ÇOCUK GELİŞİMİNDE BABANIN ROLLERİ

Bir çocuğun gelişiminde her ne kadar aile olarak söz sahibi olunsa da anne ve babanın gelişimde rolleri farklı olacaktır. Bu rollerin önemi kişiden kişiye, aileden aileye değişse biz babaların gelişimdeki etkilerinin daha büyük olduğunu düşünüyoruz. Toplumumuz ataerkil bir yapı göstermektedir. Ailede erkeğin baskın yapısı aile ne kadar eğitimli olursa olsun değişmemektedir. Çocuk eğitiminde de babanın rolü bu bakımdan daha mühimdir. Popüler kültürde sosyal hayatta ve tarihte de bu bağlamda pek çok örnek verilebilir. Babalar evin direğidir. Nasıl mı? Arkadaşımdan dinledim. Çocuğun babası öğretmendi. Okullarında sürekli disiplin sorunları çıkaran, dağınık tavırları ve ders başarısının düşüklüğü ile dikkati çeken bir öğrenci varmış. Ailesi okula çağırıldığında çocuk küçükken babasının vefat ettiğini annesinin otoriteyi tam olarak sağlayamadığını anlıyorlar. Hatta bu çocuk yanındaki pek çok arkadaşının da okulu bırakmasına neden oluyor. Tüm bu durumlar ailede babanın etkisini açıklaması bakımından önemlidir.

Popüler kültürde babanın rolü nasıl işlenmiş bir de onu görelim. Bu konular her dönemde Türk dizilerine ilham konusu olmaktadır. Biz bu hususta En son babalar duyar ve Çocuklar duymasın dizileri örnek olarak vereceğiz. Bu dizilerin en önemli özellikleri şudur: senaryo ekibinde Mehmet AUF ve Mümin Sekman gibi alanında uzman iki psikolojik danışman tarafından yazılmıştır. En son babalar Duyar ın ilk sezonlarındaki baba rolü ataerkil yapıda çocuklarını seven ve koruyucu tavırları ile dikkat çeken bir babadır. Çocuklarının iyiliği için sınırlar çizmeye çalışmaktadır. Bilmektedir ki tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir. Kendisinin hata yaptığı konularda çocuklarının hatalar yapmasını istememektedir. Anne ise çocuklarına hoş görülü yaklaşan bir modeldir. Babaya karşı çocuklarını idare eden eden bir kadındır. Dizi her ne kadar komedi dizisi olsa da aslında trajikomiktir. Her bölümünde olanlar bizim ailelerimizde yaşansa çok büyük sıkıntılar ortaya çıkarabilecek niteliktedir. İşte bu vb durumların yaşanmasında anneleri suçlamıyoruz elbette ama daha hoşgörülü ve idare edici tutumlar maalesef sıkıntılı sonuçlara yol açabilmektedir. Olaylar babayı haklı çıkarmaktadır.

Bu dizide çocuk gelişiminde babanın rolünü gösteren önemli bir unsurdur. Madem bu diziyle başladık bu dizi birkaç sezon sonra konsept değiştirmiştir. Bu defaki baba öncekine göre sert bir modeldir. Aile içinde baskındır. Anne ise önceki konseptten farklı olarak çekingen karakterli bir kadın olarak anlatılmıştır. Babanın iki oğlu vardır. Maalesef evlat ayrımı yapmaktadır. Dizinin başrolü olan küçük evlat sürekli babasına layık olmak istemekte ve bu yolda pek çok işe girip batırmaktadır. Ancak babasına yaranamamaktadır. Senaryoyu farklı hale getirsek nasıl olurdu acaba? Her eve baskın karakterli bir anne koyamayacağımıza göre buradaki baba çocukları ile iyi iletişim kuran bir baba olsaydı, çocuğun gelişimi farklı ve olumlu yönde olabilirdi. Bu durumda babanın evladı üzerine olan etkisine örnek verilebilir.

Şimdiki örneğimizde dizilerden olsun. Çocuklar Duymasın halen tv ekranlarında dönen bir dizi. Eğitimli ve ataerkil kültürden gelen bir baba ile modern batıya dönük bir ailenin hikayesini anlatılıyordu dizimizde. Anne çocuklarını yetiştirirken psikolojik destek alıyordu. Kavgalarını çocukların olmadığı mutfakta ediyorlardı. Dizinin senaristleri anne modelini şirin göstermeye çalışsalar da sonuçlar babayı haklı çıkarıyordu. Peki bu senaryo da baba rolü hiç olmasa ya da pasif bir karakter olsaydı sonuçlar hiç te olumlu olmayacaktı. Günlük hayatta vereceğimiz örneklerde var tabii. Mesela yakın bir arkadaşımız genelde derslerini yapma konusunda babasının kendisi üzerinde etkili olduğundan bahsetmekteydi. Annesini çok rahat ikna edebilirken babası kızmasa bile babanın tavırları arkadaşımızın istenilen davranışı yapmasında etkili oluyordu.

Geçen bir öğretmenimiz anlattı: Bir öğrenci velisi gelmiş ve ben kızıma çoğu zaman söylemem. "Kızım kaşlarımı karartmamdan benim ne istediğimi anlar" demişti. Bu olay ne kadar doğru bilinmez ama ülkemizin pek çok yerinde benzeri vakalar görülmektedir. Türk halk müziğinde baba çok önemli bir figürdür. "Ah babam sağ olsaydı" veya "Ağlama sakın babam" diye başlayan türkülerimiz vardır. Babanın çocuklar üzerinde ağırlığı olmasaydı muhtemelen böyle bir edebiyata da gerek kalmazdı. Şöyle bir atasözümüz vardır. Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz. Bağdatı feth eden yiğitleri analar doğurur ama çocuk babasının izinde yiğit olur. At binmeyi kılıç kuşanmayı babadan öğrenir. Kişinin ilk ustası babasıdır. Erzurum'da bir tabelada okumuştum." Babadan oğula, dededen toruna Cağ  Kebabında 70. Yıl ………………. Usta" kişioğlu ilk sanatını babasından öğrenir. Sadece erkekler mi babalarını takip eder. Hayır kız çocuklarının gelişiminde de 1. Faktör babadır. Yapılan araştırmalara göre ve geleneklerimizde bunu söyler kız çocukları babalarına huy, sima ve karakter olarak benzeyen erkeklerle evlenmeyi tercih ediyorlar. Ana kraliçe kavramı sadece arılarda oluyor maalesef. Yuvayı dişi kuş kuruyor ama erkek kuş ayakta tutuyor. Tarihimizde bizleri yöneten padişahlarımız Milletin babasıydılar. Yani onları gözetmek ve korumakla görevlidir. Yani sahiplenmekle. Buradaki örneği aileye indirgediğimiz zaman babanın olmadığı bir ortam düşünülemez nasıl ki bir millet padişahı olmadan başsız kalıyorsa ve dağılıyorsa babalarda ailede ve çocuklar için bu anlamı ifade eder.

Anneler çocukların ilk dayanaklarıdır bu gerçek inkar edilemez. Babalar ise çocuğu dış dünyaya alıştırandır. Yani çocuk sokağa ilk adımını babasıyla atar.  Çocuğun sosyalleşmesinde dünyayı tanımasında anneden çok baba etkilidir. Çünkü babalar ailenin dış dünya ile köprüsüdür. Dış dünyayı en iyi tanıyan iyiyi ve kötüyü en iyi bilecek olanlarda babalardır. Her ne kadar eğitimli annelerimiz olsa da modern dünya dış dünya ile ilişkiler noktasında en güvenilir liman olarak babanın rolünü değiştirememiştir.

Ülkemizin 9. Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirelin de lakabı babadır. Bu lakabı her türlü mecaz anlamının dışında tek bir şekilde anlamlandırmak mümkündür. Siyasetçi halkına baba gibi yaklaşmalı Onları gözetmeli ve korumalıdır.

Sinema bize bu konuda örnek vermek açısından yine yardımcı olmaktadır. Çünkü toplumun seslerinden biri sinemadır. Türk sinemasının en değişmez ve en sevilen figürlerinden biri hiç şüphesiz Hulusi Kentmen'dir. Uzun boyu, sert bazen mütebessim çehresi, gür bıyıkları , göbeği ve tok sesi ile sinemamızın hiç şüphesiz en iyi baba figürüdür. Yeşilçam'da hiç değişmeyen baba rollerinden biridir. Hatta bazen kendi babamızın da bu şekilde tavırlar sergilemesini isteyen bile olmuştur. Kızması bağırması evlatlarına olan merhameti ile örnek bir baba olarak canlandırılmıştır.  Yeşilçam'da baba karakteri ile anne olarak ön plana çıkan " Adile Naşit'in" bile önüne çıkan bir karakterdir Kentmen.  sadece bu karakterin bu kadar çok sevilmesi bile aslında insanımızın "baba " unsuruna verdiği değeri göstermesi bakımından mühimdir.  hepimizin aklında olan dizilerden biridir. Ekmek teknesi. Sımsıcak bir Osmanlı Mahallesi. Kahvehane yapılan tarih sohbetleri. Tüm bardaklar dolsun narası.  İncesaz ve Bora Ebeoğlu tarafından yapılan muhteşem bir müzik. Sohbet sırasında akıllara takılan soruya ehline müracaat edelim diyen kahve milletinin insanları. Alınan cevap sonrası "baba büyüksün " nidaları. Bu nostaljik sahnelerin en önemli unsuru sadece 5 kızının değil tüm mahallelinin babası "Nusret baba" dan bahsediyoruz.  Bir tarafta Ahi geleneğini yaşatıyordu diğer tarafta modern Nasrettin Hocaydı. Muhtemelen bundan ilham alınarak Nusret ismiyle hayat bulacaktı. Şunu sormak lazım günümüzde dahil olarak Nusret babanın üstüne çıkabilen bir anne karakterimiz var mı? Hayır. Yani babalar yalnız aileye değil mahalleye can verir. Bu baba karakteri sayesinde bu dizi "efsane" olmuş ve reyting rekorları kırmıştır Gelelim İslam hukuku meseleyi nasıl değerlendirir meselesine. Dinimize göre Müslüman bir hanım Gayri Müslim bir kişiyle evlenemez. Çünkü aile hayatı üzerinde erkek etkisi vardır koca hem eşinin dinini değiştirme noktasında hem de çocuklarını kendi dini üzerinde yetiştirme hususunda muktedirdir. Bizleri yaratan ve fıtratımızı da en iyi bilen Rabbimiz böyle bir kural koymuştur. Bu kuralda aile ve çocuk yetiştirmede babanın etkisini vurgulamak açısından önemlidir. İslam tarihinde de mevzumuza yönelik örnekler mevcuttur. Amr bin As cariye yani köle bir anne ile Mekke toplumuna liderlik yapan bir babanın oğludur. Annesinin köleliği sürekli yüzüne vurulmuştur. O da bu aşağılayıcı tutumu bastırmak için Mekke şehrinin önder şahsiyetlerinden biri olan babasını taklit etmiştir.  Mekkeliler adına elçilik yapan da birisidir. Babası öldükten sonra Mekke'nin liderlerinden birisi olarak İslam düşmanlığında babasını aratmayacak davranışlarda sergilemiştir. Tüm bu durumlar babasına olan müthiş hayranlığından kaynaklanmaktadır. Oysa babası onu o kadar da sevmiyordu. Bu durum bile ona engel olamamıştır. Amr bin As'ın bu konumu onun İslamiyet'i geç kabulüne neden olmuştur. İslami hayatında önemli  hizmetler gören bu sahabenin ilk dönemdeki hayatı baba- oğul ilişkileri ve bunların hayatını  şekillendirmesi bağlamında konumuza örneklik teşkil eder. Son olarak İstanbul'u feth eden mübarek komutanın hayatında da babasının etkileri görülür. II. Murad oğlu Mehmedin gözünde bir kahramandır. 1448 yılında II. Kosova savaşında Haçlıları mağlup edince Sultan Murat oğlunun gözünde daha da büyümüştür. Oğlu ise babasından daha üstün bir iş yapmak hizmette yarışmak adını tarihe daha büyük puntolarla yazdırmak için daha önemli bir hedef belirlemiştir. O da Kostantiniyye yi feth etmek. Başta Halil İnalcık olmak üzere bazı tarihçiler İstanbul'un Fethinin en önemli sebeplerinden biri olarak ta bu durumu gösterirler. Bir babanın evladını yetiştirmesi ve hedef koymasına verebilecek en güzel örneklerden biridir. Unutmadan Mustafa Kemal'inde askerlik mesleğine yönelmesinde babasının etkili olduğuna dair kaynaklarda bilgiler mevcuttur. Belki de Ali Rıza Efendi oğlundaki asker olma ve kahramanlık ışığını görmüştür. Bu şekilde Atatürk'ün kariyerinde önemli bir nokta da babasının kararıyla şekillenmişti.   Cumhuriyetimizin temellerinde de bir babanın isabetli kararı belirleyici olmuştur.

Yorum yaparak görüşlerini ilet
  • Blogger Blogger sistemiyle yorum yap
  • Facebook Facebook sistemiyle yorum yap
  • Disqus Disqus sistemiyle yorum yap

Hiç yorum yok :


Son Eklenen Fotoğraflar

Tüm Fotoğraflar

Bozkır Siyaset Haberleri

[Siyaset][bleft]

Bozkır Mahalle Haberleri

[Mahalleler][twocolumns]

Bozkır Eğitim Haberleri

[Eğitim][threecolumns]

Bozkır Dernek ve Vakıf Haberleri

[Stklar][twocolumns]

Bozkır Etkinlikleri

[Etkinlikler][grids]

Bozkır Sağlık Haberleri

[Sağlık][list]