Bozkır'da Ev sahibi omak istermisiniz!
HARMANPINAR KASABASI

TARİHÇESİ : Harmanpınar tarihi bir yerleşim yeridir. Adı Meyre dir.1963 – 64 yıllarında Harmanpınar adını almıştır.Anlatılanlara göre ilk yerleşim yeri şimdi halk arasında HARAN denilen yerde kurulmuştur.HARAN ismi ise kurucular arasında yer alan HARUN isimli kişiden gelmektedir.650 Yıllık bir maziye sahip olan Harmanpınar ın Bahatlar / Ferhatlar ve Gündüğün isimli iki mahallesi bulunumaktadır.
BAHATLAR / FERHATLAR MAHALLESİNİN TARİHÇESİ: Bahatlar mahallesi Bahaddin isimli bir kişi tarafından kurulmuştur.Halk arasında bu isme izafeten Bahatlar denmektedir.Bahatlar / Ferhatlar ikisi birlikte telaffuz edilmektedir.
GÜNDÜĞÜN MAHALLESİNİN TARİHÇESİ : Muhtar Osman Aydemir in anlattığına göre Gündüğün ü ilk kuranlar Seydişehir in Güründüğün köyünden gelen olmuştur.Güründüğün daha sonraları Gündüğün ismine dönüşerek bu ad ile anılmaya başlanmıştır.Harmanpınar belediye başkanı Abdurrahman Kaya ise Gündüğün ün Arasöğüt / Sandı nın yaylası olduğunu daha sonra da Harmanpınar ın bir mahallesi Harmanpınar a bağlandığını söylemektedir.
Rumlar veya Romalılar ın Harmanpınar ve mahallerinde eskiden yaşadıkları söylenmektedir.Bu durumu bazı kalıntılar doğrulamaktadır.
ESKİ ESERLER : Harmanpınar merkezdeki Ulupınar / Ulumuhar çeşmesinin Rumlardan kaldığı söylenir.Bu çeşme tarihi bir özelliği arz eder.Önünde hala iki aslan heykeli bulunmaktadır.Aslında bu heykeller dört tane imiş.Bozkır Hükümet konağının önüne konmuş uzun yıllar orada kaldıktan sonra konak yıkılınca bu iki heykel Bozkır halk kütüphanesi önüne nakledilmiştir.
Harmanpınar camisi Osmanlılardan kalma bir eserdir.1307 rumi yılında yapıldığı kitabesinde yazılıdır.Bu caminin minare kaidesinin altında Romalalılardan kalma taş kabartması şeklinde bir köşe / Freks halen durmakta ve dikkat çekmektedir.
Gavur asarı denilen yer ise eski bir medeniyetin izlerini taşımaktadır.
Kaynak suyu olarak bilinen Oğulbeyi çeşmesi de tarihi karakteri ile dikkat çekmektedir.Ayrıca halen kullanılmmakta olan iki çeşmede Harmapınar ın tarihi karakterine renk katmaktadır.
Bahatlar / Ferhatlar Bozkır/Seydişehir yolu üzerinde olduğu için şimdi mezarlık sınırları içine kalan Büyük Pelit ağacının yanında bir ses duyarlarmış.Kalp gözü açık olan kişilerin anlattığına göre eskiden bu sesin devamlı olarak Kur an ı Kerim okuduklarını söylemişler.Bu pelit ağacının yanında da bir türbe vardır.Bahatlar yol kenarında bulunan çeşme tarihi bir özellik arz etmektedir.Bu çeşmenin suyunun şifalı olduğu söylenmektedir. Bahatlar merkezdeki çeşme ise çok eskiden beri suyu lezzetli olarak içilmekte ve kullanılmaktadır.
Gündüğün mahallesinde Osmanlılardan kalma rum 1321 cami vardır.Bu camiyi Karacahisar lı ustalar Gündüğün/Kabardıç tepesinden taş getirerek yapmışlardır.Caminin alt kısmında yine Osmanlılar dan kalma tarihi bir çeşme vardır.
COĞRAFİ DURUM : Kasaba iki tepe arasında bir vadide kurulmuştur.Doğusu ve batısı tepeliktir.Güney ve güney doğusu Torosların uzantısı olan dağlarla çevrilidir.Bu dağlara Hacı Ömer / Hacomar dağları adı verilir. Bahatlar ve Gündüğün mahalleleride engebeli bir araziye sahibdir.
Kasaba karasal iklimin özelliklerini taşır.Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk kar yağışlıdır.Bahatlar ve Meyre de meşe ağaçları mevcutdur.Fakat sık ve zengin değildir.Meyve yetiştiriliciği çoğunluktadır.Tarla ziraatı ikinci sıradadır.Halkın gelirinin büyük kısmı elmacılıkve meyvecilik teşkil eder.Bağcılık ise yapılmamaktadır.
NÜFUS : Harmanpınar merkezde 1990 sayımına göre 425 hane 1250 kişi Bahatlar da 60 hane 275 kişi Gündüğün de 48 hane 205 kişi yaşamaktadır.Genel olarak Harmanpınar kasabası 533 hane olup 2730 kişilik bir nüfusa sahipdir. Harmanpınar lı olup da İstanbul Ankara İzmir ve Konya da 10 000 kişi yaşamaktadır. Bu durum bize göç olayını belirgin olarak göstermektedir.2000 yılı nüfus sayımına göre kasabanın nüfusu 1524 kişidir. Nüfusun % 96 sı okur yazardı. Yeni nesilde okuma merakı oldukça fazladır. K asaba halkının büyük bölümü çalışmaktadır. Erkeklerin çoğunluğu ise gurbete çalışmak için gitmektedir. Bu durum Gündüğün ve Bahatlar da daha çok görülmektedir.
İDARİ BÖLÜM : Kasabanın önceki ismi Meyre dir.Ahırlı nahiyesine bağlıyken bir ara Yalıhüyük nahiyesine bağlanmış daha tekrar Ahırlı ya bağlanmıştır.Şu an da Bozkır a bağlıdır. 1963 yılında Harmanpınar adını almıştır.
Harmanpınar Dere kasabası na 5 km Ahırlı ilçesine 8 km Akçapınar a 4 km Yalıhüyük ilçesine 10 km Seydişehir ilçesine 40 km Bozkır a 12 km Konya ya 131 km dir.
EĞİTİM ÖĞRETİM : Cumhuriyet öncesi halkın eğitim ve öğretim için müderrisler görev almıştır.Ayrıca kadı sıfatı azı kişilerde halk için çalışmışlardır.İlk okul 1927 de açılmıştır.İki ilkokul binası vardır.Biri 1953 de diğeride 1968 yapılmıştır.1927 den beri 1256 öğrenci mezun olmuş 8 i bayan olmak üzere 60 civarında öğretmen çalışmıştır. Harmanpnar ilk okulu 1992 – 93 yılında 2 öğretmeni ve 43 çğrencisi ile 7200 metre karelik bir alanda eğitim ve öğretime devam etmektedir. Ortaokul 1975 yılında açılmıştr. Önceleri geçici bir binada eğitim veren ortaokul 1975 den buya 153 mezun vermiştir. 1992 – 93 yılında 19 öğrenci 2 öğretmenle eğitime devam etmektedir. Orta okul özel idarenin binasında eğitim yapımaktadır. Beediyece şimdiki ilk okul arazisi üzerindeki binalarda restorasyon faaliyetleri sürdürülmektedir. Bu çalışmalar neticesinde ilk okul ile orta okul birleştirilerek ilk öğretim haline dönüitürülecektir. 7200 mete karelik bir arazisi olan olan okulda elma ağaçları yetiştirilerek okula gelir de elde edilmektedir.
Bahatlar / Ferhatlar Mahallesinde 1975 yılında tek derslikli lojmanlı bir ilk okul açılmıştır. Bir öğretmen görev yapmaktadır.
Gündüğün Mahalesnde ise ilk okul yoktur.Buradaki öğrenciler Harmanpıar a gelmektedir.
KÜLTÜR DURUMU : Cumhuriyet öncesi Müderrislerinden İbrahim Doğan Hoca ile Ali Bey. Güzel Ağa ve Mustafa Bey önemli şahsiyetlerdir.Cumhuriyet sonrası Harmanpınar dan çıkan evlatların sayısı oldukça kabarıktır. İşte bunlardan bazıları : Dr Mustafa Demir.Tabib Albay Hasan Hüseyin Ahsen.Avk Abdullah Aslantaş.Avk Hüseyin Çetin.Ekonomist Faruk Doğan.Milli Eğitim Şube Müdürü Ömer Günaydın.Sanayi Bakanlığı Şübe Müdürü İbrahim Aslantaş.Emekli Sandığı Şübe Müdürü Ali Pürgü.SSK Hastanesinde Cilt Mütehassısı Ali Şevik.Ayrıca Bahatlar Mahallesinden nüktedan Abdullah Şevik dayımızı yazmadan geçemeyiz.
MEŞHUR YEMEKLER : Çevrede yapılan yemeklerle beraber bir bütünlük vardır.Yani Batırık Güveç Keşli Ekmek Mıkla gibi yemekler burada da yapılmaktadır.
EFSANELER VE MUHTEVASI : Bahatlar Mahallesindeki gönül velisi Bahaddin i Veli nin türbesinine gelen ziyaretçileri daha önce yazmıştık.Ayrıca çokça söylenen şu efsaneyide dikkatine sunmayı uygun gördük.Milli Mücadele Atatürk yanlısı çeteler Meyre yi çevirmişler. Sene 1920. Meyre o zaman Atatürkçü çetelerin amacını pek bilmiyormuş. Çete köyü yakmaya karar vermiş. Köyden Ahmet Çavuş çete ile iş birliğine girmiş. Bunu MEYRE Ağaları öldürmüşler. İşler iyice karışmış. Çeteler tam işe baş vuracakken Çete reislerden Akif Bey : Durun demiş. Bu köy benim hocam . Mürşidim olan şimdi Afyon da oturan Şerif Ali Hoca nın köyüdür/Murtazalardanmış. Köyü yakmaktan vaz geçelim. Şerif Ali hocanın gazabına uğramayalım diyerek çeteyi köyü yakmaktan vaz geçirir. Daha sonra da Meyre den İstiklal harbine katılanlar olmuş Bu efsaneyi yaşlılar torunlarına halen anlatmakta dilden dile dolaşmaktadır.
Bahatlar Mahallesinden Muhtar Yaşar Altunbaş ın anlattığı bir olay da mahalle halkının çalışkan ve uyanık yaradılışını bize göstermektedir. Olay şöyle anlatılmaktadı. Bir gün şeytan Bahatlar dan biriyle ortak olmak ister. İstek kabul olur. Tarlaya soğan ekilir ve soğan oluştuktan sonra şeytanla tarlayı eken köylü bölüşmek için pazarlığa başlarlar. Şeytan tarlanın üstündeki yeşeren soğanları görünce tarlanın üst kısmını ister. Köylüde olur der. Yeşeren soğanlar zamanla sararır hiçbir şey kalmaz. Toprağın altında kalan esas kökleri de köylü alır. İkinci yıl da aynı şekilde başka bir ortaklık yapılır. Şeytan geçen yılki zararını düşünerek bu sefer tarlanın alt kısmı benimder. Köylü kabul eder. Ama bu sefer tarlaya buğday ekilir. Hasat zamanı köylü tarlanın üst kısmındaki başakları biçip buğdayları alır. Şeytana da toprak altındaki anız ve saplar kalır. Bu anlatılan olay köylülerin hayat mücadelesi karşısındaki tavrını açıkça ortaya koyar.
DİNİ BAYRAMLARDA GELENEKLER : Dini bayramlarda halk bütün olarak bayrama iştirak eder. Bayramlarda aileler gerekli hazırlıaaklarını yaparlar. Bayram namazı kılındıktan sonra yakın akrabaları ile birlikte yemek yenir. Yemek sonunda bayramlaşma başlar. Çocuklar ve gençler ev ev dolaşarak büyüklerin bayramını kutlar.
Milli bayramlarda ekseriyet iştirak ederek yapılan törenler ilgiyle izlenir.
DİLEKLERİ : Oğlunla ordu kızınla komşu olasın. Taş diye kavradığın altın olsun.
İLENÇLERİ Ekmeğini itler yakasını bitler yiyesice. Od ocağın kör kalsın. Onmaya gomaya ermeyesici. Çektiğin damar kurusun.
ATASÖZLERİ : Oturduğu ahır sekisi çağırdığı İstanbul türküsü. Çok kazanan değil az harcayan zengin olur. Asıl azmaz bal kokmaz kokarsa yağ kokar.
BİLMECELER : Yeşildir rabası kırmızıdır köpesi / Kiraz. Kara tavuk karnı yarık./Ocak. Canlı kaçar cansız kovalar/At arabası.
TEKERLEMELER : Kalbur tekerlendi Öküz ölecek / Senin ne hain var bana gülecek.
MANİLER : Bahçalarda domata ondan olur salata.Varsın gitsin askere Adam olsun kerata.
DÜĞÜN GELENEK GÖRENEKLERİ : Kız istediği zaman oğlan evi yakınlarını toplayarak bir akşam kız evine giderler. Çalıp oynadıktan sonra nişan takılır.Kahve içilir ve dağılırlar. Düğüne çevre köylerden davet edilir. Düğün iki gün sürer. Yemekte etli bulgur pilavı / düğün yemeği verilir. Gelin alayı cami etrafında dolaştırıır. Damat / Güyeği dama çıkıp leblebi üzüm bozuk para atar. Güyeğiyi imam giydirir. Damat kaçırma olayına karşı sağdıç çok uyanık olmalıdır. Gelin gelirken amadın evine gelinceye kadar komşular gelin alayına çeşitli şeylerden oluşan buğday nohut fasulye bozuk para atarlar.
ASKER UĞURLAMA : Kasaba halkı toplanarak dualarla askere gidecek gençleri uğurlarlaar. Belediyeye ait davulu halktan biri çalar. Gençler halay / das doynu çekerler.Klarnet / Gırnata ustası Osman Çakmak gırnatasını çalarak bayrak eşliğinde askerler uğurlanır.
HALK EĞİTİM ÇALIŞMALARI : Üç okuma yazma kursu açılmıştır. İki yıl halıcılık kursu açılmıştır. Her yıl Halk eğitim tarafında biçki dikiş açılmaktadır. 1992 – 93 öğretim yılında trikotaj ve makine nakış kursu açılmıştır. İhtiyaç ölçüsünde bazı evlerde kilim ve çul dp kazakoumacılığı yapılır. Yün çorap azak yelek gibi örgü işleri de ihtiyaca göre yapılır.
GENÇLİK BÖLÜMÜ : Gençler arasında futbol oynanmaktadır. Futbol takımı Bozkır Kaymakamlık kupasına katılımış iyi dereceler almıştır. Futbol sahası vardır.
TURİZM BÖLÜMÜ : Tabii güzellikleri olan Harmanpınar ın Sorkunca denilen piknik alanına civardan ve yurt içinden gelenler vardır.Sorkunca nın yeşilliği Oğulbey kaynak suyu Harmanpınar ın güzelliği. Gündüğün ün camisi Bahatlar da gönül velisi Bahaddin i Veli türbesi görülmeye yaşanmaya değer yerlerdir.
SOSYAL HAYAT : Halk genellikle meyvecilik yaparak hayatını kazanır.Ekseriyetle kendi işlerini kendileri yaparlar. Harmanpınar da bir cami Ptt şubesi Tek servisi Çiftçi malları koruma başkanlığı İlk okul Orta Okul Sağlık ocağı vardır.Bütün evlerde elektrik su vardır.400 hanede otomatik telefon bağlıdır.
EKONOMİSİ : Bozkır da meyveciliğin membaı Harmanpınar dır. Türkiye nin her tarafına buradan elma gönderilmektedir. Bu iş için İsa Aktaş Hüseyin Aydemir isimli kişiler anbar sistemi ile meyvecilik ve nakliyat yapmaktadırlar. Halk tarafından 150 adet büyük baş 300 adet küçük baş 400 adet kümes hayvanı beslenmektedir. Halk da ziraat aleti olarak 25 adet traktör 25 adet patoz bulunmaktadır.
ALİÇERÇİ ÇEŞMESİ : Bu çeşme rumi 1314 yılında Harmanpınar lı Veli Ağa Aliçerçili olan eşi ve anası hayrına yaptırmıştır.

Kaynakça : Mehmet Ali Özeralp / Bozkır Gündem Dergisi / Kasım 1992 / Sayı 12 / Sayfa 5


Siristat com İstanbul HABER :  Ali Rıza ÖZASLAN

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.