ASIRLAR ÖNCESİNDEN GELEN MESAJ…


Bu günlerde ülkemizin her köşesinde "Kutlu Doğum" etkinlikleri yapılmaktadır. Tabi milletimizin Allah'ın Resulüne sevgisi anlatılamaz. Adını duyduğunda bile kendinden geçercesine salavat getiren bir millettir Türk milleti.
Kutlu Doğum aslında bizde Mevlit Kandili olarak kutlanır. Mevlit Kandilinin yanı sıra 1989 yılından itibaren de hafta olarak kutlanmaya başladı. Bu hafta boyunca gerek STK'lar gerekse müftülükler ve kurslar etkinlikler yaparak konferanslarla vatandaşı bilgilendiriyorlar.
Tabi bir haftaya sığmayacak tüm yıl boyunca kutlu doğumun ve devamında gelen insanlığa verdiği mesajların iyi düşünülmesi, bilinmesi ve uygulanması gerekir.
Allah'ın Resulü "Ben din getirmedim ahlakı tamamlamaya geldim" buyuruyorlar.
Kutlu doğumdan bu güne verdiği mesajların herhalde en önemlilerinden olan bu mesaj iyi anlaşılmalı ve irdelenmelidir. Biz dinin diğer temellerini uzmanlara, ilahiyatçılara bırakıp ahlak konusunda verdiği mesajı anlamaya çalışalım.
Ahlak anlayışı gelişmeyen toplumlarda; her daim buhran, bunalım içinde olması kaçınılmazdır.
Son dönemlerde toplumda ahlak anlayışımız biraz değişmiş gibi görünmektedir. Ahlak mahremi ilişkilerle sınırlı değildir. Asıl ahlak; insani, siyasi, hukuksal değerlerle bağlantılıdır.
Ülke idarecilerinin adaleti sağlamaları,  toplumu ve ülkeyi iyi idare etmeleri, beytülmalı korumaları, beytül malı israf etmemeleri ahlak kuralları içindedir.
Siz ülkeyi iyi yönetmiyorsanız, ülke menfaatleri yerine kendi menfaatlerinizi öne çıkarıp makamınızdan menfaat elde ediyorsanız, sorumlu olduğunuz insanların ihtiyaçlarından dolayı suç işlemelerine sebebiyet veriyorsanız, suç oluşacak durumları ortadan kaldırmıyorsanız, kendiniz derya denizde yaşarken sorumlu olduğunuz toplumu aç açıkta bırakıp rızk endişesiyle, gelecek kaygısıyla yaşatıyorsanız ahlak kuralları içinde davrandığınız söylenemez.
Siz ülkeyi yönetmek için seçtiğiniz kişileri, kadroları, grupları, bağlı bulunduğunuz teşkilatları, cemaatleri sorgulamıyorsanız, yanlışlarına ses çıkarmayıp alkışlıyorsanız, yanlış yapmalarına siyasi, ekonomik veya dost ilişkilerden ses çıkarmıyorsanız ahlak kuralları içinde davrandığınız söylenemez.
Yapılan yanlışlıkları uydurulan kılıflar ve bahanelerle kabul edilmesi gibi bir anlayış ahlaki değildir.
Yapılan yanlışı göre göre "Benim adamım yapıyorsa bir bildiği var" veya "Çalıyorlarsa da yapıyorlar" anlayışı da ahlaki ölçüler dışındadır.
Komşusunun hakkına tecavüz etmek, ekmeğiyle oynamak, haksız yere suçlamak, insani ölçüler içinde saygı sevgi ortamını bozmak, benlik duygusu içinde kendisi dışında olanları dışlamak da ahlak sınırları dışındadır.
Bilgi toplumu olmayı engellemek, bilginin önemsiz olduğunu söylemek "Okuyupta ne olacaksın" anlayışında olmak, kendisi dışında bilgi kaynaklarını kabullenmemek, bilgi kaynaklarını saklamak, başkasının çalışmalarında emeğini önemsememek, çalışmalarını toplumun hizmetine sunmamak da ahlaki bir davranış değildir.
Aslında tarihimize baktığımız zaman asrı saadetten günümüze İslam ölçülerinde idare edilen toplumlarda bu saydığımız ahlak ölçüleri en tepedeki yöneticiden en alttaki avam tabakaya kadar idrak edildiğini ve uygulandığını görmekteyiz.
H:Z Ömer'in yaşlı kadının çocuklarını teselli etmek için taş kaynattığını gördükten sonra kendisi sırtına alarak yaşlı kadına yardım getirmesi devlet ahlakını gösteriyor.
Fatih Sultan Mehmet'in kadı karşısına vatandaş kisvesiyle çıkması ve Rum mimara karşı dava kaybetmesi devlet ahlakını gösteriyor.
Fatih Sultan Mehmet'in teptili kıyafetle çarşıya gittiği zaman esnafın komşusunun siftah etmediğini söyleyerek satış yapmaması komşuluk ve insani ahlakı gösteriyor.
Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşının kabulünden sonra konulan ödülü almaması devletine olan bağlılığını gösteren vatandaşlık ahlakını gösteriyor.
Konya'da istiklal marşı okuma yarışmasında birinci olan küçük kızın "yazan ödülü almadıysa ben nasıl alırım" diye ödülü iade etmesi saygı ahlakını gösteriyor.
Ahlak hayatın her alanında uygulanması gereken bir özelliktir, ayrıcalık değildir. 
Özellikle yöneticilerin yönettiği topluma, yöneticilerini seçen toplumun yöneticilerine karşı sorumlulukları vardır. Toplumun kendi içinde bir birlerine karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk çerçevesinde hareket etmekte ahlak kuralları içindedir.
Toplumsal ahlak kurallarımızın bilinci içinde olmak vesilesi ile Kutlu Doğum Haftanız mübarek olsun Resulüllaha selam ve salat olsun
Selametle…
    
Sende yorum yap, katkıda bulun ve görüşünü paylaş!
  • Blogger Blogger'da Yorumla
  • Facebook Facebook'da Yorumla
  • Disqus Disqus'da Yorumla

Hiç yorum yok :


Son Eklenen Fotoğraflar

Tüm Fotoğraflar

Bozkır Siyaset Haberleri

[Siyaset][bleft]

Bozkır Mahalle Haberleri

[Mahalleler][twocolumns]

Bozkır Eğitim Haberleri

[Eğitim][threecolumns]

Bozkır Dernek ve Vakıf Haberleri

[Stklar][twocolumns]

Bozkır Etkinlikleri

[Etkinlikler][grids]

Bozkır Sağlık Haberleri

[Sağlık][list]