​(Ortak akıl, yerine göre şeytandan da faydalanmaktır).

Malazgirt ve Büyük Taarruz zaferleri başta devlet aklını ve ortak aklı esas aldı, sonuçları hayırlı oldu. Günümüze yapılan askeri hareketler, devlet ve ortak akla dönüş sonrası yapılıyorsa, sonuç ülke adına hayırlı olacaktır. Enver Paşa, ortak ve devlet aklından kaçınarak kararlar aldı. Sonuç devlet ve kendisi için felaket oldu.Ülkemiz geçmiş tarihinde yaşamadığı kadar kuraklık ve derinlikte dehşetli bir dönem yaşıyor. İlim ve ortak akıl devreden çıkarılmış, devlet aklı korkutulup susturulmuş, tek adam aklına ülke takılıp sürüklenir olmuştur. Nas ve Felek sürelerinde sözü edilen "insan ve cin şeytanları ülkeyi tuzağa düşürmek için başta inançları ve geçmişteyapılan hataları istismar üzerine kurgular yaparak" ülkenin her köşe başında çığırtkanlık yapmışlar, halkı uyutmuşlardır.  Hırsızlık ve uğursuzluklarını gizlemek için millete bazı dünyalık dağıtarak kötü zihniyetlerini milletten gizlemişlerdir.

Mızrak çuvala sığmaz misali, yapılanları gizlemek imkânı kalmayınca büyütüp besledikleri hainlerle yeniden savaş yolunu tutmuşlardır. Dileğim bu savaş PKK'lılar kesin teslim oluncaya kadar sürmedir. Göz boyamakla yetinilmemelidir. Daha önceleri de söylediğim gibi, bu örgüt ve sempatizanlarını besleyenlerin ümitleri kırılmadan bu savaş bitirilmemelidir. Kıyamete kadar sürüp gitse de! Kısa süreli yapılanlardan Türk milleti olarak da doğulu kardeşlerimiz de hep birlikte zarar gördük. Öncelikle doğudaki devletine bağlı olan insanlarla işbirliğini sıklaştırmalıyız. Hainleri ayırt etmeliyiz. Değilse bu çatışmayı bitiremeyiz.

Halkın güvendiği PKK'lılar şehirlerden def edilmelidir. Sempati besleyenler kontrol altına alınmalıdır.13 yıldır zaman uygun olduğu halde zaman kaybı olmuş, bu vakit boşa harcanmıştır. İran zor durumdayken buradan yetirince bu konuda istifade edilememiştir. Bu baş belası örgüt bitirilmesi gerekirken daha da büyütülmüştür. Bu süreç konjonktürel olmayıp devlet aklıyla başladıysa sonuna kadar devam edilmelidir. Ağustos ayı diğer zaferimizi kolaylaştırdığı gibi dilerim, bu mücadelede de milletimize başarı kazandırır ve bu baş belası örgütten kurtulmuş oluruz.

Bu yıl, Malazgirt 107126 Ağustos zaferinin 944. Yılını 1922 26-30 Ağustos Büyük Taarruz zaferinin ise, 93.Yılını kutlamaktayız. Bu ayda Çaldıran, Mohaç, Sakarya ve Kıbrıs'ın fethi gibi zaferler Türk tarihine altın harflerle yazılmıştır. Biz bu yazımızda Malazgirt ve Büyük taarruz zaferlerine kısaca değinmek istiyoruz. Tarihi iyi okuma adına günümüz siyasetine de yukarda atıflar yaptık, yapacağız. Bu iki zaferi ele alacak olursak ortak aklın aldığı karar sonucu zaferlerin kazanıldığı görülür.

Alpaslan savaşa başlamadan önce, önde gelen bütün Müslüman önderinde görüş ve düşüncelerini almış, sonra Müslümanların kutsal günü olan Cuma namazı sonrası savaşın yapılmasına karar vermiştir. Bütün Cuma hutbelerinde ve yapılan dualarda bu savaşın zaferi için dua edilmiştir.

 Bizans'la yapılan Malazgirt savaşı, görünürde Bir Türk ve Bizans savaşı olsa da, Müslümanlar nazarında bir Hak ve Batıl savaşı olarak kabul edilmiştir.Hakkı temsil eden Müslüman Türklerin zaferkazanması için gönül birliği edilmiştir. Bu zaferle Türkler yeni bir vatan kazanırken bu topraklarda yaşayan Müslümanlarda,rahat bir dini yaşam elde etmişlerdir. Zafer orta aklın ürünüdür. Bu gün buna İslam âlemin ihtiyacı vardır.

Büyük Taarruza gelelim.Düşmanların vatanımızdan kovulması, içerimizdeki ajanlarıntespit edilip savaştan sonra temizlenmesidir. Devletin gözü her daim üzerlerinde olmuş, oy için siyasetçiler bunların her dönemde güç kazanmasına ve istismar edilmesinde rol oynamışlardır. AKP'liler bundan büyükçe nemalanmış, fakat devlet için tehlikeleri artıp idareler zorlaşınca geçmişteki tedbirleri almak zorunda kalmışlardır. Büyük taarruza başlamadan önce, aylarca, bu taarruz için ortak akıl çalışması yapılmıştır. Başta Atatürk, Fevzi Paşa, İsmet İnönü ve birçok kurmayın aklı, göz nuru, bilgisi ve tecrübesiyle karar verilmiştir. Alınan kararlarda ortak akla ve gizliliğe önem verilmiştir.

Özellikle, Malazgirt'te yeni bir vatan kazanmış olduk, Büyük taarruz da bin yıldır hür olarak yaşadığımız vatanımızda "Tutsak olmak kurtulduk" Her iki zaferde de İslam âlemininve birçok Müslüman bu bağımsızlık savaşında duaları ve gönülleriyle Anadolu insanıyla bir ve beraber olmuşlardır.

AKP'nin başarılı dönemlerinde buortak akıla prensiplerine uyuldu. Böyleceülkemizde güzel başarılara ve barışa mühürler basıldı, tarih yazdılar. Ortak akıl, yerine göre şeytandan da faydalanmaktır. Mevlana şeytanı överken" sözünden dönmeyen tek varlık olduğunu" söyler. Keşke AKP'lilikler ortak aklauymaktan vaz geçmeselerdi.

Bugün ülke içte ve dışta kaldığı çıkmazla karşı karşıya kalmazdı. Halkımız bu yapılanları görüyor. AKP'nin ortak akılı terk edip tek adam aklıyla yetinip kendilerini ve ülkeyi çıkmaza soktukları budönemde, ekonomik ve barış sona ermiş, savaş dönemi başlamıştır.

Türkiye'dene dindarlar, ne liberaller, ne solculara, ne de sağcılar Devletiyönetecek kadar yeterli uzmanlara sahip değillerdir. Bütününden meydana gelen ekip ancak devleti yönetebilir.  İşte AKP'liler bunu terk etti. Her yeri kendinden olanlarla doldular. İşte ülkenin geldiği son durum ortadadır.

 

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.