Seçimlere iki hafta kaldı ve sanırım son yılların en sade, en sessiz, en gürültüsüz seçim çalışmalarına tanıklık ediyoruz. Bangır bangır bağıran, en çok ben bağırırım diyen, seçim şarkılarıyla çarşı sokak dolaşan, evde çocuk mu uyuyor hastamı var demeden son ses gezen araçlar yok. Yıllardır hep olmasını istediğim ve olması gereken bir durum bu ve nihayet oldu. Bunun için tüm adaylarımıza teşekkür ederim. Rakiplerden birisi araçlarla bağıra çağıra gezmiş olsaydı diğeri de ister istemez rekabete girecek, o da çıkaracaktı araçları ama çok şükür henüz böyle bir şey olmadı… Umarım bu uygulama her seçim için geçerli olur. Zaten bu bas bas bağıran araçların faydadan çok zararı olduğunu unutmamak lazım… İş yerinde müşteriyle konuştuğunu duyamayan esnaf, bebeğini yeni uyutmuş anne ve benzeri birçok durumda o araçlar için hiç de hayır dua okunmuyordu. Bu sessizliği sevdik biz, son iki hafta kala da bunun devam etmesini rica ediyoruz.

Gelelim son iki haftanın gündemine, aday tanıtımları, köy gezmeleri, ev gezmeleri son hız devam ediyor, hem aday arkadaşlardan hem de sosyal medyadan takip ediyoruz. Bu koşturmacada eksik kalan ise henüz hangi adayın Bozkır için ne yapmak istediğini bilemiyor olmamız. Henüz vaatlerin yer aldığı broşürleri göremedik. Bunun da sebebi bir seçim stratejisi, farkındayız ama bizim gibi meraklılar diyelim sabırsızlıkla beklemekteyiz. Akşam sabah vaatler broşürü elimize geçecektir elbette... Ama konuştuğum eş dostun ortak noktası, yapılabilir şeylerin vaat olarak yazılması ki geçmiş dönemlerde fabrikalar kurulacak, falanca kurumlar gelecek yüzlerce kişi işe girecek gibi mesnetsiz vaatler değil, gerçekçi, ulaşılabilir, olabilir vaatlere yer verilmesi… Henüz karar verememiş seçmenin karar vermesinde etkili olacaktır diye düşünüyorum.
Bir de muhtar adaylarımız var ki başkanlık seçiminden çok daha hareketli, çok daha heyecanlı gidiyor. Sanırım hiç bu kadar çok muhtar adayımız olmamıştı ki aslında bu en çok seçmeni zor durumda bırakıyor. Aylar önce bir adaya söz vermiş bir aile, son dakikada aday olan akrabasına ne diyeceğini bilemiyor. Bir de adaylar arasında -ben önce çıktım sen sonra çıktın- atışması var ki aman Allahım… İki hafta daha sürecek bu atışma, herkes için en hayırlısı olsun…

Tam bunların ortasında unutulmaması gereken tek bir şey var ki o da seçimler bittiğinde hepimizin hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edeceğimizdir. Yüz yüze bakıp, selamlaşıp, çay içip muhabbet edeceğiz… Birlikte düğünde oynayıp cenazede ağlayacağız, bunların unutulmaması ve kin, nefret, çirkinlik olmamasına dikkat edilmesi, kimin başkan kimin muhtar olacağından çok daha önemlidir. Yine söylüyorum kazanan Bozkır olsun, dostluk olsun, huzur olsun…

Filiz KILINÇEL
E-Posta :[email protected]  

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.