Siyaset

Mahalleler

Eğitim

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Sayın Mustafa KALAYCI'NIN TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçe görüşmeleri esnasında yaptığı konuşmada "Kamu çalışanları, emekliler, engelliler ve gazilerimizin sorunlarını" gündeme getirmiştir. Bilgilerinize sunarız.

Kamuda liyakati esas alacak personel rejimi uygulamaya konulmalı.

Kamuda ücret adaletini sağlayacak, statü ve istihdam karmaşasını giderecek, işe girişte, ilerleme ve yükselmede objektif, liyakati esas alacak bir personel rejiminin uygulamaya konulması ihtiyacı devam etmektedir. Kamuda güvencesiz, sözleşmeli, geçici, vekil, fahri, ücretli ve kısmi zamanlı personel çalıştırılması son bulmalıdır, mevcut çalışanlar kadrolara alınmalıdır. Yardımcı hizmetler sınıfı tümden kaldırılmalı ve bu sınıfta görev yapan personel kurumlarında genel idare hizmetleri kadrolarına alınmalıdır.

Sağlık hizmetlerinden alınan katılma payları emeklilerden alınmamalı.

Emeklilerimizin yıllarca hizmet verdikten sonra geçim kaygısı duymadan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini temin etmek devletin önemli ve öncelikli görevlerinden biridir. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikler giderilmeli, emeklilere büyümeden tam pay verilmeli ve sağlık hizmetlerinde alınan bazı katılma payları emeklilerden alınmamalıdır.

Kamuda engelli kotaları artırılmalı ve münhal kadrolara süratle atama yapılmalı.

Engellilere yönelik birçok hizmet uygulamaya konulmuş olmakla birlikte, hâlen engellilerin sorunları bulunmaktadır. Engellilerin en önemli sorunlardan biri işsizliktir. Engellilerin işe yerleştirilmeleri, üretime katılmaları ve topluma kazandırılmaları temin edilmelidir. Bu amaçla kamuda engelli kotaları artırılmalı ve münhal kadrolara süratle atama yapılmalıdır.
engelli öğretmen adaylarımız şubat ayı atamasında 1.200 kontenjan istiyor.  Sizin de buna destek vereceğinize inanıyorum.

Muhtaç engelli aylığı bağlanmasında kendi geliri esas alınmalı.

Muhtaç engelli aylığı bağlanmasında kendi gelirinin esas alınmasına yönelik düzenleme yapılmalıdır. Ayrıca, doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olanların malul sayılabilmesi sağlanmalıdır.

Terörle mücadelede gazi olanlara da ÖTV'siz araç alma imkânı verilmeli.

Gazilerimize ve şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlamak devlet ve millet olarak hepimizin vazifesidir. Şehitlerin ve vefat eden gazilerin ana ve babalarına bağlanan aylık her biri için asgari ücretin net tutarından az olmamak üzere artırılmalıdır. Şehit çocuklarının hepsine iş hakkı verilmelidir. Terörle mücadelede gazi olanlara da ÖTV'siz araç alma imkânı verilmelidir. Gazilerimize ikinci istihdam hakkı verilmelidir.

Maluliyetlerinden dolayı çalışma ortamında sıkıntı çeken gazilerimize 3.600 günde emekli olabilme hakkı tanınmalıdır. Kore ve Kıbrıs gazilerimizin gelir ve iş durumuna bakılmaksızın hepsine aynı tutarda şeref aylığı bağlanmalı, tümüne onurla ve gururla taşıyacakları madalyaları verilmelidir.

Terörle mücadelede malul sayılmayan gazilerimize, gazilik madalyası verilmeli.

Terörle mücadelede büyük kahramanlık gösteren, malul sayılmayan gazilerimize öncelikle gazilik madalyası verilmelidir. Kimseye muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirebilmeleri sağlanmalı, özellikle de sağlık hizmetlerinde katılım muafiyeti tanınmalıdır.

Çalışanların asgari ücret kadar geliri vergi dışı bırakılmalı.

Ülkemizde asgari ücret belirlenirken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri göz ardı edilmekte, TÜİK tarafından hesaplanan 1 işçinin geçim şartları için gerekli harcama tutarı dikkate alınmamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması ve asgari ücretliye büyük şehirlerde ulaşım desteği verilmesi görüşündeyiz. Ayrıca, asgari ücretten vergi alınmamasını ve çalışanların asgari ücret kadar gelirinin vergi dışı bırakılmasını gerekli görüyoruz.
BOZKIRLILAR İLİM KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA VAKFI
OLAĞAN GENEL KURUL İLANI

Vakfımızın Olağan Genel Kurul ve toplantısı 8.Aralık.2019 Pazar günü saat 14:00'da Vakıf merkezi ( Bahçelievler mah. Elmalı 2 Sok No:10/A Bahçelievler- İSTANBUL ) adresinde aşağıdaki gündem maddelerini görüşmek üzere gerçekleştirilecektir. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde aynı adreste aynı tarihte katılanlarla saat 16.00 de yapılacaktır. Aşağıdaki gündemi görüşmek üzere Vakıf kurucu Heyetin ve bütün üyelerin genel kurul toplantısına katılmaları ilanen duyurulur.

GÜNDEM
1. Açılış ve yoklama
2. Divan Heyetinin Seçimi
3. Yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması, müzakeresi ve oylanması
4. Denetim kurulu raporunun okunması, müzakeresi ve oylanması
5. Yönetim ve Kurulunun ibrası
6. Geçici bütçenin onaylanması
7. Vakıf kurucu üyelerinden Vefat ve istifa edenlerin yerine yeni üyelerin seçiminin yapılmasına,
8. Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Asil ve yedek üyelerinin seçimi
9. Dilek ve temenniler
10. Kapanış
Konya Bozkır Belediye Başkanı Sadettin Saygı, Ak Parti Bozkır İlçe Başkanı Kadir Güven, MHP Bozkır İlçe Başkanı Ata Küçükduran ve belediye meclis üyeleri, Bozkır ve Alanya arasındaki yardımlaşma ve dayanışma bağlarının güçlendirilmesi için Alanya'da birdizi ziyaretlerde bulundu.

İlk olarak MHP Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan'ı ziyaret eden Başkan Saygı ve beraberindeki heyet, daha sonra Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'i ziyaret etti. İki ilçenin dayanışması ve yardımlaşması adına yapılan istişare toplantısında ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Yücel, fiziki olarak birbirine yakın olan iki ilçeyi birlik ve beraberlik içerisinde daha iyi yerlere getirmek için hep birlikte, işbirliği içerisinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
İstişare toplantısından sonra açıklamalarda bulunan Bozkır Belediye Başkanı Sadettin Saygı ise konuşmalarında şu ifadelere yer verdi, "Bozkırlı hemşehrilerimizin yoğun olarak yaşadığı yerlerin başında gelen Alanya ile hem gönül bağımızın olması hem de fiziki olarak yakınlığımızın olması dolayısıyla, hem Bozkırlı hem de Alanyalı vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunabilmek için Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'i ziyaret ederek istişarelerde bulunduk.

Bahar aylarında yaylalara çıkan her iki ilçenin sakinlerine daha iyi hizmet verebilmek için iki ilçenin yayla yollarının daha elverişli olması adına işbirliği gerçekleştireceğiz. Ayrıca sosyal anlamda da Alanya'da yaşayan Bozkırlı hemşehrilerimizin birliğinin, beraberliğinin ve dayanışmasının pekişmesi için de çalışmalar başlatacağız. Bizleri misafir eden Alanya Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel'e teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Ak Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu'yu ziyaret eden Başkan Saygı, Başkan Güven, Başkan Küçükduran ve meclis üyeleri, buradaki ziyaretinin akabinde Alanya'da yaşayan Bozkırlıları ziyaret ederek sohbet ettiler.
Sosyal medya da hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiş durumdadır. Genel olarak bu durumdan şikayetçi olsak da kolay kolay da kendimizi sosyal medyanın etki alanından kurtaramıyoruz.

Sosyal medya insanı farkına varamayacak derecede öyle etki alanına alıyor ki, insan büyülenmiş gibi ne yaptığının farkına bile varamıyor. Onun için sosyal medyayı hafife almadan fayda ve zararlarını bilerek kullanalım. Bilinçsiz kullanım bir çok psiko-sosyal sorunlara yol açtığı gibi telafisi zor olan imani sorunlara da yol açmaktadır.

Sadece zamanın boşa harcanması, israf edilmesi olmayıp en tehlikeli olanı paylaşımların desteklenmesi veya karşı çıkılmasıdır. Sosyal medyayı etkin kullanmaya çalışan biri olarak bu durumlara sık sık rastlıyorum. Kısmen de olsa niyetini de bildiğim bir çok insanın beğeni ve yorumlarını görünce hayretler içinde kalıyor ve üzülüyorum.

Bu yazıyı da bu kaygılarımdan dolayı yazıyorum. İnşallah, bir kardeşimize faydalı olurum. Amacım, kimseyi suçlamak olmayıp ikaz etmektir. Birbirimizi ikaz etmek bir Müslüman kardeşin diğerine olan haklarındandır. Hiçbir Müslümanın "bana ne deme hakkı" olmadığı gibi "sana ne deme hakkı" da yoktur.

-Ne demek "bana ne", "sana ne"?

Allah(cc) korusun, ateşte yanan bir dostunuzun sizi kurtarmak için hiçbir çaba göstermediğini bir düşünün!

-Siz, bu duruma duyarsız kalabilir; benim için önemli değil, onun kendi tercihidir, diyebilir misiniz?
Aklı selim hiçbir kimse bu durumu normal göremez. Olması gereken ister dostumuz isterse başka biri herkesin faydası ve zarar görmemesi için gerekeni yapmaktır.

Ayrıca, "Emri bil maruf, nehyi anil münker" bütün Müslümanların en önemli vazifelerindendir.

Sosyal medya paylaşımlarının beğenilmesi ile ilgili daha önce de aynı içerikli yazımda verdiğim bir örneği tekrar vereceğim. Bir arkadaşımın paylaşımının içinden aldığım  "…Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar…." İfadesi üzerinde duracağım.

Bu ifadeye "beğen" tıklaması yapan tanıdığım hatta içlerinde namaz kılan kişi de var. Ne paylaşanı ne paylaşıma "beğen" tıklatanları suçlamak için bu örneği vermiyorum. Niyetleri farklıdır ona da bir şey demiyorum; ancak, çok ciddi çok önemlidir.

Şöyle ki;

İslam dininde evlenilmesi haram kadınlar ayet ve hadislerde belirtilmiş ve bunların dışındakilerle evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmektedir.

Paylaşan ve beğenen arkadaşların niyetinin Allah(cc)'ın emrine muhalefet olsun diye paylaşmadığı ve "beğen" butonuna basmadığını düşünüyor; ancak, hassasiyet gösterilmediğine yüzde yüz inanıyorum.

"Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar" ifadesi açıkça Allah(cc)'ın emrine karşı gelmek olduğu gibi sıcak bakanlara da sapık denilmektedir. Bu durumun dindeki karşılığı yorumsuz küfürdür.

Kardeş çocukları akraba olup birbiriyle evlenmelerinde dinimize göre bir sakınca yoktur ve evlenilebilir. Peygamber Efendimiz(sav) amcasının oğlu Hz. Ali(ra) Efendimiz ile Hz. Fatıma(ra) annemizi bizzat kendisi evlendirmiştir. Sevmekle mükellef olduğumuz Ehl-i Beyt Efendilerimiz bu evlilikten meydana gelmiştir.

-Hiç farklı açıklamalara girmeden azıcık düşünelim ve karar verelim!

Buna benzer haddinden fazla paylaşımlara ve beğenilere veya beğenilmesi gerekli olup da aleyhte yorumlara rastlıyoruz. Bu durumları basite almamalıyız. Bu uyarıları yapan kişinin derdi insanların özgür iradelerine karışmak değil; isteyen istediği paylaşımı yapabilir, istediği paylaşımı beğenip beğenmeyebilir. Ancak, Müslüman olarak zararımıza ve faydamıza olacakları iyi bilmeliyiz, bilmek zorundayız.

Okumadan, içeriği anlaşılmadan beğenilen yazıların içinde mesul duruma düşeceğimiz ifadeler olabiliyor. Beğenmek demek, tasdik etmek demektir.

Bu durum sadece sosyal medya için geçerli değil; görsel medya hatta hayatın içerisinde bir çok beğenilmemesi gereken şeyleri beğeniyor, alkışlıyoruz. Mesela, bir kadın sanatçı sahneye çıkıp şarkı söylüyor ve seyredenler alkışlıyor, övüyor.

Oysa ki, bir kadının insanların önüne geçip şarkı türkü söylemesi, tiyatro yapması haramdır. Allah(cc)'ın haram kıldığı herhangi bir şeyi beğeniyoruz. Bunun hükmünü güvendiğiniz bir hocaya sorabilir veya güvenilir bir İslami siteden öğrenebiliriz.
Kıymetli dostlarım, İMANIN bir insan için öneminin yüzde birini anlayabilsek inanın İMANSIZ ÖLMEK korkusundan içimiz yanar.

Müslüman bir ülkede Müslüman ana babanın çocuğu olarak dünyaya gelmişiz, bunun kadrini kıymetini bilelim. İMANIMIZI muhafaza etmek için çok çok dikkat edelim.

İmansız gitmek ebedi CEHENNEM demektir!
Konya'nın Bozkır ilçesinde Bozkır İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Mesleki çalışma programının sanatsal etkinlikleri kapsamında ilçede görev yapan tüm öğretmenlere Türk Sanat Müziği dinletisi yapıldı.

Bozkır Düğün Salonunda gerçekleştirilen Türk Sanat Müziği dinletisi etkinliğinde Emekli Müzik Öğretmeni Metin Erdem, Selçuk Üniversitesi Bozkır Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Hasan Tutumlu ve Bozkır Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda öğretmenlik yapan Kürşat Pektaş, Ömer Vehbi Kapçı, Raziye Koçak ve Mustafa DEMİR sahne aldı.
Bozkır ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada ara dönemde Mesleki çalışma programının uygulaması olarak Türk Sanat Müziği  dinletisi gerçekleştirerek ilçemizde görev yapan öğretmenlerimizin moral ve motivasyonunun artırılması amaçlandı denildi.

Konya'da faaliyet gösteren Çeşitlilik İçinde Birliktelik Derneği tarafından koordine edilen Equipping Youngsters to Tackle Extremism (EYTE) Gençleri aşırılıkla mücadeleye hazırlamak isimli ve 2019-1-TR01-KA105-065066 proje numaralı gençlik değişimi projesi kapsamında Portekiz, İtalya, Polonya ve Bulgaristan'dan gelen 40 genç ve beraberlerindeki öğretmenler, Konya Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesinden 10 genç ile birlikte proje faaliyetlerini 11-15 Kasım 2019 tarihleri arasında Konya'da gerçekleştirdiler.

Türkiye Ulusal Ajansı tarafından finanse edilen Erasmus+ gençlik alanında yürütülen proje kapsamında 5 gün boyunca gençlere kelime anlamı barış olan İslamın aşırılık ve terörizmle bağdaştırılamayacağı vurgulandı. Ayrıca aşırılık yanlısı grupların kullandığı propaganda teknikleri, nefret söylemi, sahte haberlere gençlerin nasıl duyarlı ve dikkatli olması gerektiği ve alınacak önlemlere yönelik çalışmalar yürütüldü.

Aşırılıkla mücadele kapsamında radikal grupların taktikleri, dünyada aktif olan aşırılıkçı gruplar, gençleri tehdit eden unsurlar ve klişeler, aşırılıkla mücadelede internetin rolü ve doğru bilgiye ulaşma konularında atölye çalışmalarıyla zenginleştirilen faaliyetlerde gençlerin birbirlerinden öğrenmelerine imkan sağlayacak sargın öğrenme metodları kullanıldı.

Katılımcılardan Konya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi Kamile İrem Uyanık , projenin aşırılıkla mücadele konusunda kendilerini bilinçlendirdiğini ve karşılaşılacak olumsuz durumlarda kime ve nasıl başvurulacağını öğrendiklerini belirtti. Hem aşırılık ve propaganda konusunda bilgi sahibi olurken ayrıca yabancı dil gelişimi ve farklı kültürleri öğrenme şansları olduğunu da aktardı.

İtalya'dan katılan lise öğrencisi Francesco Moro ise Konya'da karşılaştıkları misafirperverlikten ve edindikleri dostluklardan memnun olduklarını ayrıca çok değerli bilgilerle ülkelerine döneceklerini söyledi.

Portekizli öğrenci Ana Ferreira ise öğrencilerin aşırılık ve terörizm konusunda bilinçlenmesinin önemli olduğunu ve yapılan çalışmaların da bunu sağladığını söyledi.

Bulgaristan'dan katılan Öğretmen Yanka Shurelova ise Konya ile yürüttükleri 3. Proje olduğunu hem kendisinin hem de öğrencilerinin Konya'da olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Ayrıca farklı bir ülkede olmak da hem kendileri hem de öğrenciler için bulunmaz bir fırsat olduğuna vurgu yaptı

Proje kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşlara da ziyaret yapan katılımcılar ayrıca Konya'yı ve Mevlana Müzesini ziyaret ederek ülkemiz ve kültürümüz hakkında ilk elden bilgi sahibi oldular.
Gezi yazılarımızın ilkinde Beyşehir'i ele almış ve ikincisinde Bozkırı anlatacağımızı söylemiştik. Üçüncü yazımız Ermenek, dördüncüsü ise İbradı ve Akseki üzerine olacak inşallah. Bozkır bu arada açık konuşalım benim memleketim olur. Serüstad, Siristat adı ile de anılır. Ancak bu adlandırma ilçe merkezi için geçerlidir. Bozkır adı ise bitki örtüsü olarak kullanılanın zıttına yeşillik bir coğrafya olup bugünkü Bozkır ve köyleri dahil olmakla beraber güneyde Bolat ve Dedemliye,  Kuzeydoğuda Avdan, Dutlu ve Dinek'e, Güneysınır istikametinde Kayaağzı köyüne , Seydişehir tarafında Karaviran'a kadar olan geniş bir coğrafyanın adıdır. Bu geniş coğrafyanın toplanma alanı bir şekilde Siristat adıyla da anılan ilçe merkezidir. Bir de halk arasında "Suyu Sert İnsanı Mert" diyar adlandırması vardır.

Bozkıra kara yolu haricinde ulaşım bulunmamaktadır. İl merkezine 120 kmdir. Çumra güzergâhından gidecek olursanız vaktiniz de varsa insanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük'e uğrayabilirsiniz. Bu höyük Çumra Bozkır yoluna aşağı yukarı 20-25 dk civarında sürmektedir. Çumra Karaman yolu üzerinde Karaman istikametine giderken içeri Çumra yönüne saptığınız zaman Çumra Bozkır yoluna dönmüş olursunuz. Yol üzerinde pek çok köy ve kasaba karşılayacak sizleri. Bozkır sınırı ise Kocaş köyünden başlar. 5 Km sonra ise küçük bir şehir hüviyetinde olan Sarıoğlan karşılayacaktır sizleri. Burada dinlenmek için uygun mekânlar bulabilirsiniz. Bu noktadan sonra 35 km sonra bozkırda olursunuz. Bir defasında yol üzerinde hayvanlarını güden Kınık mahallesinden bir öğrenci velimizin yanında kara çaydanlıkta çay içme imkânımız olmuştu. Yolun yarısında sol tarafta Hacılar sapağının yanında kırmızı levha ile Zengibar Kalesi yazar. Şimdi direksiyonumuzu sola kırıp Zengibar'a gidelim.  Önce hacılara sonrada 10 dk'lık toprak yol sonrası Zengibar kalesi eteklerine ulaşıyoruz. Bu Noktadan sonra bizleri yarım saatlik bir tırmanış bekliyor. Dağın tepesinde Roma dönemi öncesin Tarihlendirilen Isarua yani Zengibar kalesi bekliyor bizleri. Kale hâkim bir tepe üzerine kurulmuş. Bir eski çağ şehri. Şehrin özelliği tarihin dokunun fazla bozulmamasıdır. Şehrin kapısı önünde bol bol fotoğraf çektirirseniz iyi olur. Bir de unutmadan aslında bu kale güzel bir araştırma ile ve alt yapı hizmetiyle bölgeyi şenlendirebilecek potansiyelde.

Zengibar'dan iniyor ve yeniden Bozkır yoluna dönüyoruz. İleride iki önemli tarihi nokta var. Birincisi yola 5 km olan Hisarlık tarihi camisidir. Selçukludan kalma olan bu cami ibadete kapalıdır. Sadece özel izinle açılmaktadır. Dış ve içindeki süslemeler hayranlık uyandırmaktadır. İlçede bulunan mimari restorasyon bölümü öğrencileri burada inceleme yapabilmektedirler. Yine Hisarlık kasabasına 10 dk olan Küçük Hisarlık mahallemizde bulunan Erenler dağında da pek çok tarihi kalıntı bulunmaktadır. Her yıl ağustos ayında kurbanlar kesilip şenlikler yapılmaktadır. Bu uygulamanın eski çağdan beri devam eden bir anlayış olduğu düşünülmektedir. Buradaki seyahatler bittikten sonra ilçe merkezine 10 km'lik bir yolumuz kalmıştır. İniş aşağı devam eden yolun sonunda iki dağ arasında Siristat yani Bozkır ilçe merkezi bizleri karşılamaktadır. İlçemizin ortasında Çarşamba çayı akmaktadır. Selçuklulardan kalma tarihi köprünün karşısında tarihi Büyük Camii yer almaktadır. Bu camii Bozkır'ın en eski camisi olup Selçuklu döneminden kalmaktadır. Bozkıra özellikle Cuma günü yani pazarın kurulduğu gün gitmenizi tavsiye ederim. Eskiler hem pazar hem ibadet yapar köylerde Cuma namazlarını kılmak yerine ilçedeki bu camide namaz kılarmışlar. Cuma günü gürleyen ezan sesine Bozkır halkının camiye yetişme telaşı karışır ki görülmeye değer bir manzaradır. Bozkır Konya'da kaliteli etli ekmek yiyebileceğiniz yerlerden birisidir. İlçede bulunan herhangi bir lokantada yemeğinizi yiyebilirsiniz. Bozkırda kahve kültüründen ziyade çay boyunda çay içme Kültürü vardır. Bana kalırsa çay boyunda çay için mümkünse tüm çay ocaklarında çay için. Çay için ve içmeye devam edin.

Yolun sonu yazı bitti diyenler için daha tatlı yiyecektik diyeceğiz. Bu arada unutmadan eğer yazın geldiyseniz Karayahyalı abilerimizden meşhur karpuzları almadan geçmeyin derim. Gelelim tatlıya Bozkırda köprüyü geçtikten sonra yolun götürdüğü yerin sonunda sağa dönmeyip karşıya yani suyun geldiği tarafa giderseniz Çat/Dere/Sorkun/ Aygır dibi levhasını takip edin. Çat Türkiye ve dünya çapında bir köy hatta bir başkentin küçük hali… Hikâyenin devamını Çat'ta gelip dinlemeniz ve bulursanız bir Çat bıçağı almanız tavsiye olunur. Yol devam ediyor. Önce bizleri Dere kasabası karşılıyor. Buraya Önecek diyorlar bu kelimenin anlamını öğrenmek için orada kahvede mola verip çay içmenizi tavsiye ederim. Bozkırda kahve kültürünü yaşayan yerlerden birisi de bu kasabadır. Meydandan sola döndüğümüzde önce deredeki tahin değirmenlerine uğrayıp çay kenarında tahin ve köpük helva yiyin. Burada adet üzerine ikramlardan para alınmaz. Tabi giderken kilolarca tahini almak isteyeceksiniz. Dereye 4 km mesafede Sorkun kasabasında da tahin değirmenleri var. Burada da tahin yemeniz mümkün. Hangi köyden alacağınız sizin tercihiniz. Yolun sonu Torosların eteğindeki muhteşem bir şelale olan Aygıra çıkar. Aygır anlatılmaz yaşanabilecek bir yer. Doğa ve kamp tutkunlarının bir an evvel aygır yani yöresel ifade ile Han Muarını görmelerini tavsiye ederim. Bu şelalenin üstünde toprak yolla ulaşılabilecek olan pek çok yayla var. Dikiltaş, Sarıot, Çat, Akçapınar, Sorkun, Heseli Yaylaları Bozkır halkının yaşadığı yaylalar. Ayrıca yöre halkının yörük yaylaları dediği Manavgatlı vatandaşlarımızın yaşadığı yaylalar var. Yol üzerinde dipsiz gölü ve Sarıot gölünü görmenizi tavsiye ederim. Ayrıca çat barajı ve Akçapınar yaylasındaki saat kulesi de önemli. Dönüş yolunda Sorkun üzerinden Akseki tabelasını takip ederseniz yol sizi Bartlı yaylasına götürecektir. Acizane Çiğdemli Yayla olarak isimlendirdiğim bu yaylayı baharın girişiyle görmenizi tavsiye ederim. Bartlıdan sonra Karakışla yaylası yönüne giderseniz önce sol tarafta Kuruçay yaylasını, Yalıhüyük ilçemize bağlı Gölcük yaylasını, ardından Meşhur ağaç tepesini, sonra ise Manavgat taş kesiği köyünün yaylasını görme imkânına sahip olursunuz. Bu yol sizi Türkiye'nin en büyük karstik mağaralardan biri olan Tınaztepe mağaralarına götürecektir. Bu noktadan sonra dönüşe geçtiğimizde bizleri Çam ormanları ve Suğla gölü manzarası karşılayacaktır. Yol üzerinde dönüşte sol tarafta Ahırlı yönüne dönülürse Ahırlı köpük helvasını tatma imkânı bulabilirsiniz. Ahırlıdan sonra Yalıhüyük  ilçemiz gelecek olup her iki ilçede daha önce Bozkıra bağlıydılar. Her iki ilçenin ortak yönleri Türkiye'nin en küçük ilçeleri arasında yer alıp merkezleri de birbirlerine yürüme mesafesindedir. Yalıhüyük'te suğla gölünü gördükten sonra meşhur Akkise kasabası üzerinden Bozkıra dönüyoruz. Bozkırdan sonra Üçpınar mahallesi istikametine doğru sağa dönersek 10 km sonra tarihi Üçpınar Kurşunlu camisini görme fırsatınız olur. Bu camii görüntü bakımından Osmanlı camilerini andırsa da bir Selçuklu eseridir. Daha sonra kahveye oturup bu kasaba halkının ticarete olan yatkınlığı ile ilgili pek çok hikâye dinleyebilirsiniz. Hepsi bu kadar mı elbette ki hayır. Ama satırlarımıza sığanı bu kadar tüm bu saydıklarımızı Ve diğer pek çok güzelliği buraya gelip yerinde görmenizi tavsiye ederim. Bu seyahatlerde sizlere Bozkır Aşığı olarak nitelendirebileceğimiz Siristat. Com editörü Yakup Çetin ağabeyim, ayrıca ilçemiz kültürünü kaliteli bir mizah çerçevesinde ortaya koyan Bozkır Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Ali Erkan hocamız, İlçe Milli eğitim Müdürümüz Ramazan Özgür Tunç, Bozkır Meslek yüksek okulu hocalarından Hasan Tutumlu- özellikle son iki hocamız balıkçılık konusunda da uzmandırlar- adını yer kifayetsizliği nedeniyle yazamadığım pek çok dostumuz yardımcı olabilirler. Unutma gelip görmediğin yer senin değildir. Rehberlik konusunda 1,5 etliekmek, ayran ve çay üçlüsüne anlaşırız. Seyahat et sıhhat bul demişler. Rabbim yol açıklığı versin. Selam ve dua ile

Mustafa AK