Aşırı Koruyucu Anne Babalar (2)
M. Emin Karabacak
Almanya'da yapılan bir araştırmada, 2 yaşlarındaki çocuklarını parkta oynatan Türk ve Alman aileler, yaklaşık bir saat boyunca gözlemlenir. Bir saatin sonunda Türk ailesi parkta oynayan çocuğuna 14 defa müdahale ederken, Alman ailesi 4 defa müdahale etmiştir.
Çocuklarımızı eğitirken ve yetiştirirken onlara ne kadar müdahale edilirse; büyüdükleri zamanda kendi ayakları üzerinde durmakta o kadar zorluk çekerler. Kendilerine güvenemeyen, kararlarını vermekte zorlanan bu çocuklar, büyüdükleri zaman hayatlarını bağımlı bir kişi olarak sürdürürler. Bu çocuklar, toplumsal hayata karıştıklarında kendi başlarına sorumluluk almaktan korkar hale gelirler.
Bu çocuklar büyüyüp okula başladıkları zaman; ders çalışmayan ve sorumluluk almaktan korkan, kendine güvensiz, pasif bir öğrenci olurlar. Bu durumu gören anne babalar; "Hocam bu çocuğun her şeyi tam olduğu halde neden ders çalışmıyor?" diye hayıflanmaya başlarlar.
Tüm istekleri anında karşılanan, her şeyi dört dörtlük yapılan, anne babasına bağımlı olarak yetiştirilen bu çocuklar, ders çalışmaya da istekli olmazlar. Bu çocuklar tek başlarına ödev yapamazlar ve öğretmenin anlattığı dersi kolay anlayamazlar. Birinci sınıfa başlayıp da annesini günlerce sınıfta oturtup, onun gitmesine izin vermeyen çok çocuk vardır. Hatta imkânı olsa okula da anne babalarını göndermek isterler. Gerçi imkân olsa çocuğunun adına sınava girecek anne baba da çoktur.
Yemeyip yedirilen, giymeyip giydirilen bu çocuklar bırakın ders çalışmayı; biraz daha büyüyünce sorumsuz ve üzerine fazla gidilince de asi bir çocuk olacaktır. Çünkü küçük yaşlarda arkası toplanan bu çocuklar, büyüdükleri zaman da arkalarını toplayacak birilerini ararlar. Bu tip çocuklar toplum içinde kendi görevlerini tek başlarına yapamayacak kadar aciz duruma düşerler.
Her şeyi anne babası tarafından yapılan bu çocuklar, kendilerine güvenemediklerinden sorumluluk almaya da istekli olamazlar. Bu çocuklar kendi ayakları üzerinde duramayan, bağımlı, öz güveni gelişmediğinden sorumluluk alamayan, kendini kapasitesini tanıyamayan, daima geri planda başkasının desteğini arayan, sosyal ilişkilerde geri planda duran, sosyal becerilerden akranlarında geri dururlar. Bu çocuklar, büyüdükleri zaman hayatta hep birilerinin gölgesinde yaşayarak, yönetmekten çok yönetilmeye müsait kişiler olurlar.
Peki, bu çocuklar için neler yapılmalı?
  1. Bağımsız kişilik konusunda çocuğa uygun model olunmalı.
  2. Çocukların yapması gerekenler onlar adına yapılmamalı.
  3. Çocukların arkasını toplama yerine, kendisinin toplaması öğretilmeli.
  4. Çocukların hayatlarına fazla müdahale edilmemeli.
  5. Çocukların kendi kararlarını kendilerinin almaları teşvik edilmeli.
  6. Çocuklar sorumluluk alma konusunda cesaretlendirilmeli, yaş ve seviyelerine uygun sorumluluklar verilmeli.
  7. Çocukların bağımlı kişilik olmalarına sebep olacak, hal ve davranışları pekiştirilmemeli.
  8. Çocukların kendilerine güven açısından benlik saygıları yükseltilmeli.
  9. Çocuklara yardım adı altında sorumluluk alanlarına girilmemeli.
  10. Çocukların okulla ilgili görev ve sorumluluklarına rehberlik dışında yardım edilmemeli.
  11. Çocukların hata yapabileceklerini kabullenmeli ve onlara bu hatalarını düzeltmeleri için fırsatlar verilmeli.
  12. Çocukların yaşlarına uygun olumlu davranışlarına rehberlik yapılmalı.
  13. Çocuklara bağımsız kişilik sergileme konusunda olumlu geri bildirimler verilmeli.

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.