Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Herhangi birinize ölüm gelip de, 'Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!' demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak edin."[1]

Okuduğum hadis-i kutsîde Resûl-i Ekrem (s.a.s), Cenâb-ı Hakk'ın şöyle buyurduğunu bizlere haber veriyor: "Ey Âdemoğlu! İnfak et ki, ben de sana infak edeyim."[2]

Aziz Müminler!

İnfak, Allah'ın bize emanet ettiği mal ve servetten, verdiği nimetlerden başkalarına da ikram etmektir. İhtiyaç sahiplerini koruyup gözetmek, onlara kol kanat germektir. Ailemize, akrabamıza, komşumuza, din kardeşimize hâsılı tüm insanlığa faydalı olmak için çaba göstermektir.

Kıymetli Müslümanlar!

İnfak, beden ve ruhlara şifadır. Bizler, infakla nefsimizi ve malımızı arındırırız. Üzüntü ve kederi paylaşır, Rabbimizin hoşnutluğunu kazanırız.

İnfak, toplumlara da şifadır. Kardeşlerimizle aramızdaki ahenk, huzur, birlik ve beraberlik infakla pekişir. Yardımlaşma ve dayanışma, infakla yaygınlaşır. Ve nihayet müminler infakla Cenâb-ı Hakk'ın nusretine nail olur. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: "Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur."[3]

Değerli Müminler!

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Allah'a karşı gelmekten sakınanların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır."[4]

O halde, kardeşlerimizin üzerimizdeki haklarını gönül huzuru içinde onlara ulaştıralım. Fakir ve yoksullara, yetim ve kimsesizlere destek olalım. Fitre ve zekâtımızla başta akraba ve komşularımız olmak üzere bütün ihtiyaç sahiplerinin dertlerine derman olmaya çalışalım. Unutmayalım ki, sevdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe asla ulaşamayız.[5]

Aziz Müslümanlar!

Türkiye Diyanet Vakfımız, her yıl olduğu gibi bu yıl da "Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin" şiarıyla hayır ve hasenatımızı, fitre ve zekâtımızı ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaya devam ediyor. İl ve ilçe müftülüklerimiz aracılığıyla ya da vakfımızın kurumsal web sayfası üzerinden bu yardım seferberliğimize katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca inşaatı devam eden üniversite camilerimiz için Cuma namazı sonrası yardımlarınıza başvuracağız. Yaptığımız ve yapacağımız bütün yardımların makbul olmasını Cenâb-ı Hak'tan niyaz ediyorum.


________________________________

[1] Münâfikûn, 63/10.

[2] Müslim, Zekât, 36.

[3] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.

[4] Zâriyât, 51/19.

[5] Âli İmrân, 3/92.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Konya ve ilçelerinin projeleri ile ilgili bir toplantı gerçekleşti.Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum başkanlığında gerçekleşen toplantıya Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay ve ilçe belediye başkanları katıldı.

Bakanlıkta gerçekleşen toplantıda Konya ve ilçelerde yapılan ve yapılması planlanan projeler hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.Bozkır Belediye Başkanımız Sadettin Saygı toplantı sonrası yaptığı açıklama da şu ifadelere yer verdi"Ekibimizle birlikte hazırladığımız ilçemize kazandırmak istediğimiz projelerimizi Çevre ve  Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum'a sunduk.Sayın Bakanımızla yaptığımız toplantı neticesinde Bozkırımız 2024 yılına kadar hizmete doyacak"dedi.

Bozkırımızı daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Başkan Saygı "Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Bakanımız Murat Kurum'a Milletvekillerimize ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay'a ilçemize verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyorum "dedi.

Resulullahlı yıllar; Hz. Ömer'in oğlu Abdulllah hicretin 3. Yılında dünyaya geldi. Hem babasının Resulullah'a yakınlığı hem de Hz. Peygamber'in kayını olması onun İslam tarihindeki rolünü artırmıştır. Resulullah ile birlikte Hendek, Rıdvan Biatı, Mekke'nin fethi ve Huneyn gibi olaylarda yan yana bulunma şerefine nail olmuştur. Raşit Halifeler devrinde; Hz. Ebu Bekir devrindeki fetihlerde ve isyan bastırma hareketlerinde ordunun içerisinde bulundu. Babası devrinde önemli bir makama getirilmedi. 

Çünkü Hz. Ömer bu hususta çok hassastı. Ancak babasının vefatının ardından halife seçmek için oluşturulan heyete babasının istememesine rağmen ashabın isteğiyle seçilmiştir. Halife olması önerildiğinde Hz. Ömer "bir evden bir kurban yeter" diyecektir. Hz. Osman, Hz. Ali ve Emeviler dönemindeki iç siyasi çekişmelerde taraf olmaktan kaçınan bir tutum izleyecektir. İlmine dair: 2630 hadis rivayeti ile sahabe içerisinde en çok hadis rivayet eden 2. Kişidir. Bu şekilde dinin kaynağı olan hadislerin bize ulaşmasında etkili olmuştur. 

Allah Resulü ile akrabalığı onun hadislere ulaşımını kolaylaştırmıştır. Müslümanların dini meselelerinin halli demek olan fetva ve fıkıh işlerinde alim olan Abdullah bin Ömer en çok fetva veren 7 kişiden biridir. Şahsiyeti: Resulullah'ın sünnetine sıkı sıkıya bağlıydı. Gece namazlarını terk etmemiştir. Hatta Hz. Peygamberin yürüdüğü yollardan yürüme konusunda bile çok hassastı. Zengin bir hayat yaşayan Abdullah bin Ömer malını infak ve ilim yolunda kullanmıştır. Hayatını ilme adaması yönüyle de bize örnektir. Kıssadan Hisse: Asrı Saadet bize hem örnektir hem de ibrettir. Allah Resulü ile ömür geçirmiş olan bu müstesna kişilerin hayatlarının iyi yönlerini örnek alıp tarihi şahsiyet olarak yaptıkları hataları tekrar etmemek Müslümana düşen bir görevdir. 

Abdullah bin Ömer bu anlamda tarihte ve bugün hayırla anılan bir sahabedir. Allah ondan razı olsun. Layıkıyla örnek almayı nasip eylesin. 

Selam ve dua ile…

Mustafa AK
Bozkır Anadolu İmam Hatip Lisesi Tarih Öğretmeni
[email protected]

Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları ile Aile Sanat ve Eğitim Merkezleri yemek sınıfı kursiyerleri "Senin de Bir Yetimin Olsun" projesi kapsamında ihtiyaç sahibi ailelerin ve yetim çocukların yüzünü güldürüyor.
Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK) ile Aile Sanat ve Eğitim Merkezleri (ASEM) kursiyerleri mübarek Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere destek oluyor.

KOMEK yemek sınıfı kursiyerleri tarafından başlatılan ve "Bayram hediyemiz bir çocuğun neşesi olsun" diyerek yola çıkılan "Senin de Bir Yetimin Olsun" projesiyle, kurs merkezlerinde yapılan ürünlerle ihtiyaç sahibi ailelerin ve yetimlerin yüzü güldürülüyor.

Proje kapsamında Ramazan ayında 59 aileye gıda yardımı, 92 yetim çocuğa da bayramlık ve ayakkabı paketleri gönüllü kursiyerler tarafından ev ev ziyaret edilerek teslim edildi. Bayramdan önce hediyelerini alan çocukların sevinçleri gözlerine yansıdı.

Paylaştıkça bereketin arttığı bu ayda yemek sınıfı kursiyerleri Ramazan ayı boyunca her gün ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtımında bulundu. Ramazan ayı dışında da kursiyerler yemek dağıtımına gönüllü olarak katkıda bulunuyor.


Konya'nın Bozkır İlçesinde yer alan İkidelikli Mevkii, Örenyeri Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescillendi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Konya, İzmir, Antalya, Aksaray ve Hatay'daki  bazı alanların, "doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı" olarak tesciline ilişkin ilanlar, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Resmi Gazete'de yayımlanan ve tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin de yer aldığı ilana göre, Konya'nın Bozkır İlçesinde yer alan İkidelikli Mevkii, Örenyeri Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı, "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edildi.

İhmal kelimesi adından da anlaşılacağı üzere yapılması gereken bir işi yapmama ya da gösterilmesi gereken özenin gösterilmemesidir.

Dünya Sağlık örgütü'nün tanımına göre ise ihmal, çocuğa bakmakla yükümlü kimsenin, çocuğun gelişimi için gerekli ihtiyaçları karşılamaması veya bu ihtiyaçları dikkate almamasıdır. Bu ihtiyaçlar sağlık, eğitim, duygusal gelişim, beslenme, barınma ve güvenli yaşam şartlarıdır.

 İhmalkâr tutum içinde olan anne babalar sanki çocuk evde yokmuş gibi davranırlar. Başka bir ifadeyle çocuk aileyi rahatsız etmediği sürece çocuğa bir müdahale de bulunulma ihtiyacı hissetmezler.

Bu çocuklar genelde anne babaların ayaklarına bir bağ olarak görüldüğü için çocuklara yeterince sevgi gösterisinde bulunulmaz. Gösterilen sevgi de gösterilen sevgi de genelde eksi uçtadır. Bunun sonucunda da bu çocuklar genelde fiziksel ve duygusal yalnızlık içindedirler. Bu çocuklar anne babasından yeterince sevgi görmediklerinden kendilerini dışlanmış hissederler. Bu da çocukların düşük benlik saygısı geliştirmelerine neden olacaktır.

Çocuğa gösterilen ilgi ve sevgi yapmacıktır. Çocuk anne babaya yaklaşmak istedikçe, anne baba da ona itici davranır. Böyle anne babalar, çocukları şımarmasın diye onları kalbinden sevdiklerini söylerler. Bu anne babalar, görevlerinin sadece çocuklarının karnını doyurmak olduğunu zannederler. Oysa bu çocuklar sevgi ister, ilgi ister, sıcak yuva ister.

Psikoloji kitaplarında bir deney vardır. Araştırmacılar, yavru maymunların bulunduğu kafese iki anne maymun postu koyarlar. Birinci maymunun tüyleri sivri; fakat yavru maymunlara süt verecek şekilde ayarlanır. Diğer maymun ise süt vermeyen; fakat tüyleri pamuk gibi yumuşak olarak ayarlanır.

Gözlem sonucunda yavru maymunların süt içtikleri fakat tüyleri batan maymun postuna sadece karınları doyurmak için yaklaştığı, geri kalan zamanlarını ise tüyleri pamuk gibi yumuşak olan maymun postunun yanında geçirdikleri görülür.

Bu Çocukların Özellikleri:

Sevgi yetersizliğinden dolayı kendilerini dışlanmış hissedeceklerinde duygu yoğunluğunu fazla yaşarlar.

Kendilerini kontrol etmede yetersiz olduklarından ani öfke patlamaları yaşayabilirler.

Aile ortamında olduğu gibi sosyal ortamlarda da dikkat çekmek için çevresine zarar verebilirler.

Aileden sağlıklı iletişim kurmayı öğrenemediklerinden sosyal ilişkilerinde zaman zaman saldırganlık davranışı gösterebilirler.

Kendilerine güvenleri olmadığından sorunluluk almaktan korkarlar.

Sosyal ilişkiler yetersiz olduğundan içi dönüktürler. Bunun içinde gelecekle ilgili bir planları yoktur. Anlık yaşamaya çalışırlar.

Sosyal ortamlarda istekleri gerçekleşmediği zaman zorbalığa başvurabilirler.

Çocuklarına karşı buzdolabı gibi olan bu anne babalar, çocuklarının olumlu davranışlarını da görmezlikten gelirler. Bu çocuklar çok iyi bir iş yapsalar da o senin görevindir derler. Çocukların hatalarını o kadar büyütürler ki; "Allah'ım, neydi günahım da bu çocuğu bana verdin!" diye söylenirler.

Anne babaların çocuklarına karşı ilgisiz ve umursamaz tavırları, onların ileriki hayatlarında diğer insanlarla sıkıntı yaşamalarına ve başkalarına sevgilerini aktarmada zorluk çekecektirler.

Sevgisiz büyüyen bu çocuklar, çevrelerine karşı soğuk davranacakları için arkadaş kurmada sıkıntı yaşayacaklardır. Bunlar, iletişim kurmak ister; ancak çocukluk döneminde anne babası tarafından reddedildiği için reddedilmekten korkarlar.

Hiçbir şeye ihtiyaçları olmadığı halde, misafirlikte iken komşu çocuğunun oyuncağını, okulda arkadaşının kalemini, silgisini… çalarlar.

Büyüdükleri zaman hırsızlık, kapkaççılık, dolandırıcılık v.s yaparak hem kendilerine gösterilmeyen sevginin intikamını alma hem de kendilerini ispatlama gayreti içine gireceklerdir.

Sonuç olarak çocuğu sevmek demek, onunla abartılı ilgilenmek, her dediğini yapmak ve onu sürekli kucaklayıp öpmek demek değildir. Çocuklara yerinde ve zamanında gösterilecek tatlı bir bakış, samimi bir gülüş ve içten bir sarılıştır sevmek. Sevmek demek; ona güven vermek, onu yüreklendirmek ve desteklemektir.


 

Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından hayvancılık faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla Bozkır'ın ardından Akşehir, Yunak, Taşkent ve Doğanhisar ilçelerinde de mezbahalar tamamlandı.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi işbirliğiyle hayvancılığın gelişmesi için 4 ilçede daha mezbaha yapımlarını tamamladı.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ilçelerin kalkınması için Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü desteği verdiklerini belirterek, bu kapsamda Bozkır'da hizmete sundukları mezbahanın ardından Akşehir, Yunak, Taşkent ve Doğanhisar mezbahalarının yapımını da tamamladıklarını söyledi.

Başkan Altay, yapımı tamamlanan mezbahalarda, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların daha sağlıklı ortamda hizmet vereceklerini belirterek, "Pandemi döneminde ilçe belediye başkanlarımızla birlikte koordinasyonumuzu en üst seviyede tutarak ilçelerimizde yatırım planlarımızı bir bir hayata geçiriyoruz. Yeni Büyükşehir Yasası ile birlikte Akşehir, Yunak, Taşkent ve Doğanhisar ilçelerimizde yapımına başladığımız mezbahalarımızı kısa bir sürede tamamlayarak, ilçelerimize kazandırmış olduk. İnşallah burada hemşehrilerimiz, gönül rahatlığıyla kesimlerini yaparak, tüketicilerimize ulaştıracaklar. İlçede yaşayan vatandaşlarımıza mezbahalarımız hayırlı olsun. "dedi.

Başkan Altay, desteklerinden dolayı KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına da teşekkür etti.

4 mezbaha yaklaşık 6 milyon liraya mal oldu.
PAZARCI ESNAFLARINIZIN DİKKATİNE.

İçişleri Bakanlığı semt pazarlarıyla ilgili genelge yayımladı

1-İçişleri Bakanlığı’nın semt pazarlarının açılmasına yönelik yayımladığı ek genelgeye göre 8 ve 15 Mayıs Cumartesi günleri 10.00-17.00 arasında yaş sebze ve meyve ile fide satışı yapan pazar yerleri açık olacak. 

2-Genelgede, mevsimsel etkiler nedeniyle ürün arzında yaşanan artış, ürünlerin saklama zorluğu ve raf ömürlerindeki kısalık nedeniyle çiftçiler tarafından üretilen yaş sebze ve meyve gibi tarımsal ürünlerin zayi olabileceği yönünde tespitler bulunduğu belirtildi.

Konya Büyükşehir Belediyesi, kuşların korunmasını ve barınmasını sağlamak amacıyla şehir genelinde farklı noktalara 1.250 adet kuş evi monte etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'nın sahipsiz hayvanlar için merhamet yuvası bir şehir olduğunu söyledi.

Konya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde belli noktalara kuş evleri monte ederek kuşlar için sıcak yuva oluşturuyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'da yaşayan bütün canlılara sahip çıktıklarını belirterek, Selçuklu ve Osmanlı'dan bugüne önemli bir yere sahip olan kuş evleri kültürünü Konya'da yaşattıklarını söyledi.

Başkan Altay, şehir genelini kuş evleriyle donattıklarını ifade ederek, "Geçtiğimiz günlerde düzenlemiş olduğumuz Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinin yansıtıldığı 'Kuş Evleri' sergimizin ardından şehrimizde farkındalık oluşturmak ve kuşlara sıcak bir yuva kazandırmak amacıyla; caddeler, mezarlıklar parklar gibi noktalara 1.250 kuş evini astık. Sahipsiz hayvanlar için merhamet yuvası olan Konya'mızda tüm yaratılanları yaratandan ötürü seviyoruz. Tüm hemşehrilerimizden tam kapanma sürecinde kapılarının önlerine bir kap su, bir avuç yem ile sokak hayvanlarına destek olmalarını da rica ediyorum." diye konuştu.

Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Bozkır'a Bal Dolum, Paketleme ve İşleme Tesisi kazandırılıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bozkır için büyük önem taşıyan bal dolum, paketleme ve işleme tesisini ilçemize kazandırarak bölgedeki bal üreticilerinin çok önemli bir ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz." dedi.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Bozkır ilçesine bal dolum paketleme ve işleme tesisi kazandırılıyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi çerçevesinde destek kazanan projeler arasında daha önce açıkladığı Bozkır Bal Dolum, Paketleme ve İşleme Tesisinin kurulumu için geçtiğimiz yıl işbirliği protokolü imzalandığını hatırlatarak, bu kapsamda Bozkır'a çok önemli bir tesis kazandırmak için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Merkezi hükümet ve yerel yönetim işbirliğinin güzel bir örneğinin Bozkır'da sergilendiğini kaydeden Başkan Altay, "Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmanın ve hayvansal üretimin geliştirilmesi için bal üreticisine destek oluyoruz. Üreterek şehrimize ve ülkemize katkıda bulunan vatandaşlarımızın her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bu kapsamda Bozkır için büyük önem taşıyan bal dolum, paketleme ve işleme tesisini ilçemize kazandırarak bölgedeki bal üreticilerinin çok önemli bir ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. İlçemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu.

Bozkır'a yapılacak bal dolum, paketleme ve işleme tesisi 1 milyon 300 bin liraya mal olacak.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi Youtube kanalında Konyalıların evlerine misafir oldu. Canlı yayında hem gündemi değerlendiren hem de vatandaşların sorularını cevaplayan Başkan Altay, "Konya'ya daha fazla hizmet edebilmek için gece gündüz gayret ediyoruz. Bunu Konyalıların desteğiyle yapıyoruz. Bize gösterdiğiniz sevgiye, muhabbete teşekkür ediyorum. Bu şehre hizmet etmek bizim için şeref ve onurdur." dedi. Bu yıl merkezin dışındaki 28 ilçeye 700 milyon liranın üzerinde yatırım gerçekleştireceklerini belirten Başkan Altay, "Konya'da 42 bin kilometrekarelik bir alanda dünyanın en büyük belediyecilik teşkilatı olarak hizmet ediyoruz." diye konuştu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi Youtube kanalında iftar sonrası Konyalılarla buluştu.

Canlı yayında vatandaşların sorularını cevaplayarak gündemi değerlendiren Başkan Altay, Ramazan'da aç ve açıkta kimse kalmasın diye başta sosyal yardımlar olmak üzere her türlü çalışmayı yürüttüklerini belirterek, desteklerinden dolayı Konyalılara teşekkür etti.

İNSANLARIMIZA DESTEK OLMAK İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ

Ramazan ayında ikinci büyük destek paketini de açıkladıklarını hatırlatan Başkan Altay, "Konya'da ihtiyacı olanlara dağıtılmak için 50 milyon liralık bir kaynak Büyükşehir Belediyemiz tarafından kullanılıyor. Şu an itibariyle 12 bin esnafımıza biner liralık sosyal destek kartlarımız ulaştırmaya başladık, merkezin dışında. Merkezde de inşallah önümüzdeki hafta ulaştırmayı arzu ediyoruz. Ayrıca merkezin dışındaki 28 ilçemizde 6 binin üzerindeki vatandaşımıza 500 liralık sosyal kartlarını hesaplarına yükledik. Arkadaşlarımız onun dağıtımlarını gerçekleştiriyor. 10 bin ailemize 12 ay boyunca sosyal destekte bulunuyoruz. Onlar için kartlarına 3 milyon liralık yüklemeleri gerçekleştirdik. Ayrıca, Konya Büyükşehir Belediyesi'nin internet sitesi üzerinden 'sıkıntıdayım, ihtiyacım var, yardım almak istiyorum' diyen insanlarımıza da destek olmak için de çalışmalarımızı yapıyoruz. Eğer 'ihtiyacım var, sıkıntıdayım' diyorsanız Konya Büyükşehir Belediye'mizin internet sitesinde bir formumuz var onu doldurursanız inşallah bayram önünden başlayarak sizlere de sosyal desteklerimizi ulaştırmayı arzu ediyoruz. " diye konuştu.

SOSYAL YARDIMLARI VATANDAŞLARA ULAŞTIRIYORLAR

Hafta sonu olmasına rağmen Konya'nın sokaklarında çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan Altay, "Genel Başkan Yardımcımız Leyla Şahin Usta ve Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca ile birlikte yardım dağıtımında bulunduk. Bu arada biz çalışırken Kızılay gönüllülerimizin Mevlana Kültür Merkezi'mizin otoparkında bir yardım hazırlığı içinde olduğunu haber alınca onları da ziyaret ettik. Yardıma katılan tüm Konyalılara teşekkür ediyorum. Kendi imkanlarıyla, kendi araçlarıyla Kızılay'ın sosyal yardımlarını vatandaşlarımıza ulaştırıyorlar. Konya'ya hizmet etmek bize nasip olduğu için ne kadar dua etsek azdır. Her gittiğimiz adreste Konyalı bir sivil toplum kuruluşuyla karşılaştık. Onlar da yardımlarını Konyalılara ulaştırıyorlar. Bu güzel şehir Konya'nın her yöresinde, her ilçesinde insanlarımız hep birlikte garip gurebanın kapısını çalıyorlar. Allah onlardan razı olsun. Sayılarını artırsın." diye konuştu.

BU YIL 700 MİLYON LİRA ÜZERİNDE YATIRIM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Ramazan'da ilçe ziyaretlerini tamamladıklarını da ifade eden Başkan Altay, "Merkezin dışındaki 28 ilçemize ziyaretlerimizi bitirdik. Böylece 2021 yılında yapacağımız işleri ilçe belediyelerimizle paylaşma fırsatımız oldu. Bu yıl inşallah 700 milyon liranın üzerinde bir yatırımı 28 ilçemizde gerçekleştiriyoruz. Bu yatırım programlarımızı yaparken ilçe belediye başkanlarımızla, teşkilatlarımızla ve muhtarlarımızla istişare ettik. İnşallah verdiğimiz sözleri tutmak için çalışıyoruz. Konya'da 42 bin kilometrekarelik bir alanda dünyanın en büyük belediyecilik teşkilatı olarak sizlere hizmet ediyoruz. Bu yıl merkezin dışındaki mahallelerde 100 bin metrekare parke yapıyoruz. İlk uygulamayı da geçtiğimiz gün Ereğli ziyaretimizde Belkaya Mahallesinden başladık. İnşallah parça parça yaparak geliyoruz." dedi.

KONYA KABİNEDE ÇOK GÜÇLÜ TEMSİLLE BULUNUYOR

Bu dönem Konya için önemli fırsatlardan birisinin de Konya'nın kabinedeki temsili olduğunu belirten Başkan Altay, "Konya kabinede çok güçlü bir temsille bulunuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanımızla birlikte Konya'da çok önemli projeler yürütüyoruz. TOKİ ile çok önemli projeler yürütüyoruz. Konya merkezde bulunan Millet Bahçesi'nin inşaatı çok hızlı gidiyor. İnşallah bu yıl sonunda kullanıma açılacak. Bununla birlikte bakanımızın Konya'ya önemli katkılarından birisi de Konya'daki sosyal konut açığını hem merkezde hem de merkez dışındaki ilçelerimizde kapatmak için TOKİ'miz çok önemli çalışmalar yürütüyor. TOKİ başkanımıza buradan teşekkür ediyoruz. " diye konuştu.

EN KISA SÜREDE HEDİYELERİ ULAŞTIRACAĞIZ

İlk kez oruç tutan çocuklara hediye kampanyasına başvuruda bulunanlara teşekkür eden Başkan Altay, "İlk orucunu tutan 7-10 yaş arası çocuklarımız için başlattığımız 42 bin hediye için çok yoğun bir katılım sağladınız. İlk 2 dakika 10 bin kayıt oldu. 30. dakikaya geldiğimizde 30 bin kişi kayıt olmuştu. 3 saat içinde de kayıtlarımızın tamamı doldu. İnşallah, Ramazan'ın ilk orucunu tutan çocuklarımızın en kısa sürede hediyelerini ulaştırmak çaba sarf ediyoruz." dedi.

DESTEKLERİNİZDEN DOLAYI HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Konya'ya daha fazla hizmet yapabilmek için gece gündüz gayret ettiklerini de sözlerine ekleyen Başkan Altay, "Bunu Konyalıların desteğiyle yapıyoruz. Bize gösterdiğiniz sevgiye, muhabbete teşekkür ediyorum. Bu şehre hizmet etmek bizim için şeref ve onurdur. Bu şeref ve onuru hem bizler hem ailelerimiz ömür boyu yaşayacağız ve taşıyacağız. Konya sadece Türkiye'nin değil dünyanın en güzel şehirlerinden birisi olacak. Desteğinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Usta sanatçı Neşet Ertaş Şarkılar Bizi Söyler'de konsept sanatçı oldu. Şarkılar Bizi Söyler'e konsept olan Neşet Ertaş merak edildi. Peki, Şarkılar Bizi Söyler Neşet Ertaş kimdir? Neşet Ertaş hayatı ve biyografisi nedir? Neşet Ertaş ne zaman öldü? İşte detaylar haberimizde…

ŞARKILAR BİZİ SÖYLER NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

Doğum tarihi: 1938, Çiçekdağı,

Ölüm tarihi ve yeri: 25 Eylül 2012, İzmir,

1950'li yıllardan itibaren yaptığı plaklarla özellikle Orta Anadolu türkülerini ve bozlakları kayıt altına aldı. 1960'lı yıllardan itibaren bizzat kendisinin yazdığı türküleri seslendirdi. "Garip" mahlasını kullandı. 1970'li yıllarda türküleri Türkiye'de dönemin birçok sanatçısı tarafından yorumlandı ve çok popüler oldu. 2009 yılında UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine girmeye değer görüldü.

1938 yılında Kırşehir'e bağlı Çiçekdağı'nın (günümüzde Akpınar'ın) Kırtıllar köyünde doğdu. Babası abdal geleneğinin temsilcisi bir bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Kırıkkale'nin Keskin ilçesinin Hacıaliobası köyünden Döne Ertaş'tır. Küçük yaşta babasının yanında zil, cümbüş, darbuka çaldı.

Sekiz yaşında ailesi ile birlikte Kırtıllar köyünden taşınarak İbikli köyüne yerleşti. 12 yaşındayken annesi Döne'yi kaybetti. Babası ve kardeşleri ile bir süre göçebe bir hayat sürdüler. Babası Muharrem Ertaş, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Yozgat'ın Kırıksoku köyünden "Arzu" isminde bir hanımla ikinci evliliğini yaptı ve bir süre onun köyünde yaşadılar; daha sonra Yozgat'ın Yerköy ilçesine yerleştiler. Kırşehir, Yozgat ve ardından iki yıl Kırıkkale'de yaşadılar.

Neşet Ertaş, ilkokula gittiği bu dönemde önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile türküler söyleyen Neşet Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söylemiştir. Ertaş, bu durumu şu şekilde ifade eder; "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.".

Sanat yaşamı

1950'li yılların başlarında TRT Ankara Radyosu'nda canlı olarak yayımlanan, Muzaffer Sarısözen'in yönettiği "Yurttan Sesler" programında, "Geleli gülmedim ben bu cihanaé adlı bozlağı solo çalıp okumasından sonra Neşet Ertaş'ın adı ülke genelinde duyuldu. 1970'li yılların ortalarına kadar devam eden yirmi yılı aşkın süre boyunca on beş günde bir "misafir mahallî sanatçı" sıfatıyla Ankara Radyosu'na çağrılarak on beşer dakikalık solo bantlar yaptı.

1957 yılının sonunda İstanbul'a giderek ilk kayıtlarını babasının türküleri ile yaptı. Babasının Neden Garip Garip Ötersin Bülbül türküsünün adını taşıyan ilk taş plağını, diğer plakları ve halk konserleri takip etti. İki yıl İstanbul'da çalıştıktan sonra sahne hayatına Ankara'da Kazablanka Gazinosu'nda devam etti. Önce farklı türlere mensup müzisyen ve oyuncularla birlikte çıktığı konser turneleriyle, ardından tek başına çıktığı organizasyonlarla Türkiye'nin bütün şehirlerini ve pek çok ilçesini dolaştı.

1962'de İzmir'in Narlıdere ilçesinde askerlik yaptı. Askerlikten döndükten sonra Ankara'da çalıştığı gazinoda tanıştığı Leyla isminde bir kızla tanışıp babasının karşı çıkmasına rağmen evlendi. Babası ile arasının bozulduğu bu dönemde onunla türküler aracılığıyla iletişim kurdu. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş'ın bu evlilikten Döne ve Canan adında iki kız ile Hüseyin adında bir erkek çocukları oldu. Yedi yıl evli kaldıktan sonra 1970'lerin başlarında ayrıldılar. "Cahildim dünyanın rengine kandım" türküsünü evliliğini bitmesi üzerine söyledi.

1969'da Almanya'da verdiği bir konser sonrası Türkiye'ye dönerken ehliyetsiz otomobil kullanmaktan dolayı Yugoslavya'da 3 ay hapse mahkûm olan Ertaş, "Hapishanelere Güneş Doğmuyor" türküsünü bu sırada besteledi. Hapishanede olduğunu öğrenen Yaşar Kemal'in kendisine "İnce Memed romanını gönderip kapağına "Bozkırın Tezenesi. Geçmiş olsun" diye yazmasından sonra Ertaş'a hayranları "Bozkırın Tezenesi" olarak seslendi.

Neşet Ertaş, 1976 yılında Sigara ve alkol kullanımına bağlı olarak bir gün sahnede iken parmaklarından felç geçirdi. İki yıl süren fizik tedaviden sonuç alamadı ve işsiz kaldı. Almanya'da işçi olan kardeşinin yanına gidip tedavi olunca ailesini yanına getirdi. 1979-2003 yıllarında Almanya'da kaldı. Önce Berlin'e, sonra Köln'e yerleşti. Avrupa ülkelerinde Türk işçilerin yoğun yaşadığı hemen hemen tüm şehirlerde konserler verdi. Almanya yıllarında 20 civarında kaset çıkardı. Çoğunlukla söz ve müziği kendisine ait türküler seslendirdi. Seslendirdiği diğer eserler babası Muharrem Ertaş'tan kalanlar türkülerle söz ve müziği anonim olan çoğu Orta Anadolu yöresine ait çeşitli türküler, bozlaklar, oyun havaları ve halay ezgilerdi.

Sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda verdiği konserle sahne hayatına geri döndü. 2002'de devrin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine takdim edilmek istenilen devlet sanatçısı ünvanını geri çevirdi. 2003 yılında Türkiye'ye dönerek İzmir'e yerleşti. 2006 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü'nde değer görüldü.Devlet sanatçılığı ünvanını reddetmesi hakkında şunları söyledi: "O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.

2009 yılında Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet Konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü. Bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutuldu.

ÖLÜMÜ

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığı'nda babası Muharrem Ertaş'ın mezarı yanına defnedildi. Mezar taşında ''Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk'a bağlı. İncitme canı, incitme.'' yazılıdır.

Torosların kenarında kurulu irili ufaklı kasabalarda devam eden bir geleneğimiz var. Cumaya İnmek. Cuma cemaatle kılınan bir namaz olduğuna göre inmek neyin nesi nerden çıktı bu deyim. Aslı ne nesli nedir. Dağ köylerinin yoğunlukta olduğu bu tip yerlerde insanlar kasaba merkezinin olduğu ve çoğu zaman ovada olan yerleşim birimlerine bir gün önce inerlerdi. Kurulan pazarda alışverişlerini yapar, Cuma namazlarını kılarlardı. Bu mekânlar dışa karşı sosyal iletişimin zayıf olduğu köylerin birbirini tanıma yeriydi. Evlilik öncesi görüşmeler, düğün davetleri, tanışma istekleri, taziyeler ve akla gelebilecek bilumum kutlamalar burada yapılırdı.                     

2016 da aynı gün içinde Bozkır, Hadim, Ermenek ve Sarıveliler'de yaptığım gezi sonrasında zikrettiğim yerlerin- Hadim dışında- hepsinde Cuma pazarı olduğunu gözlemlemiştim. Buralarda eski gelenek üzere tatilin ilk günü 1935 sonrasında haftanın son iş günü yapılan pazarların hareketliliği görülmeye değer. Ben özellikle Bozkıra değineceğim. Çünkü 9 yıldır Bozkır'da yaşıyorum. Bozkırın kimi dağda kimi düzde 50 pare köyü var. Hepsinin birbirinden farklı kültürü ve ürünleri var. Normal şartlarda bu insanların birbirini tanımaması gerekirken herkes birbirini iyi tanıyor. Sosyal medya öncesi dönemde bu işe "Cuma Pazarı" vesile oluyordu. Merkez camii başta olmak üzere çarşı içi camileri doluyordu. Hatta yaz günleri ve arifeye denk gelirse namazlar dışarıda da kılınabiliyordu. Bu pazarda sadece bugün Bozkıra bağlı olan yerler dışında tarihi süreç içinde kendini buralı hisseden Avdan, Bolat, Cicek ve Dedemli gibi bir başka ilçeye bağlı yerlerden insanlar geliyordu.

Pazar sırasında dikkat çeken görüntülere de rast geliyordum. Zannedersem Fartlı Kunduracı ailesinin başlattığı sokakta ibrikle abdest aldırma geleneği halen sürdürülüyor. Ulu cami sokağında her Cuma yaşanan bu manzara görülmeye değer. Yazıyı yazarken aklıma geldi. Bundan sonraki ilk Cuma orada abdest alacağım. 9 yıl burada yaşayıp burada abdest almadığıma hayıflandım doğrusu. Uluçay yani Çarşamba kıyısında yer alan Fart ve Pınarcık'tan gelen yerli ürünleri, Baybağan ve Sorkun'dan gelen patates Bozkır pazarının değişmezlerindendi. " İlana 1 Lira" gibi yazılarla Türkçemizin en zarif örneklerinin sergilendiği de oluyordu. Garibanın eti demek olan Balık Bozkır tabiriyle "Lise" nin önünde satılıyor. İlçe merkezinde kış günleri Cuma akşamları evlerde balık pişerdi ve kokuları dışarıya yayılırdı. Pazarın bir rengi de tahin kokularıydı. Taze üretilmiş tahini sıcağı ile yemenizi tavsiye ederim. 4-5 ayrı firmanın ürettiği tahinin yerini susamın konusundan bulursunuz emin olun. Her Cuma kuyruğun olduğu Bozkır fırınlarından çıkma sıcak ekmeğinizi de almayı unutmayın.                         

Malum salgın nedeniyle 29 Nisan- 17 Mayıs arasında tam kapanma ilan edildi. Bozkır pazarının 2 hafta arka arkaya kurulamayacağı ve yukarıda anlattığım manzaraların yaşanamayacağı günleri de göreceğiz. Rabbim tez zamanda bu illetin bitmesini nasip eylesin. Selam ve dua ile…

Mustafa AK
Bozkır Anadolu İmam Hatip Lisesi Tarih Öğretmeni
[email protected]

Yardımseverler tarafından Bozkır İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Gönüllüleri Derneğine ulaştırılan gıda yardımları, Bimder tarafından ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya devam ediyor.

Konya'da ikamet eden ve aslen VAN'lı olan hayırsever bir işadamımız tarafından (Bimder) Bozkır İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Gönüllüleri Derneğine, Bozkırdaki ihtiyaç sahibi aileler için gönderdiği 100 adet gıda paketinin dağıtımını gerçekleştirdi.

Çalışkan ve dürüst kişiliğiyle tanınan Bimder Başkanı Mehmet Görür, Bimder'in kurulduğu yıldan bu zamana kadar gecesini, gündüzüne katarak her alanda yoğun tempo ile faaliyetlerini sürdüren Başkan Görür, konu ile alakalı gazetemiz muhabirinin sorusu üzerine açıklamada bulundu.

Bozkır İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Gönüllüleri Derneği Başkanı Görür; "Her zaman söylediğimiz gibi biz veren el ile alan el arasında sadece köprüyüz. İyiliğin ve insanlığın coğrafi haritalarla sınırlandırılamayacağını bizlere bir kez daha hatırlatan Van'lı hayırsever kardeşimizden rabbim razı ve hoşnut olsun." dedi.

Başkan Görür konuşmalarının sonunda; "Kendisinin aslen Van'lı olduğunu ve Konya'da ikamet ettiğini, mübarek Ramazan ayında da, muhtaç ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere ilçemiz Bozkır'a da 100 paket gıda yardımını ulaştırmıştır. Bizlerde Bimder olarak ilçemiz ve bölgemizdeki ihtiyaç sahiplerine bu hayırsever kardeşimizin yardımlarını ulaştırdık. Tekrar söylüyorum, 'biz veren el ile alan el arasında sadece köprüyüz.' diyerek sözlerini tamamladı.



Yasaklarda ilçemizde hizmet vermekte olan taksici esnaflarımız. 

MUSTAFA TAYLAN 5325072739
ŞAKİR KURNAZ 5364529997
ALİ OSMAN YAPICI 5374252232
MUSA KARAFİL 5358165240
CEMAL AKÇA 5368957411
YUSUF BİL İÇİ 5363406034
MEHMET RIZA ÇELEBİ 5352539751
İDRİS ÇALTEPE 5395741850
HÜSEYİN BİLİCİ 5387228044
TOLGA GÖK 5423829058
CENGİZ ÇİMİ 5355945620
KAMİL SOYLU 5056109285
MUSTAFA ÖZTÜRK 5327038474
ZEKİ KUZEY 5352280377
MUSTAFA TEZEL 5353099625
МЕНМЕТ ÖZÇELİK 5367378609
MUSTAFA ASAN 5354928588
EROL ÇELİK 5357412172
ADEM TAŞ 5333582011

2018'de yılın Ahisi seçilen Bozkırımızın güzide esnaflarından Osman Kalay Cumhurbaşkanımızın iftar davetine katıldı.

Cumhurbaşkanımıza Bozkır Tahini ikram eden Osman Kalay hem Bozkırımızı eşsiz lezzeti tahini tanıtma imkanı buldu.

Cömertliği,dürüst esnaflığı ve örnek davranışlarıyla herkesin sevgisini kazanan hemşehrimiz Osman Kalay'ı tebrik ediyoruz.
2018 yılının abisi Osman Kalay Kalaycıoğlu Tahinin ilçemize ve Tahinin tüm ülkede bilinirliğinin artmasında büyük payı vardır. Siristat Haber Merkezi olarak emmimizi tebrik ediyoruz.

Bozkır Ziraat Odası Başkanlığı Bozkırlı çiftçiler için aracılık yaparak getirmiş olduğu kümes hayvanları ve Sertifikalı Patates dağıtımını gerçekleştirdi. 

Geçtiğimiz haftalarda Bahçe ekiminin mevsim normallerinden erken gerçekleşmesi dolayısı ile Patatesi dağıtımını gerçekleştiren Bozkır Ziraat odası bu hafta Aşılı Ataks cinsi aşılı Tavuk, Horoz, Civciv ve Hindi dağıtımını gerçekleştirdi. 

Bozkır Ziraat odasından yapılan açıklamada söz konusu Aşılı Tavukların yazımının talepler doğrultusunda yapıldığını ve 2bin kadar kümes hayvanın çiftçilere teslim edildiği ve çok sayıda vatandaşında talebinin olması dolayısıyla yasaklardan sonra yeterli başvuru olursa tekrardan kümes hayvanı getirilebileceği belirtildi.

Yapılan dağıtımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali öztürk "Bozkır Ziraat odası yönetimi olarak çiftçilerimizden gelen talepleri değerlendirerek çiftçimize Sertifikalı birinci ekim Patates tohumu ve Aşılı kümes hayvanları getirdik. 

Yönetim kurulu olarak çiftçilerimize hizmet eden ekipman parkurumuzu da günden güne geliştiriyoruz.  Amacımız ilçemizde ki üretimin artırılması için çiftçilerimizin taleplerini bütçemiz oranında en güzel şekliyle desteklemektir" dedi.