​(Bir sevdayı- bir davayı, bir vefayı paylaşan tüm dostlarıma..)

Sen, ilk vesikalık resmim, ilk eşofmanım, spor ayakkabım, ilk ütülü pantolonum, ilk kravatım, ceketim, ilk fiyakalı halimsin. Sen, bir köy dolmuşuna sırtladığım yorganım, içine ümitlerimi, kaygılarımı, toyluk yıllarımı doldurduğum, sapları eskimiş okul çantamsın.

Sen, koridorlarında ilk yalnızlık duygusunu tattığım, eteklerinden elma, yamaçlarından çiçek topladığım hayat bağımsın. Sen, tepelerinden köy yollarına bakıp uzaklara dalışım, bir akşam vakti usulca ağlayışımsın. Sen, ilk aç kalışım, yatakhaneye ekmek çıkarışım, bir kavanoz pekmeze dostlarla ekmek banışımsın. Sen, ilk ranzada yatışım, soğuk koğuşlarında volta atışım, dolabıma kilit asışım, mütalaa salonlarında uyuklayışımsın. Sen, bir Perşembe akşamı ilk çantamı hazırlayışım, merdiven başında ayakkabı boyayışım, bayrak töreninde sabırsızlanışım, bir solukta çarşıyı boylayışımsın.

Sen, bir Cuma vakti "acaba köyden tanıdık kim geldi?" diye çarşıya koşuşum, kalabalık pazarda kayboluşum, köprü başında cumaya duruşum, "belki gelecek hafta" diye yeniden yollara koyuluşumsun.

Sen, ilk gençlik ateşim, dünyayı kurtarmaya soyunduğum davam, ilk sokak kavgam, ilk platonik sevdamsın. Sen, mazimin eskimez hatırası, âtimin ümit kaynağısın.

Ne mutlu senin yolunu tutanlara, senin eğitiminden geçip hayatın anlamını bulanlara…..

Mehmet KORKMAZ /KAYSERİ
(1987-1991 Bozkır İHL öğrencisi)

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.