeylerdir. Dini günler ve geceler uydurmamıza üstümüze kimse çıkamaz. Hiç kimse, bunların sünnetlerde yeri var mı diye sormaya cesarette edemez. Çünkü toplumdan çekinir. Toplumun seviyesi bunu tartışmaya müsait değildir.
Bu mübarek günlere sivil toplulukların, diyanetin ve Belediyelerin harcadıkları paralar toplansa bir yekûn tutar. Bu parayla öğrencilere burs verilse daha faydalı olmaz mı?
 İş ahlakının yükselmesine, ilimin gelişmesine, yalan şahitliğin ve yalan söylemenin dinde caiz olmadığıyla ilgili haftalar düzenlense! Kim düzenleyecek? Bunlardan nemalananlar zaten bu günleri uyduran iktidar sahipler, kendileri. 
Diyeceksiniz ki, bu söylediklerinde masum bir insan, bir kurum mu var mı ki, böyle bir çalışmaya kim cesaret edecektir?  "Hırsızlar burada sözüne alınanlar Var. Evvelden dini kurumlar, diğer kurumlara nazaran biraz mütevazı idi. şimdi onlarda ötekileri israfta geçtiler. Osmanlının son haline benzemeye başladı bütün devlet kurumları.
                                    Ağzımız ve zihnimiz hayıra açık olsun.
Hadid süresi16" İman edenlerin Allah'ı anma ve ondan gelen Kuran nedeniyle kalplerinin ürperme zamanı daha gelmedi mi? Onlardan önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onların çoğu yoldan çıkan kimseler oldular" buyruldu.
Müslümanların uzun zamandır güç sahip olmaları, bu durma getirmesin. Görünürlerde çoğalıyorlar. Atalarımız "ağzınızı hayırla açın ki, başınıza hayır gelsin demişlerdir" bu söz gerçektir. Dini naslara uygundur. Çünkü " eve girerken kimse olmazsa bile selam verin" evden çıkarken sol adımla ve dua okuyarak girerken sağ adımla yine duayla" girin emirleri vardır. Barışçı olmalıyız. Nasrettin hocanın" insanları barıştırmak için sen de haklısın o da haklı demesi gibi".  Olaya insanların bakış açısıyla değil, Hak ve adalet terazisi açısından bakmamız gerekir. Öğretmen sınıfına girerken hazırlıklı girer. Öğretmeni sinirlendirirler. Hâlbuki sinirlenmeden önce, öğrenci hareketi niye yapıyorum anlamak gerekir.   Öğretmen ders verdiği sınıftaki öğrencileri dersten önce tanıması gerekir. Camilerde namaz kıldıran veya vaiz eden iştahla sesinin güzelliği ve ikna gücüyle işi uzatır. Hâlbuki cemaat içinde sıkıntılı insanlar var. Adam seni değil, içindeki sorunları düşünür.

Google News Takip Et
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? ’te Bozkır Haber'e abone olun.
Google News Takip Et
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* yapılan yorumlar denetlendikten sonra yayınlanmaktadır.