Şer'iye sicilleri Osmanlı toplumsal hayatının ortaya çıkarılmasında vazgeçilmez kaynaklarımızdandır. Bu siciller sayesinde herhangi bir şehrin veya çevresinin idari, ekonomik, siyasi, kültürel, toplumsal vb. olayları tespit edilebilmekte, tespit edilen bu veriler, bilgiler ışığında incelenen dönemle ilgili yukarıda belirtilen hususlar hakkında yorumlar yapılabilmektedir. Bu tebliğde Konya şer’iye sicillerinden hareketle, Bozkır ve çevresinde meydana gelen ve Konya mahkemesine intikal eden bazı olaylar incelenmeye, bu olaylar sayesinde Bozkır’ın geçmişine yolculuk edilmeye çalışılacaktır. 

Osmanlı kadısının tuttuğu kayıtlara Şer’iye Sicilleri, Kadı Defterleri, Şer’i Mahkeme Sicili gibi değişik isimler verilir. Bu isimler içerisinden en çok bilineni ise Şer’iye sicilidir. Bu siciller, Osmanlı Devleti’nin idari, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel tarihinin ortaya çıkarılması, mahalli tarihlerin yazılmasında öne çıkan birincil kaynaklar arasındadır. Diğer taraftan siciller sayesinde Osmanlı kadısının devlet teşkilatı içerisindeki yeri, durumu ortaya çıkarılabilmektedir. Günümüzde siciller esas alınarak birçok çalışma yapılmış, bu çalışmalarda taşra idaresinin genel durumu ortaya çıkarılmıştır.

Şer’iye Sicillerinin muhtevasına bakıldığı zaman şu hususlar karşımıza çıkmaktadır. Merkezi hükümetlerin yerel yöneticilerden istekleri, emirleri (fermanlar), bölge ahalisinin durumu, her türlü sıkıntıları, aile yapısı, komşuluk ilişkileri, nikah ve boşanma işleri, miras meseleleri, ticari hayatın durumu, ürün fiyatlarıyla ilgili düzenlemeler (narh), belediye işleri, asayiş meseleleri, doğal afetler, yetişen ürünler, idari yapı, lakaplar vb. yani ilgili yerlerin aile, askeri (genel seferlerde buradan ne kadar asker verileceği, lojistiklerinin nasıl temin edileceği, askeri yol güzergahları vb.) iktisadi (geçim şartları, yetiştirilen ürünler, sanayi faaliyetleri, toplanan vergilerin türü ve miktarı vb.), hukuki yapıları. Diğer taraftan, kültürel eserlerinin durumu (inşası, bakımı, tamiri, görev yapan kişileri), taşrada timar sisteminin işleyişi gibi konular bu defterler sayesinde öğrenilebilmektedir1.


1 Adı geçen hususlar hakkında yapılan çalışmalardan bazıları şunlardır: Özer Ergenç, XVI. Yüzyılda

Ankara ve Konya, Ankara 1995; Aynı yazarın, XVI. Yüzyılın Sonlarında Bursa, Ankara 2006, Rifat Özdemir, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Ankara, Ankara 1998; Muhittin Tuş, Sosyal ve Ekonomik Açıdan Konya, Konya 2001; Mehmet İpçioğlu, Konya Şer’iye Sicillerine Göre Osmanlı Ailesi, Ankara 2001; Hayri Erten, Konya Şer’iye Sicilleri Işığında Ailenin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapısı, Ankara 2001;

Bozkır’ın İdari Yapısı
Bozkır XVI. Yüzyılda Beyşehir Sancağına bağlı nâhiyeler arasındadır. Nahiyenin merkezi konumundaki köy Siristat’tır. Bozkır’ın 1500 tarihinde 37 köyü, 1.238 hanesi ve 1.572 nefer vergi nüfusu vardır. 1524’te ise 43 köy, 1.270 hane, 1.888 nefer vergi mükellefi vardır. 1642 tarihinde Bozkır, idari anlamda kaza olup, 35 köyü vardır. 1667, 1697, 1704 tarihlerinde ise tekrar nahiye olur. Fakat arşiv belgelerindeki bazı kayıtlardan XVIII. yüzyılın başlarından itibaren Bozkır’ın tekrar kaza olduğu görülmektedir.2

Bozkır’ın Coğrafi Durumu
Bozkır, Konya’ya 116 km uzaklıkta olup, denizden yüksekliği 1162 m, 37–38 kuzey enlemi, 32–33 doğu boylamları arasında ve Akdeniz bölgesi içerisinde yer almaktadır. Toros Dağlarının İç Anadolu’ya bakan eteklerinde kurulu eski bir ilçedir. Bu coğrafi yapısı iklime, bitki örtüsüne, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına etki etmiştir. Bozkır’ın günümüzdeki komşu ilçeleri ise: Doğuda Güneysınır, Çumra, Güneyde Hadim, Güneybatısında Gündoğmuş, Batıda Akseki, Kuzeyde Seydişehir, Ahırlı, Yalıhüyük’tür.3

Bozkırla İlgili Belgeler
Konya’ya ait toplam 152 adet şer’iye sicili bulunmaktadır. Bu sicillerden 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 numaralı 1720-1750 tarihleri arasındaki defterler incelenerek Bozkır’a ait belgelerde Konya mahkemesine intikal eden olayların türleri, konuları ve muhtevaları belirlenmeye, bunlardan hareketle Bozkır tarihine kısmen de olsa ışık tutulmaya çalışılacaktır.

İncelenen sicillerde adı geçen tarih aralığında toplam 27 adet belge Bozkır ve çevresinden Konya mahkemesine gelen olayları kapsamaktadır. Sicile kaydedilen belgelerde; miras, mükari deve isteği, raiyyet rüsûmu, mera anlaşmazlığı, zaviye tasarrufu, zaviyeye mütevelli ataması, arz-ı mîrî, mülk satışı, eşkıyalık, eşkıya idamı, adam öldürme, nikahlı kızı kaçırma, vasi tayini, imdadiye, sefer, sefere çağrılma, menzil bargiri masrafı ödeme, raiyyetlik ve zorla alınan paranın iadesi gibi konuların mahkemeye intikal ettiği görülmektedir.

1- Sefere Zahîre Götürmek İçin Eyâlet-i Karaman Sancaklarından İstenen Mükârî Develeri Listesi

İncelemeye esas olan defterlerdeki ilk belgede Van, Tiflis taraflarında bulunan ordunun ihtiyacı olan develerin Karaman Eyalet sancaklarından istenmesi, bunun için eyalet genelinde oluşturulan listede Bozkır kazasından 12 devenin alınması anlatılmaktadır.4

Alaaddin Aköz, Kanuni Devrine Ait 939-941 / 1532-1535 Tarihli Lârende (Karaman) Şer’iye Sicili, Konya 2006; İzzet Sak, Şer’iye Sicillerine Göre Konya’da Vasiyet Yoluyla Yapılan Hayır ve Vakıflar (1700-1750), Konya 2007.

2 Hamit Şafakçı, Bozkır’da Madencilik (1776-1839) , Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya 2013, s.16-28.; Alaaddin Aköz, “XVI. Yüzyılın Başlarında Bozkır Nâhiyesinde Yerleşme, Nüfus ve Üretim”, Bozkır’ın Dünü ve Bugünü Sempozyumu 2006, Konya 2007, s.67-86.

3 Hikmet Tepeli, 337 Numaralı Bozkır Şer’îyye Sicilinin Transkripsiyonu Ve Değerlendirilmesi,

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya 2010, s.2-3.

4 KŞS 49 / 5-1; İzzet Sak-İbrahim Solak, 49 Numaralı Konya Şer’iye Sicili (1135-1136 / 1723-1724), Konya 2015.

2- Mîrâs Da‘vâsında Sulh

Bozkır Kazâsı’na bağlı Avdan karyesinden vefât iden ‘Abdulkerîm Efendi ibn ‘Abdulcelîl’in mirasının zevcesi Ümmügülsüm bint-i Nebî ve küçük çocukları es-Seyyid ‘Abdulcelîl ve es-Seyyid Ahmed ve es-Seyyid İsma‘îl, Nebî, Fâtıma, Encil ve Ümmü arasında paylaşılması.5

3- Rüsûm-ı Ra‘iyyet Da‘vâsı

Bozkır Kazâsı’na bağlı Avdan karyesi ve civarından yirmibin dörtyüz seksendört akça ze‘âmete mutasarrıf olan Bostân Ağa ibn ‘Abdullah mahkemeye başvurarak, Begşehri Kazâsı’na bağlı Gönan karyesinden Murtazâ ve Mustafâ ebnâ Mehmed bin Seydî ve Süleymân bin Mustafâ bin Süleymân adlı kimselerin raiyyet olduklarını inkar ettiklerini, mahkeme tarafından yapılan tahkikatta, şahitlerin de şehadetiyle adı geçen kişilerin raiyyet olduklarının ortaya çıkarılması üzerine ödemekle mükellef oldukları raiyyet vergisini Bostan Ağa’ya ödemeleri kararının verilmesi.6

4- Bozkır Köyleri Arasında Olan Mer‘â Anlaşmazlığı Hakkında Fermân

Bozkır Kazâsı’na bağlı Özsagîr karyesi sâkinlerinden ‘Osmân bin Mûsâ, Kozlu karyesinde davarlarına mahsûs hudutları belli mer‘â yerinin, Dere karyesinden Mustafâ bin ‘Abdussamed ve İbrahîm bin Nasûh adlı kimseler tarafından zirâ‘at etikleri hakkında şikayeti üzerine, eski mera yerlerinin kanuna aykırı olarak ziraat ettirelemeyeceğinin fermanla bildirilmesi ve adı geçen kişilerin ziraatten men edilmesi.7

5- Bozkır Kazâsı Derde Karyesi’nde Vâki‘ Zâviye Tasarrufu Da‘vâsı

Bozkır Kazâsı’na bağlı Karacaardıç karye sâkinlerinden es-Seyyid Şeyh ‘Alî bin es-Seyyid Mustafâ, Fart Karyesi sınurunda Derde karyesi zâviyesi es-Seyyid Mustafâ tasarrufunda iken zaviye boşalıp kendisine tevcih olunduğu eline de berat verildiği halde, Bozdedem karyesinden erbâb-ı tîmâr Mehmed Beg ibn ‘Abdulcabbâr’ın zikr olunan Derde Karyesi benim tîmârım dâhilindedir diye müdahale ettiğini şikayet eder. Durum Mehmed Bege sorulduğunda cevaben zikr olunan Derde benim tîmârım dâhilindedir diye bir kıt‘a sûret-i defter-i hâkânî ibrâz eder, fakat Mehmed Beg’in ibrâz eylediği sûret-i defter-i hâkânîde Derde Karyesi zikr olunmayup, Şeyh ‘Alî’nin elinde olduğunun anlaşılması üzerine Mehmed begin müdahaleden men edilmesi.8

6- Boş Bırakılan Arz-ı Mîrî Da‘vâsı

Hatunsarây Nâhiyesi’ne bağlı Karaüyük karyesinden Mustafâ bin ‘Abdulbâkî Bozkır Kazâsı Tutlu karyesinden Mûsâ bin ‘Alî’yi dava ederek, Musa’nın Belvîrân Kazâsı’na bağlı Belkuyu mevzisinde olan miri arazi statüsünde olan kırk dönüm tarlasını fuzûlî zabt ettiğin belirtir. Mûsâ ise cevâbında adı geçen kırk dönüm tarlanın miri olup elli senedir boş olduğunu, tımarlı sipahi olan es-Seyyid Dede Ağa izniyle beş seneden beri tasarruf ettiğini ve fetvâyı şerîfe ibrâz etmesi üzerine Mustafa’nın davadan men edilmesi.9

5 KŞS 49 / 98-1; Sak-Solak, 49 Numaralı Konya Şer’iye Sicili.

6 KŞS 49 / 244-3; Sak-Solak, 49 Numaralı Konya Şer’iye Sicili.

7 KŞS 49 / 290-2; Sak-Solak, 49 Numaralı Konya Şer’iye Sicili.

8 KŞS 50 / 212-2; İzzet Sak- Cemal Çetin, Konya Kadı Sicili (1138-1139 / 1726-1727),Defter 50, Konya 2014.

9 KŞS 50 / 238-1; Sak-Çetin, Konya Kadı Sicili, Defter 50.


7- Bozkır Kazâsı Gündüğün Karyesi Küçük Ahmed Zâviyesi Mütevelli Berâtı

Bozkır Kazâsı’na bağlı Gündüğün karyesindeki Küçük Ahmed Zâviyesi’nin mütevelisi es-Seyyid ‘Îsâ’nın ölmesi üzerine yerine kardeşleri es-Seyyid ‘Alî ve es-Seyyid Süleymân ve es-Seyyid İbrahîm’in lâyık ve müstehak olmalarıyla ortaklaşa mütevelli olarak atanmaları.10

8- Miras Taksimi

Bozkır Kazası’na bağlı Avdan karyesinden vefat eden Dudu binti Ali hatunun mirasının zevci Şeyh Abdullah ve kardeşi Mustafa bin Ali arasında paylaşılması ve karşılıklı birbirlerinde herhangi bir haklarının kalmadığını beyan etmeleri.11

9- Ra’iyyet Rüsûmu Talebi

Aksinle Mahallesi’nden zaim Mustafâ Ağa ibn-i Ali’nin dirlik gelirleri arasında Bozkır Kazâsı’na bağlı Sinanlı karyesi gelirlerinin de bulunması, aynı zaimin zeamet gelirlerinin bulunduğu Beyşehir Kazâsı Bayat karyesi ahalisinden Hasan Beşe ve Ahmed Beşe ibn-i Mahmûd kardeşlerin raiyyet olmadıklarını iddia etmeleri ve iddialarını ispatlayamamaları üzerine zaim Mustafa’ya vergilerini ödemeleri hakkında karar verilmesi.12

10- Ehl-i Örf Tarafından Zorla Alınan Paraların Sâhiblerine İâde Da‘vâsı

Bozkır Kazâsı Bademli Karyesi’nden Hasan bin ‘Osmân, Karaman Eyaleti mütesellimi Mustafâ Beg ve ta‘yîn ettiği ‘Alî Ağayı da‘vâ ederek, bunların sahte bayrak açarak, köylere gelip bedavadan yiyip içtiklerini ve kendilerine eziyet ettiklerini, haksız yere herbirinden bayrak akçası ve konakçı ve kurbân akçası diye beşer-onar guruş ki toplam altmışaltıbuçuk guruş aldıklarını belirtmeleri üzerine yapılan tahkikat neticesinde köylüden alınan paranın tahsil edilmesine karar verilmesi.13

11- Sefer İçin Bozkır Kazâsı’ndan Taleb Olunan ‘Araba ve Camus Bahâlarının Teslîm Edilmesi

Şark seferi için Karaman Eyaleti Bozkır kazasından talep ve tahsil olunan iki ‘aded ve üç rub‘ ‘araba ve iki çift ve üç rub‘ çift camus ve iki nefer ve üç rub‘ nefer sürücü isâbet idüp zikr olunan ‘arabaların bi’l-cümle mesârif ve mühimmâtıyla her birine onsekizer guruş birer rub‘ ve be-her çift camus kıymetine otuzar guruş olmak üzere, ‘araba ve camus kıymetleri olan toplam yüzotuzikibuçuk guruş yedi paranın el-Hâc ‘Ömer Ağa’ya teslim edilmesi.14

13- Mîrâs Da‘vâsı

Aslen Bozkır Kazâsı Bozdam karyesinden olan Sultân bint-i Mehmed bin ‘Abdullah adlı hatun, ‘Alîgâv Mahallesi sâkinelerinden fevt olan Şerîfe bint-i Mustafâ Efendi adlı hatunun görünürde eski eşi Ali Efendiden başka mirasçısının olmaması üzerine Beytülmal emini tarafından el konulan miras mallarının yarısını Şerife’nin akrabası olduğunu şahitlerle ispat etmesi ve terekenin kendine düşen hissesini alması.15

14- Mülk Satışı (Bağ Satışı)

Bozkır Kazâsı’na bağlı Bozdam karyesi sâkinelerinden Sultân bint-i Mehmed nâm hatunun Vâdi-i Merâm ’da nehr harkı başında vâki‘ bir örtme ve bir kenif ve bir samanhâne ve

10 KŞS 50 / 266-2; Sak- Konya Kadı Sicili,Defter 50.

11 KŞS 51 / 15-1.

12 KŞS 51 / 224-1.

13 KŞS 52 / 119-3; İzzet Sak, Konya Kadı Sicili (1143-1144 / 1730-1731),Defter 52, Konya 2013.

14 KŞS 52 / 146-2; Sak, Konya Kadı Sicili, Defter 52.

15 KŞS 52 / 217-2; Sak, Konya Kadı Sicili, Defter 52.

eşcâr ve kürûmu müştemil bir tahta bağını Yûsuf ’a yüz guruş ile altmış guruş kıymetli bir sîm sâ‘at olmak üzere toplam yüz altmış guruşa satması ve parasınının tamamını alması.16

15-Halka Zulm Eden Eşkıyâların Haklarından Gelinmesi İçin Fermân

Konya Kazâsı Hatunsarây ve Sahrâ Nâhiyeleri ve Belvîrân Kazâsı ahâlisi meclis-i şer‘a varup Seydîşehri Kazâsı’ndan Seyyid İbrahîm ve Bozkır Kazâsı’ndan Seyyid Mehmed adlı eşkıyaların başlarına adam toplayarak köylerine yerleştiklerini bedavadan yiyip içtiklerini, beşer-onar guruş konakçı, kurbân ve bayrak akçası aldıklarını ve kendilerine türlü türlü eziyet eylediklerin bildirmeleri üzerine, yapılan tahkikatta adı geçen eşkıyaların suçlarının sabit olması üzerine haklarından gelinmesi için gönderilen ferman.17



16- Ra’iyyet ve Ra’iyyet Oğlu Olduğu İddi’âsı

Bozkır Kazâsı’na bağlı Sinândı karyesi ve diğer yerlerden toplam otuzdörtbindörtyüzyetmişbeş akça ze’âmete mutasarrıf olan Seyyid Mustafâ Ağa, kendi raiyyeti olan Ahmed bin Mustafâ bin Uzun Ahmed’in beş on senedir Belvîrân Kazâsı’na tâbi’ Dinek karyesi sipâhîsi Hâcı Mahmûd bin ‘Alî’nin timarında sakin olduğunu, Hacı Mahmud’un kendi raiyyetini fuzuli olarak tuttuğunu belirterek, müdahaleden men edilmesini talep eder. Yapılan incelemede Seyyid Mustafa Ağa’nın doğru söylediğinin anlaşılması üzerine raiyyeti olan Ahmed bin Mustafâ bin Uzun Ahmed’in tekrar kendi zeametine gönderilmesi.18

17- Sipahinin Yaralanması ve Ölmesi

KŞS 54 numaralı sicilin 129-3, 133-3 ve 134-1 belgelerinde yer alan olaylar birbiriile bağlantılı ve devamı olan olaylardır.

Bozkır kazasına tabi Evadik karyesi sipahisi Hacı Bostan Ağa köy ahalisi tarafından tüfenk ile katl edilir. Durumu teftiş için köye gönderilen Hüseyin Ağa’ya teftiş için köylünün müsaade vermemesi, köylünün Hacı Bostan Ağanın öldürülmesi ile ilgilerinin olmadığını iddia ve inkar etmeleri, hatta Hüseyin Ağanın yanında bulunan bazı adamlarının öldürülmesi bazılarının da yaralanması üzerine Hüseyin Ağanın durumu şikayeti.19

KŞS 129-3 numaralı belgede öldürülen sipahi Bostan Ağanın (adı geçen köyde boş bir arazide babalarının tüfenk ile yaralanmış halde bulunması ve evine yaralı olarak getirilmesi ve 6-7 gün sonra ölmesi üzerine) eşi ve çocuklarının babalarının diyetini Evadik karyesi sakinlerinden talep etmeleri üzerine, köylü Hacı bostan ağanın köylerinde boş bir alanda yaralı vaziyette bulunduğunu ama bundan kendilerinin haberdar olmadıklarını beyan etmeleri.20

KŞS 129-3 ve 133-3 numaralı belgelerde adı geçen ve öldürüldüğü iddia edilen Hacı Bostan ağanın yaralanma keşfinin yapılması sonucu sol ayağının baldırında kurşun ve kaba etinin yedi yerinde saçma parçalarının olduğunun keşf sonucu belirlenmesi.21

18- Ev, Eşya ve Hayvan satışı

Aslen Bozkır Kazası’na bağlı Akkilisa köyünden Sultan bint-i Ahmed aynı köyde kendi mülkü olan evini on beş koyun ve on beş re’s keçi ve on vakıyye bakır evânî ve bir çift mak’ad ve


16 KŞS 52 / 237-2; Sak, Konya Kadı Sicili, Defter 52.

17 KŞS 52 / 263-1; Sak, Konya Kadı Sicili, Defter 52.

18 KŞS 53 / 28-2; İzzet Sak-İbrahim Solak, 53 Numaralı Konya Şer’iye Sicili (1148-1149 / 1736-1737), Konya 2014.

19 KŞS 54 / 129-3.

20 KŞS 54 / 133-3.

21 KŞS 54 / 134-1.

iki aded kilim ve bir döşek ve iki yasdık ve bir yorgan ve iki re’s inek ve iki re’s tosun malını annesi Fatıma’ya yüz guruşa satması, parasının tamamını alması.22

19- Menzil Masrafı
Karapınar’daki menzili idare eden menzilcilerin yıllık masraflarının çevre kazalardan (Bozkır’da dahil) karşılanması.23


20- Nikahlıyı Zorla Götürme

Bozkır kazası Akkilise köyünden Sultan binti Ahmed ve annesi, İsmail bin Mustafa’yı dava ederek, evinden kendi evine zorla götürüp oğlumun nikahlısıdır diye rencide ettiğini beyan ederek men edilmesini talep etmiş, durumun İsmail’e sorulması üzerine, oğlu Mehmed 8 yaşında iken Sultan’ın annesinin rızasıyla bunları nikahladıklarını 41.000 akçe mehir verdiğini iddia etmesi ve iddiasını ispatlayamaması üzerine İsmail’in durumdan men edilmesi.24

21- Ev Basma

Bozkır kazası Akkilise köyünden Abdülcelil oğlu Mehmed’in aynı köyden bazılarının evini 40-50 kişi ile basması ve paralarını alması üzerine yapılan şikayet ve suçun şahitlerle sabit olması üzerine adı geçenin kal’abend edilmesi.25

22- Para Çalma

Bozkır kazası Eyiciler? karyesinden Abdülalam bin Mehmed aynı köyden Musa bin Hasan ve zevcesi Şerife Raziye binti es-seyyid Mustafa hakkında davacı olarak, adı geçen Şerifenin kendi evine giderek küçük kızını kandırarak buğday torbası içine sakladığı 600 guruş nakit akçeyi aldığını bildirerek parasını talep etmesi, Mustafa sadece kendisine eşinin 62 guruş verdiğini diğer meblağı inkar etmesi, ikinci belgede ise parayı ödeyeceğini kabul ve aralarında anlaşma yapmaları sulh olmaları üzerine davanın karara bağlanması.26

23- Vasi Tayini

Konya Esenlü mahallesinde sakin iken Bozkır kazasında ölen Es-seyyid Hasan bin es-seyyid Hacı Mustafa’nın küçük kızı Şerife’ye babasından intikal eden mallar için üvey annesi Huri binti Halil’in vasi tayin edilmesi.27

24- İmdadiye Hakkında Ferman Bozkır kazasının senelik 1000 guruş imdâdiye vermesi hakkında ferman.28 
25- Sefere Çağırma
1155/1743 tarihli sefer için tımarlı sipahilerin sefere çağrılması (Bozkır sipahileri de sayılıyor).29
22 KŞS 55 / 271-2.
23 KŞS 56 / 1-2.
4 KŞS 56 / 27-4.

25 KŞS 56 / 43-3.

26 KŞS 56 / 48-1;65-2.

27 KŞS 56 / 80-3.

28 KŞS 56 / 245-1.

29 KŞS 56 / 252-1.



Sonuç
Bozkır Kazası ve bağlı köylerinde meydana gelen ve mahkemeye intikal eden bazı olayları kapsayan bu çalışmada farklı sosyal, ekonomik ve kültürel olayların olduğu görülmektedir. İncelenen sicillerde bulunan toplam 27 belgede miras, vasi tayini, çeşitli mülk satışı, nişanlıyı zorla götürme, ferman, raiyyetlik, darb, yaralama, öldürme, eşkıyalık, sefere çağrılma, menzil masrafı, imdadiye, zaviye tasarrufu, mükari deve, sefer için camus ve araba bahalarının tahsili ve arazi davalarının olduğu anlaşılmaktadır. Kadıya ya da mahkemeye intikal eden meselelerin süratle çözülmeye çalışıldığı, meselelerin halledilmesinde kadıların titiz davrandığı, şahitlerin şehadetlerine önem verildiği görülmektedir.

Sefere Zahîre Götürmek İçin Eyâlet-i Karaman Sancaklarından İstenen Mükârî Develeri Listesi

Defter-i şütürân-ı mükârî berâ-yı hidmet nakl-i zehâyir-i lâzıme-i ta‘yînât tevâyif-i ‘askeriye der-cânib-i Van ve Tiflis ki ‘an kazâhâ-i mezkûrîn der Eyâlet-i Karaman bâ-mübâşeret Yûsuf Ağa ‘an zü‘amâ gedüklüyân bihi kazâhâ-i merkûmîn tevzî‘ ve ihrâc ve bihi mahleş-i irsâl şudde el-vâki‘ der sene 1136 ber-mûcib-i memhûr defter-i merkûme Yûsuf Ağa mübâşir-i Karaman.

Der-Livâ-i Konya.
Kazâ-i Konya ma‘a Sa‘îd-ili şütürân mehâr 45 / Kazâ-i İnsuyu şütürân mehâr 12 / Kazâ-i Bayburd şütürân mehâr 10 / Kazâ-i Belvîrân şütürân mehâr 14 / Kazâ-i Turgud şütürân mehâr 20 / Kazâ-i Kureyşözü şütürân mehâr 18 /

Kazâ-i Gaferyâd şütürân mehâr 13 / Kazâ-i Aladağ şütürân mehâr 14 / Kazâ-i Pîrlevganda şütürân mehâr 6 / Kazâ-i Lârende şütürân mehâr 32 / Kazâ-i Dîvle ma‘a Kureyş şütürân mehâr 10 / Kazâ-i Eski-il şütürân mehâr 36 /

Kazâ-i Ereğli şütürân mehâr 36 / Yekûn şütürân mehâr 266 / Der-Livâ-i Akşehr.

Kazâ-i Akşehr şütürân mehâr 29 / Kazâ-i Ilgun şütürân mehâr 31 / Kazâ-i İshâklı şütürân mehâr 19 / Kazâ-i Doğanhisârı şütürân mehâr 6 / Yekûn şütürân mehâr 85 /

Der-Livâ-i Kırşehri.
Kazâ-i Kırşehri şütürân mehâr 14 / Kazâ-i Konur şütürân mehâr 9 / Kazâ-i Hâcıbektaş şütürân mehâr 9 / Kazâ-i Keskin şütürân mehâr 20 / Kazâ-i Süleymânlu şütürân mehâr 4 / Yekûn şütürân mehâr 56 /

Der-Livâ-i Aksarây.
Kazâ-i Aksarây şütürân mehâr 30 / Kazâ-i Eyûb-ili şütürân mehâr 13 / Kazâ-i Koçhisâr şütürân mehâr 13 / Yekûn şütürân mehâr 56 /
Der-Livâ-i Begşehri.
Kazâ-i Begşehri şütürân mehâr 22 / Kazâ-i Göçü-i Kebîr şütürân mehâr 8 / Kazâ-i
Seydîşehri şütürân mehâr 22 / Kazâ-i Kır-ili şütürân mehâr 13 / Kazâ-i Bozkır şütürân mehâr 12 /
Kazâ-i Kaşaklı şütürân mehâr 10 / Yekûn şütürân mehâr 78 /

Der-Livâ-i Niğde.
Kazâ-i Niğde şütürân mehâr 17 / Kazâ-i Bor şütürân mehâr 14 / Kazâ-i Anduğu şütürân mehâr 6 / Kazâ-i Develi şütürân mehâr 12 / Kazâ-i Ürgüp şütürân mehâr 12 / Kazâ-i Şecâ‘addîn şütürân mehâr 8 / Kazâ-i Yahya-ili şütürân mehâr 8 /

Kazâ-i Karahisâr şütürân mehâr 6 / Kazâ-i İncesu şütürân mehâr 11 / Kazâ-i Koçhisâr şütürân mehâr 6 / Yekûn şütürân mehâr 100 /


Der-Livâ-i Kayseriye.
Kazâ-i Kayseriye şütürân mehâr 85 / Kazâ-i Karahisâr şütürân mehâr 5 / Kazâ-i İncesu şütürân mehâr 10 / Yekûn şütürân mehâr 100 /
Cem‘ân yekûn şütürân mükârî mehâr 750 /

Vech-i meşrûh üzere zikr olunan yediyüzelli mehâr mükârî deve elviye-i mezbûrelerden ‘alâ eyyi hâl ‘acâleten ihrâc ve mahalline irsâli fermân buyurulmağın işbu sened virildi 27 C sene 1136 (27 Cemâziye’l-âhir 1136 / 23 Mart 1724). Vasale fî 7 Receb 1136 ( 1 Nisan 1724).


Ehl-i Örf Tarafından Zorla Alınan Paraların Sâhiblerine İâde Da‘vâsı
Medîne-i Konya nevâhisinden Hatunsarây Nâhiyesi ahâlilerinden olup Karye-i Gömse ’den es-Seyyid Mehmed Çelebi ibn es-Seyyid el-Hâc ‘Alî ve Karye-i Eksala ’dan Molla Üveys bin ‘Abdullah ve Karye-i Sâdıklar ’dan Molla Süleymân ve Karye-i May ’dan Mehmed bin Receb ve Karye-i Çukurçimen ’den Hasan Halîfe ibn ‘Alî ve Karye-i Tekye ’den es-Seyyid Ahmed bin Mehmed ve Karye-i Kavak ’dan ‘Abdullah bin Cebeci ve Karye-i Vîrâncık ’dan Mustafâ bin ‘Abdullah ve Karye-i Zortala ’dan Mustafâ bin ‘Abdulcelîl ve Karye-i Kayaüyüğü ’ndan Molla Süleymân bin Hâcı Hüseyin ve Belvîrân Kazâsı ahâlilerinden olup Karye-i Kuzvîrân ’dan Halîl bin Arslan ve Karye-i Avşavîrân ’dan Mustafâ Beg ibn ‘Abdullah ve Karye-i ‘Alîbegüyüğü ’nden Ahmed bin Hızır nâm kimesneler meclis-i şer‘-i hatîr-ı lâzımü’t-tevkîrde Bozkır Kazâsı ’na tâbi‘ Karye-i İldoğan ’dan es-Seyyid Mehmed bin Mustafâ ve Mehmed bin Süleymân ve ‘Alî bin Feyzullah ve Mustafâ bin Ramazân ve Seydîşehri Kazâsı ’na tâbi‘ Karavîrân Karyesi ’nden Ahmed bin ‘Alî ve Karye-i Kilisecik ’den ‘Osmân bin Ahmed ve Karye-i Aşağı Kilisecik ’den Mahmûd bin Mustafâ ve ‘Abdulfettâh bin Mahmûd ve Karye-i Akkilise ’den ‘Abdul‘azîz bin İbrahîm ve Yağlıüyük Karyesi ’nden Ahmed bin İbrahîm ve yine Bozkır Kazâsı’ndan Bademli Karyesi ’nden Hasan bin ‘Osmân nâm kimesneleri hâlâ Eyâlet-i Karaman mütesellimi ‘umdetü’l-emâcid Mustafâ Beg tarafından ta‘yîn olunan ‘Alî Ağa mübâşeretiyle ihzâr ve mahzarlarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm idüp mezbûrlar sahte bayrak açup karyelerimize konup müft ve meccanen yem yedirip ve yeyüp ve içüp ve her birlerimize günâ gün cevr ve eziyet eylediklerinden mâ‘adâ zulmen ve bi-gayr-ı hak her birimizin karyelerinden bayrak akçası ve konakçı ve kurbân akçası deyu beşer ve onar guruş ki cem‘an altmışaltıbuçuk guruş olmak üzere ahz eylediler su’âl olunup meblağ-ı merkûm her birimize istirdâd olunmak matlûbumuzdur didiklerinde gıbbe’s-su’âl ve ‘akîbü’l-ikrâr mûcibince meblağ-ı merkûmu ashâbına red ile hükm olunup tahsîline tenbîh bir le mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu fî’l-yevmi’l-hâdî ‘aşer min Şevvâli’l-mükerrem li-sene selâse ve erba‘în ve mi’ete ve elf (11 Şevvâl 1143 / 19 Nisan 1731).

el-Hâc Mehmed bin Ahmed Efendi, el-Hâc Mustafâ bin Hâcı ‘Ömer, el-Hâc Yûsuf bin el-Hâc ‘Alî, es-Seyyid ‘Alî bin es-Seyyid ‘Alî, Kâdı -zâde Ahmed Efendi, Kethüdâyeri Mehmed Ağa, es-Seyyid Hüseyin bin es-Seyyid el-Hâc ‘Alî.


Ra’iyyet ve Ra’iyyet Oğlu Olduğu İddi’âsı


Bozkır Kazâsı’na tâbi’ Sinândı nâm karye ve gayriden otuzdörtbindörtyüzyetmişbeş akça ze’âmete mutasarrıf olan râfi’ü’l-kitâb Seyyid Mustafâ Ağa nâm kimesne meclis-i şer’-i hatîr-ı lâzımü’t-tevkîrde Belvîrân Kazâsı’na tâbi’ Dinek nâm karye sipâhîsi Hâcı Mahmûd bin ‘Alî nâm kimesne mahzarında üzerine da’vâ ve takrîr-i kelâm idüp işbu hâzır-ı bi’l-meclis Ahmed bin Mustafâ bin Uzun Ahmed benim ze’âmetim aklâmından Sinândı Karyesi mahallâtından Baybağân nâm mahalle ahâlisinden yedimde olan sûret-i defter-i hâkânîde mestûr ra’iyyet ve ra’iyyetim oğullarından olup beş on senedir mahalle-i mezbûreden kalkup merkûm Hâcı Mahmûd’un tîmârı olan Dinek Karyesi’nde sâkin olmağla merkûm Hâcı Mahmûd bilâ sened benim re’âyâmdır deyu fuzûlî müdâhale ider merkûm Hâcı Mahmûd’dan ve mezbûr Ahmed’den su’âl olunup takrîrleri tahrîr ve merkûm Hâcı Mahmûd’un müdâhalesi men’ ve def’ olunmak matlûbumdur didikde gıbbe’s-su’âl merkûm Hâcı Mahmûd cevâbında mezbûr Ahmed ‘an asl Baybağân re’âyâsından mezbûr Mustafâ Ağa’nın ra’iyyet ve ra’iyyeti oğullarından olup kendi tîmârı olan Dinek Karyesi’ne sonradan gelüp merkûm Ahmed’e bilâ sened müdâhale eylediğini ikrâr ve merkûm Ahmed dahî mezbûr Seyyid Mustafâ Ağa’nın ra’iyyet ve ra’iyyeti oğullarından ve karye-i mezbûre Sinândı re’âyâsından mahalle-i mezbûre Baybağân’dan olduğunu ikrâr etmeğin ‘alâ mûcib-i ikrârihümâ merkûm Hâcı Mahmûd mu’ârazadan men’ olunup mâ-hüve’l-vâki’ hıfzen li’l-makâl bi’t-taleb ketb olundu fî’l-yevmi’s-selh min Şevvâli’l-mükerrem li-sene semân ve erba’în ve mi’ete ve elf (29 Şevvâl 1148 / 13 Mart 1736).

el-Hâc Bostân Ağa ibn ‘Abdullah Ağa, Yûsuf Beg ibn Ahmed, ‘Alî bin Mehmed, el-Hâc ‘Alî Ağa ibn el-Hâc Bostân Ağa.


İbrahim SOLAK *  ULUSLARARASI SEMPOZYUM: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BOZKIR 
* Prof. Dr. İbrahim SOLAK KSÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü [email protected] 

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.