Bademlili Eğitim Emekçisi Enver Güler


​Yıllarını ve emeğini öğrencilerine, eğitime adayan; her zaman olduğu gibi nezaketini koruyan; güler yüzlü iyi bir öğretmen ve yönetici olan Sevgili Enver Güler Hocamı Öğretmenler Günü nedeniyle ziyaret ederek ellerini öptük.


ROPÖRTAJ:Konya Pusula Haber KÜRŞAT PETEKCİ

Yıllarını ve emeğini öğrencilerine, eğitime adayan; her zaman olduğu gibi nezaketini koruyan; güler yüzlü iyi bir öğretmen ve yönetici olan Sevgili Enver Güler Hocamı Öğretmenler Günü nedeniyle ziyaret ederek ellerini öptük. Dağlılık inadını gönüllük ile birleştiren, kazandığı değerleri eğitime yansıtan; kitap çalışmaları da yapan bu değerli eğitim insanı ile Pusula Gazetesi Okurları için yıllar öncesine gittik. Amacımız yılları ve kişileri değerlendirmek olmayıp ahde vefa duygusunu yaşamak oldu.

Kürşat Petekci: 1969 yılında okulumda ilk tanıdığım, güler yüzlü ve babacan öğretmenimi yıllar sonra yine aynı güzellikle karşımda bulmaktan mutluyum. Enver Güler Bey'i nasıl tanıtırsınız?

Enver GÜLER: 1924 yılı Bozkır Bademli doğumluyum. Uzun yıllar eğitimcilik yaptım. 1981 yılında emekliye ayrıldım. Meram Öğretmenevleri Semtinde emekli biri olarak hayata devam etmekteyim.

Kürşat Petekci: Bize eğitim hayatına atılışınızı anlatır mısınız?

Enver GÜLER: Bozkır Bademli de öğrenim hayatıma öğrenci olarak başladım.1940 yılında Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsüne kayıt oldum ve 1945 yılında mezun oldum. Köy Enstitüsü Kanununa göre mezun olan öğrenci kendi köyünde görev yapmak zorundaydı. Bende 1945 yılında kendi köyümde öğretmenliğe başladım. Bana göre bu uygulama çok yararlı olmuştu. Zira herkes gönüllü olarak kendi bölgesini kalkındırsaydı bugün çekilen sıkıntıların çoğu ortaya bile çıkmazdı. Yerinde sorun çözümü ve eğitilmiş insanlar toplumu daha hızlı kalkındırabilirdi.

Kürşat Petekci: Öğretmenlik hayatınız nasıl devam etti?

Enver GÜLER: 1945-1962 yılları arasında kendi köyümde öğretmenlik yaptım. Daha sonra 1964 yılına kadar Bozkır Atatürk İlkokulunda görev yaptım. Ardından çocuklar büyüdü ama Bozkır ilçesinde lise bulunmadığından dolayı öğrenim özrümüzü kullanarak Konya'ya tayin oldum.1964 yılında Feritpaşa İlkokulunda öğretmen olarak Konya'da eğitime 2 yıl hizmet ettim. Ardından Mümtaz Koru İlkokuluna 1967 yılında müdür yardımcısı olarak atandım.

Kürşat Petekci: Okul Müdürü olarak atanmanız maceralı olmuş galiba?

Enver GÜLER: Mümtaz Koru İlkokulu Müdürü Abdullah Köse Bey çocuklarının öğrenimleri yüzünden İstanbul'a gidince 9 ay vekillik yaptım. Puanım yüksek olmasına rağmen, başka da müracaat eden olmamasına rağmen zamanın Milli Eğitim Müdürü Vahit Yılmaz müdürlük talebimi reddetti. O yıl Konya'da iki idareci Bakanlık tarafından Üstün Başarı Belgesi ile ödüllendirildi. Bunlardan biri ben olmama rağmen, üstelik ödülü veren kendisi olmasına rağmen yıldızım barışmadığı için müdür olamadım. Aslında bu yaşanan olaylardan dolayı emeklilik düşünüyordum. 3 ay sonra göreve gelen yeni Milli Eğitim Müdürü Hilmi Bey dosyamı inceleyince beni 1973 yılında Rebii Karatekin İlkokuluna müdür yaptı. Bu okulda da fazla çalışmadan  yeni öğretime başlayacak olan İhsan Özkaşıkcı İlkokulu Müdürlüğüne atandım.

Kürşat Petekci: İhsan Özkaşıkcı İlkokulunda bir yıl öğretmensiz ve öğrencisiz çalışmışsınız. Onu anlatır mısınız?

Enver GÜLER: 1974 yılında İhsan Özkaşıkcı Okuluna müdür olarak atandım. Okul yeni yapılmıştı. Elektrik ve suyu bağlanamadığı için bir yıl boyunca öğretmen ve öğrencisiz müdürlük yaptım. Benimle beraber gelen 3 hizmetli ile okulun eğitime başlaması için asfatlamadan tutun ağaç dikimine kadar 4 kişi beraberce çalıştık. Ertesi yıl öğretim hayatına başlayan okul çevrenin ve bölgenin ses getiren okulu oldu.1981 yılında emekli oldum ve eğitimcilik hayatıma son noktayı koydum.

Kürşat Petekci: Emeklilik sonrası yine enerjinizi devam ettiriyorsunuz. Bunun nedeni nedir?

Enver GÜLER: İzmir Gümüldür de yıllar önce bir yazlık almıştım. Ben oraya benim cennetim derim. Çoğu zaman gidip orda kalırım. Ben sağlığımı buna borçluyum.

Kürşat Petekci: Genç eğitimcilere önerileriniz nelerdir?

Enver GÜLER: Ben her zaman kutsal meslek olarak öğretmenliği gördüm. Bu fikirle Atatürk'ün çağdaşlaştırmaya çalıştığı yolda hareket ettim. Genç öğretmenlere  mesleklerini sevmelerini, Atatürk gibi liderler yetiştirmelerini, öğretmenlik mesleğinin bir sanat olduğunu bilmelerini ve görevini tam yaparak geleceğe iyi bir nesil bırakmalarını hatırlatmak isterim. Huzur çalışma hayatının en önemli unsurudur. Bütün öğretmen arkadaşlara başarılar dilerim.

Yorum yaparak görüşlerini ilet
  • Blogger Blogger sistemiyle yorum yap
  • Facebook Facebook sistemiyle yorum yap
  • Disqus Disqus sistemiyle yorum yap

Hiç yorum yok :


Son Eklenen Fotoğraflar

Tüm Fotoğraflar

Bozkır Siyaset Haberleri

[Siyaset][bleft]

Bozkır Mahalle Haberleri

[Mahalleler][twocolumns]

Bozkır Eğitim Haberleri

[Eğitim][threecolumns]

Bozkır Dernek ve Vakıf Haberleri

[Stklar][twocolumns]

Bozkır Etkinlikleri

[Etkinlikler][grids]

Bozkır Sağlık Haberleri

[Sağlık][list]