KAMU MALI-TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI


İlkokul çağlarımdı. Köyümde Kavaklı Bahçe diye anılan, vakti zamanında köye vakfedilmiş bir kavak bahçesinde gözüme kestirdiğim bir kavağın gövdesine çakı ile adımı kazıyordum. O zamanlar köyümde bekçilik yapan merhum Şeref ÜSTÜN gördü beni. Ben bir kabahat işlediğimin farkına varıp kaçmaya yeltensem de kaçacak yer yoktu. Merhum gayet sakin bir şekilde bana yaptığım işten dolayı kavağın acı hissettiğini ve bu kavakta açtığım yaranın bir daha kapanmayacağını belki de kavağın bu yaradan dolayı kuruyacağını bu sebeple de “tüyü bitmemiş yetimin hakkını” yemiş olacağımı söyledi.

O gün bu “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” nın ne olduğunu bilmiyordum, ama merhumun anlattıklarından yaptığımın yanlış olduğunu anlamış ve yaptığımdan çok pişmanlık duymuştum.

Peki, neydi tüyü bitmemiş yetimin hakkı?

Neden kul hakkı değil de tüyü bitmemiş yetimin hakkı diye artı bir hak ve ağırlık katarak işin vebalini çoğaltmıştı atalarımız? Çünkü bu gün bizim hizmetimize sunulan bize emanet edilen değerleri biz gelecek nesillerimizden emanet alıyoruz aslında. Biz emaneti onlara devredeceğiz çünkü. Ve daha doğmamış çocuğun dahi hakkı vardır o hizmette.

İnsanlık tarihi boyunca kamu malına zarar vermek hep var olmuş ve korkarım ki var olmaya da devam edecek gibi görünen cehaletin en çirkin ürünüdür. Maalesef ki bu tür kötülükler nakli olarak ulaşmıştır günümüze. İlkokul sıralarından tutunda devletin araçlarına varıncaya kadar ve çok daha ileri düzeye ulaşmıştır.

Geçtiğimiz hafta Bozkırda halkın ortak kullanımında olan bir tuvalette gördüğüm hizmet eksikliğini paylaşmıştım dostlarımla. Ve bu hizmeti suna kurumdan Bozkır Belediyesinden bir görevli, üzülerek söylüyorum Bozkırlı olmayan bir görevli “Bozkır insanı kendisinin hizmetine sunulan kendisine emanet edilene zarar vermekten sakınmıyor, artık yetişemiyoruz diye serzenişte bulundu. Haklı bir serzenişti. Konuyu dile getirmeme sebep sebze pazarının orda bulunan tuvalet. Tuvaletler bence bir toplumun temizlik göstergesidir. Ve maalesef biz bu konuda sınıfta kalıyoruz. Hiç kimse kusura bakmasın tuvalet kullanmasını bilmiyoruz. Onu da geçtim tuvaletlere hasar vermekte o kadar başarılıyız ki.. Nasıl vicdan sahibi bir insandır ki tuvaletin pvc kapısını sigara yahut çakmakla yakarken kuldan utanmaz Allah’tan korkmaz aklım almıyor. Ne zevk alırlar bilmem tuvaletin musluklarını bozmadan, maşrafaları kırmadan, sabunları yere dökmekten. Ve bizler bunları yapan cahillere neden gerekli tepkiyi gösterip yaptığının yanlış olduğunu söylemekten alıkoruz kendimizi?

Değerli Bozkırlılar, değerli büyüklerim, sevgili kardeşlerim, kamu malları bizim hizmetimize sunulmuş ve bize emanet edilmiş mallardır.

Medaş arkasına ve Torku Satış Mağazasının önüne tertemiz iki tuvalet yapıldı. Her bir tuvalete tuvalet kâğıdı, çıkışa kâğıt havlu sistemi kuruldu. Bu çok güzel hizmetler daha bırakın senesini ayını dahi doldurmadan tahrip edildi, bozuldu, israf edildi. Ben bir Bozkırlı olarak bir yabancının “Bozkırlılar.. diye başlayıp doğru ve haklı gerekçelerle Bozkırın malına Bozkırlıdan daha fazla sahip çıkmasına hem sevindim hem utandım.

Özellikle çocuklarımıza kamu malının ehemmiyetini lütfen anlatalım. Kamu mallarına zarar verenleri uyaralım ve gerekirse yetkililere ihbar edelim ki sunulan hizmetlerde aksaklık yahut eksiklikle karşılaşmayalım, karşılaşmak zorunda kalırsak dahi sorunun çözümünü istemeye yüzümüz olsun.
Sende yorum yap, katkıda bulun ve görüşünü paylaş!
  • Blogger Blogger'da Yorumla
  • Facebook Facebook'da Yorumla
  • Disqus Disqus'da Yorumla

Hiç yorum yok :


Son Fotoğraflar

Bozkır Siyaset Haberleri

[Siyaset][bleft]

Bozkır Mahalle Haberleri

[Mahalleler][twocolumns]

Bozkır Eğitim Haberleri

[Eğitim][threecolumns]

Bozkır Dernek ve Vakıf Haberleri

[Dernek ve Vakıflar][twocolumns]

Bozkır Etkinlikleri

[Etkinlikler][grids]

Bozkır Sağlık Haberleri

[Sağlık][list]
.