​Mersin'in çeşitli kazalarından Akseki ve Konya'nın Bozkır, Beyşehir ve Seydişehir'deki yaylalarına göçen Sarıkeçililer, kültürlerini yaşatmaya çalışıyor.

At ve deve sırtında getirdikleri eşyalarını kıl çadırlara koyan ve yaklaşık 3 ay yaylalarda konaklayan Yörüklerin sayısı nihai yıllarda hızla azaldı. Ananesel Yörük hayatını sürdüren yaklaşık 200 hane yer aliyor.

Yörük kültürünü araştıran Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Eroğlu, muhabirine, 5 yıldır Sarıkeçili Yörüklerinin göçlerini izlediğini söyledi.

Günlerce Yörüklerin çadırlarına misafir meydana geldiğini anlatan Eroğlu, Yörüklerin yaklaşık 40 günlük göçün ardından su kaynaklarına yakın otlağa çadır kurduklarını dile getirdi.

Bazı Yörük gruplarının gelişen teknolojiye ayak uydurduğunu aktaran Eroğlu, taşıma işlemlerini kamyonlarla yaptıklarını ve kıl çadırlar yerine naylon brandalı çadırlarda yaşadıklarını belirtti.

Yörüklerin bu dönemde göçlerinin 4 maaş kısmını tamamladığını kaydeden Eroğlu, şöyle konuştu:

"Bu dönemde Yörükler keçilerinin kırkım işlemini yapıyor. Keçilerin kıllarını kestikten sonra biraz henüz yükseklere yani otun, yeşilin henüz rahat temin edilebileceği meydanlara gidiyorlar. Burada da bir süre kaldıktan sonra eylülde dönüş sürecine geçiyorlar. Bu kültür kaybolmak üzere. Anadolu'daki Yörükler nihai dönemlerde ciddi oranda azaldı zira Yörüklerin yaşam sahaları daraldı. Ananesel anlamda develerle göçen, kıl çadırda yaşayan 10-15 aile var"

"Yörüklerin yaşam sahaları daraldı"

Yörüklerin, bir adreslerinin bulunması için devlet tarafından iskana zorlandıklarını altını çizen Eroğlu, "Yörükler sabit mekanlarda yaşamaya teşvik ediliyor. Bu insanların yaşama şekilleri birkaç senede değişemez. Açık arazide, dağda, kıl çadırda yaşamaya ve kulağına daimi rüzgar ve keçi seslerinin gelmesine alışmışlar. Bu alışkanlıkar basit kolay yok edilmiyor" diye konuştu.

"Yörüğün hanesi kıl çadırdır"

Sarıkeçililer Türkmenler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Yagal da yörüklerin her yıl otlak bulma sıkıntısı yaşadığını ifade etti.

Kendisinin de ailesiyle göçebe hayatı yaşadığını aktaran Yagal, "Konar göçerlikle yaz mevsimini geçiriyoruz. Yılın 3-4 ayı göçle geçiyor, iki ay yaylada kalıyoruz. Kalan 6 ayı da 'sahil' dediğimiz kıyı şehirlerinde geçiriyoruz. Yörüğün 'hanesi' dediği tek şey vardır, o da kıl çadırdır" ifadesini kullandı.

Yörüklerle köylüler arasında "yurt kavgası"

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Mimarlık Bölümünden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bakır da ülkelerin sosyal, kültürel ve idari yapılarındaki değişikler nedeniyle Yörüklerin yaşamlarının da değiştiğini söyledi.

Bakır, nihai yıllarda Yörüklerin kışlaklar ve yaylaklar arasında gidiş ve dönüşlerde büyük sorunlar yaşadığına dikkati çekti.

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.