Siyaset

Mahalleler

Eğitim


Bozkır Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümünde "Odyolojik Gelişmeler ile Ses Akustiği ve İşitme Cihazı Teknolojileri  Semineri" verildi.

Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü öğrencilerine  Eartechnic Firması Eğitim Müdürü Odyolog Aybars Kopça tarafından  Odyolojik Gelişmeler semineri ile ses akustiği ve işitme cihaz teknolojileri konuları hakkında geniş kapsamlı bir seminer verildi.

Seminere Bozkır Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ahu Cavlazoğlu Davulcu, Ear Technic Firması Eğitim Müdürü Aybars Kopça ve Odyolog Hande Küsen  ile öğrenciler katıldı.

Odyolojik gelişmeler semineri sonun da sunuma katılan Odyoloji Bölümü  ögrencilerine katılım belgeleri ve  İşitme Cihazları Uyarlama Metodları kitapları hediye edildi. 


Konya'nın Bozkır ilçesine bağlı Sorkun mahallesinde mahalle içerisinde tellere takılmış Doğan mahalle sakinlerinden Ali Coşkun tarafından kurtarıldı.

Turizm sektöründe yaz aylarında çalışıp kışın Sorkun mahallesinde ikamet eden Çoşkun, akşam saatlerinde evine giderken tellere takılarak yaralanmış Doğan'ı gördü ve tellerden kurtardı. Uçabilen kuşu tekrar doğasına bıraktı.

Yaralı kuşla ilgili açıklama yapan Coşkun; "Akşam saatlerinde evime giderken oğlum Enesle tellerden gelen sesin olduğu yere bakınca tellere takılmış Doğan'ı gördük.

Olduğu yerden kendisine zarar vermeden kurtardık. Uçabilmesinde sorun olmayınca ve herhangi açık yara olmamasından dolayı veteriner götürmeye gerek görmedik ve doğasına bıraktık.

Eğer fark etmemiş olsaydık büyük ihtimal bu soğuk günlerde donabilirdi" dedi.

Cihanbeyli Seniha Belgin İlkokulu kitap okuma kültürünü kazandırma etkinlikleri adı altında velilere kitap okuma etkinliği yaptı. Bu etkinliği Eğitimci-Yazar M. Emin Karabacak'ın "Tabakları Ayırdık Çocuklar Söz Dinlemez Oldu" isimli kitap ile yaptı. Kitabı okuyan öğrenci velileri kitabın yazarı M. Emin Emin Karabacak ile imza ve söyleşi gününde Cihanbeyli Engelsiz Yaşam Merkezi salonunda buluştular.

Seminerin açılışını yapan Seniha Belgin İlkokulu Müdürü Hüseyin Mucuk: "Seniha Belgin İlkokulu ailesi olarak okumaya çok önem veriyoruz. "Cihanbeyli de Her Ev Bir Kütüphane, Gelecek Kitap ile Gelecek" sloganıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz arasında kitap okuma etkinlikleri düzenliyoruz. Öğrencilerimiz kadar velilerimizin de kitap okur olması bizim için çok önemli.  Tabakları Ayırdık Çocuklar Söz Dinlemez Oldu kitabını severek okuduğunuz için siz değerli velilerimizi tebrik ediyorum. Kitap okuma alışkanlığınızın her zaman ve her yerde artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Öğrencilerimize örnek olacak şekilde teknolojiden uzak, kitaplara daha yakın olduğunuz için sizleri tebrik ediyorum.  Bu süreçte kitabı okuyarak imza ve söyleşi için salonu dolduran siz değerli velilerimize, etkinliğin organizasyonunda desteklerini esirgemeyen müdür yardımcıma, öğretmenlerimize teşekkür ederim. Katılımları ile bizleri onurlandıran; İlçe Emniyet Müdürümüz Veysel Er'e, idari amirlerimize, okul müdürlerimize ve davetimizi kırmayıp buraya kadar gelen yazarımız M. Emin Karabacak'a, şükranlarımı sunarım." dedi.

Eğitimci-Yazar M. Emin Karabacak da programda emeği geçenlere teşekkür ettikten sonra  "Geleceğimiz olan çocukları eğitirken kulaktan değil gözden eğitilmelidir. Çocukları ahlakını bedduadan, çocukların sorumluluk ve güven duygusunu olumsuz etkileyecek yüksek beklentilerden, nasihat eğitiminden daha çok hal eğitimine bunun içinde rol model olunması gerekiyor" diye konuştu.  Yine Karabacak'ın çocukların okul başarısını artırmada anne babalara düşen görevler hakkında verdiği bilgiler veliler tarafından ilgiyle dinlenildi.

Seminer sonrası Karabacak'a okul adına İlçe Emniyet Müdürü Veysel ER tablo hediye takdim ederken kitabı okuyup seminere katılan üç veliye çekilişle okul tarafında özel hediyeler verildi. Programın ardından M. Emin Karabacak,  velilerin okumuş olduğu "Tabakları Ayırdık Çocuklar Söz Dinlemez Oldu ile Çocuklara Allah ve Namazı Bilinçaltında Sevdirebilmek, Sinirli Anne Babaların Akıllı Telefonla İmtihanı, Bilinçaltı Şakadan Anlamaz ve Bayramlık İstemeyen Çocuklar" kitaplarını imzaladı.

Çocuklara Yardım Niyetiyle Yapılan Kötülükler (2)

M. Emin KARABACAK

Çocukları hazırcılığa alıştırma konusunda yürümeyi öğrenirken de devam etik. Çocuklar doğru dürüst emekleme davranışını kazanmadan bu seferde düşmeden yürümesini öğrenmeleri için örümceklere bindirdik. 

Yürümesini örümceklerde öğrenen çocuklar, yolları düşe kalka yürümek yerine ya ana kucaklarında ya da çocuk arabalarında geçmektedirler. Yürürken de kendi başına yürümek isteyip elimizden tutmak istemeyen çocuklara da düşer diye her şeye rağmen izin vermedik. Başka bir ifadeyle düştükten sonra kalkma davranışını öğrenmemeleri için elimizden geleni fazlasıyla yaptık.

Bir gün baba ile oğlu kırlarda gezerken kelebeklerin kozadan çıkışlarına şahit olurlar. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşan çocuk, babasıyla birlikte kelebeğin kozadan çıkışını seyretmeye başlar. Çocuk, kelebeklerin kozadan sıkıntı ve emek harcayarak çıktıklarını ve ardından da hemen uçtuklarını görür. Çocuk bu ya; kelebeklerin kozadan çıkarken çırpınmalarına ve sıkıntı çekmelerine acır. 

Bizim çocuklara iyilik olsun düşüncesiyle yaptıklarımızı çocukta kelebeklere iyilik olsun diye yapar. Elindeki değnekle onların yollarını açar. Hatta ağlarının önünü de açarak kelebeklerin kolayca kozadan çıkmalarını sağlar.  Çocuk, kozadan kolayca çıkan kelebeklerin havada uçmaya başlamalarının ardından 2-3 saniye sonra düşerek öldüklerini görür. Çocuk, garibine giden bu durumu öğrenmek için babasına sorar. Baba da oğluna:

"Kelebekler, uzun ve yorucu bir mücadeleden sonra kendi çabalarıyla kozadan çıkarlar. Bunun nedeni olarak da Allah, onların uçmalarını sağlayacak kanat ve bacak kaslarının gelişmesi için bu evreyi yaratmıştır. Kozadan kanat ve bacak kaslarını güçlendirerek çıkan kelebekler, uçmayı da kolayca öğrenmektedirler. Oysa senin onlara iyilik adına yapmış olduğun şey, onların sonu oluyor. Senin yardım ettiğin kelebekler, bacak ve kanat kaslarını geliştiremedikleri için yani sana göre bu sıkıntılı evreyi yaşamadıkları için uçamadan ölmektedir."

Düşmek bana çocukluğumda çok şey hatırlatır: Bisikletten düştük, eşekten düştük, ağaçtan düştük, merdivenden düştük, dereye düştük, oyun oynarken düştük ve en önemlisi bu hayat oyununda kalkıp tekrar oyuna devam edebilmek için düştük. Düştük çünkü toprağa düşen tohum gibi yeniden dirilmek için düştük. Bu anlamda düşmek (yerinde ve zamanında) demek tekrar ayağa kalkabilmeyi ve tek başına da olsa yoluna devam edebilmeyi öğrenebilmek demektir. 

Almanya I. Dünya Savaşı'nda, Japonya ise II. Dünya Savaşı'nda ekonomileri büyük yara almalarına rağmen bugün ekonomik olarak adlarından söz ettiriyorlarsa düştükten sonra kalkmasını öğrendikleri içindir. Biz I. Dünya Savaşı'nda aldığımız yarayla II. Dünya Savaşı'na katılmamamıza rağmen bugün Almanya ve Japonya gibi güçlü ekonomimiz yoksa bu, düştükten sonra kalkmasını öğrenemediğimizden kaynaklanmaktadır.

Bugün çocuklara, düştükten sonra da kalkmasını öğretmiş olsaydık çocukların ne sınavlarını ne de işlerini düşünür olurduk. Çocukları o kadar düşündük ki onların düşünmelerine bile gerek bırakmadık.

Çocukları o kadar düşündük ki dün tek başına yürüyemez diye yürümelerine yardım ettiğimiz çocuklara bugünde tek başına yiyemez diye yemek yemelerine yardım ediyoruz. Okulda ödevlerine, lise ve üniversite de tercihlerine sonra iş bulmalarına ve evlenmelerine en sonunda da boşanmalarına yardım ediyoruz.

Sonuç olarak; yardım etmek niyetiyle yaptığımız birçok durumlarda çocuklara kötülük yapıyoruz. Çocuklarımızı yetiştirip eğitirken onlara ne kadar müdahale edersek; büyüdükleri zamanda kendi ayakları üzerinde durmakta o kadar zorluk çekeceklerdir. Her şeyi anne babası tarafından yapılan bu çocuklar, kendilerine güvenemediklerinden okulda olduğu kadar sosyal hayatta da sorumluluk almaktan korkacaklardır. Kendilerine güvenemeyen, kararlarını vermekte zorlanan bu çocuklar, büyüdükleri zaman bağımlı bir kişi olacaklarından hayatta hep birilerinin gölgesinde yaşayarak, yönetmekten çok yönetilmeye müsait kişiler olacaklardır.





Bozkır Anadolu Lisesi Genç Kız Kros takımı Konya genelinde Okul Sporları kapsamında düzenlenen Kros yarışmalarında  KONYA ÜÇÜNCÜLÜĞÜ derecesini elde etmiştir. 

Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve emeği geçen herkesi tebrik ederiz.  

Konya'da faaliyet gösteren Çeşitlilik İçinde Birliktelik Derneği tarafından koordine edilen Top Skills that Young Entrepreneurs Need (Genç Girişimcilerin ihtiyaç duyduğu önemli beceriler) isimli ve 2019-1-TR01-KA105-068331 proje numaralı gençlik çalışanları projesi kapsamında Portekiz, Slovenya, Polonya, Slovakya ve Litvanya'dan gelen 22 genç ve Konya'dan 6 genç proje faaliyetlerini Konya'da gerçekleştirdi.

Türkiye Ulusal Ajansı tarafından finanse edilen Erasmus+ gençlik alanında yürütülen proje kapsamında 5 gün boyunca gençler girişimciliğin önemi ve nasıl başarılı olunacağı, iş kurma fikri oluşturma, başarısızlık korkusunu yenme ve problem çözme becerileri üzerine çalışmalar gerçekleştirdiler.

Girişimcilik, işsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ayrıca ekonomik büyümenin önemli bileşenidir. Bu yüzden gençler hem yüksek olan genç işsizliğine yönelik çözümleri hem de başarılı bir girişimci olmanın ve iş kurmanın yollarını tartıştılar. Ayrıca başarılı bir girişimci olmak için 16 temel beceri, müşteri odaklı strateji geliştirme, kendi işini kurma konularında atölye çalışmalarıyla zenginleştirilen faaliyetlerde gençlerin birbirlerinden öğrenmelerine imkan sağlayacak sargın öğrenme metodları kullanıldı.

Katılımcılardan Selçuk Üniversitesi öğrencisi Ahmet Aydın ,projenin üniversite eğitimini alan ve iş kurma veya işe yerleşme arefesinde olan gençler için büyük bir fırsat olduğunu ve eğitimin çok faydalı geçtiğini belirtti.

Portekizli katılımcı Maria Enea ise başarılı bir girişimci olmanın önemini fark ettiğini ve başarısızlığın sebeplerini de öğrendiklerini söyledi.

Litvanya'dan katılan Jonas Ruceskas ise başarılı bir girişimci olmak için önemli becerileri öğrendiğini ayrıca Konya'da olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Ayrıca farklı bir ülkede olmak da kendileri için bulunmaz bir fırsat olduğuna vurgu yaptı.

Proje kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşlara da ziyaret yapan katılımcılar ayrıca Konya'yı ve Mevlana Müzesini ziyaret ederek ülkemiz ve kültürümüz hakkında ilk  elden bilgi sahibi oldu.  

İlçemiz Bozkır'da Bozkır İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Aralık ayı YÖGEP ve DÖGEP toplantıları gerçekleştirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan YÖGEP (Yönetici gelişim programı ) kapsaminda Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İmam Hatip Ortaokulunda görev yapan eğitim lideri okul yöneticilerimiz ile Aralık ayı YÖGEP toplantısı gerçekleştirildi. Aralık  ayının konusu olarak " Bir eğitimci olarak sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) in insanlarla iletişimi, sosyal ilişkileri, eğitim yaklaşımı, eğitimdeki temel ilke ve metotları ile  yönetim anlayışı ve uygulamalarından örnekler "  hakkında Din Öğretiminden sorumlu şube müdürümüz Dursun BUDAK tarafından bilgi verildi.

Milli Egitim Bakanlığı 2023 vizyonu kapsamında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen DÖGEP ( Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Ögretmenleri Gelişim Programı)  kapsaminda ilçemizde görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmenleri ile Aralık ayı DÖGEP  toplantısı yapıldı. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Ögretmeni Zeynep Çelik  tarafından Aralık  ayının konusu olan " Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ile  Temel Dini Bilgiler derslerinde yer alan ibadet konularının ögretilmesinde temel ilkeler, öğretim metotları ve materyallerin hazırlanması ve kullanımı" konusunda bilgi verildi.