Biz ne ara bu kadar bozulduk, ne ara bu kadar çıkarcı ve silikleştik bilen beri gelsin. Yiğitlik o dur ki güçlünün karşısında bile doğru bildiklerini savunmaktır. Güçlü gücünü yitirdiğinde konuşmak, vurmak, sesini yükseltmek yiğitlik değil ancak alçaklıktır. Bana bir şey olmasın, bana dokunmasın, alemin doğrusu ben miyim deyip, haksızlık karşısında bile susup, iş işten geçtikten sonra, çıkarların değiştikten sonra ve güçlü gücünü yitirdikten sonra meydana çıkıp konuşmak yiğitlik değildir… Ne oldu bize ki hani biz havası suyu sert insanı merttik, daha dün önünde davul çalanlar nasıl oluyor da bugün arkasından teneke çalıyor diye sormazlar mı insana, mertlik bu işin neresinde demezler mi?… Başkalarına yapılan haksızlıklara sus pus olurken, sıra kendimize geldiğinde "yandım Allah" diye bağırınca adil olduğumuzu mu sanıyoruz. Adil olan, mert olan başkalarının uğradığı haksızlık karşısında da sesini yükseltir, susmaz. Şu da unutulmasın ki o davulcular bugün kime davul çalıyorsa, yarın çıkarları ters düştüğünde ardından ilk teneke çalacak olanlardır.

Adil olmak, dürüst olmak bugün ki şartlarda gerçekten zordur. Yalnız kalmak, dışlanmak gibi ağır bedeller ödetirler ama uzun vadede kazanan dürüstler ve adiller olacaktır. Zor değildir aslında yapılan iyiliği görmek, takdir etmek yada yanlışı eleştirmek ama nedense bizler ne yapılan iyiliği takdir ediyoruz ne de yanlışa yanlış diyebiliyoruz. Çıkarlarımızın rüzgarında dalgalandığımız sürece de bu devran böyle devam edecektir. Son iki aydır Bozkır siyaset meydanında olup bitenlere baktığımda bizim neden sürekli kaybettiğimizi daha iyi anladım, bir ben miyim bunun farkında olan diye etrafıma baktığımda yalnız olmadığımı gördüm. Benim gibi düşünenler bir kenara çekildik, hayretle olup bitenleri izliyor, her gün bir yaşımıza daha giriyoruz.

İnsanların fikir değiştirmesinde abes bir şey yoktur, aksine sabit fikirli insan en tehlikeli insan tipidir. Ancak fikirler çıkar rüzgarına göre değişiyorsa ona fikir değişikliği değil başka bir şey denmektedir… Dün göklere çıkardığın birisini bir gün sonra şartlar değişince yerlere batırıyorsan bu fikir değişikliği değil, çıkar odağı değişikliğidir. Sanılmasın ki kimseler bunu bilmez, görmez, anlamaz herkes her şeyin farkında aslında…
Bozkır'da taşlar yerinden oynadı ve yeniden taşlar yerine oturtulmaya çalışılıyor, yeni kadrolar iş başına geçiyor, seçim sonunda da tam olarak her şey yerli yerine gelmiş olacak. Yep yeni bir kadroyla yeni bir döneme giriyoruz, hepimize ve çalışacak olan herkese hayırlı olsun. Umudumuz o dur ki yeni kadrolar İlçemizde ki senci-benci ayrışmasına son versin, en çok davul çalan değil layık olanlar liyakati olanlar iş başına getirilsin, adama göre iş değil işe göre adam seçilsin, bizden değil deyip kimse dışlanmasın… Umudumuz odur ki yeni dönemde,  yapılan kaldırımlar, binalar, köprüler, hizmetler insanla dolsun ve yeni kadrolar, tüm bu yapılan hizmetlerin içini nasıl doldura bilirize kafa yorsun. Ve daha önemlisi bize eski Bozkır ahlakını, anlayışını geri getirmenin yolunu arasın…  "Kral öldü, yaşasın yeni kral" diye çığırtkanlık yapan şakşakçılar, kendi çıkarından başka bir şey düşünmeyenler değil, toplumu düşünen, yarınları düşünen, aklı selim insanlara kulak verilsin… Yeni dönem hepimize hayırlı olsun…

Filiz KILINÇEL
E-Posta :[email protected]  

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.