Bozkır ilçemizde görülen olumsuz hava şartları nedeniyle, 


Sadece taşımalı eğitime devam eden öğrencilerimiz için 

21 Ocak 2022 Cuma günü bir gün süre ile yüz yüze eğitime ara verilmesine karar verilmiştir. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


Dua; kişinin Cenab-ı Hak'tan kendisi ya da bir başkası için olumlu bir şeyler istemesi ya da dilemesidir.

Beddua ise; bir kimsenin başına kötü şeylerin gelmesini dilemek için söylenen sözlerdir. Beddualar; genellikle öfke, kızgınlık, güçsüzlük ve çaresizlik anlarında söylenmektedir.

Dua olumlu olarak algılanırken beddua olumsuz olarak algılanmaktadır Maddi ve manevi olarak faydası olanlara hayır dua edilirken, maddi ve manevi olarak zararı dokunanlara da beddua edilmektedir.

Hayır dualar; mutluluk anlarında yapılırken beddualar ise sıkıntılı anlarda yapılmaktadır.

"Allah iyiliğini versin, Allah kalbine göre versin, Allah işlerini rast getirsin, Allah zihin açıklığı versin…" anne babaların evlatlarına normal zamanlarda yaptıkları dualardan bazılarıdır.

"Allah gün yüzü göstermesin, Allah sürüm sürüm süründürsün, dizine gözüne vursun, Allah'ından bulasın, ocağın sönsün, iki yakan bir araya gelmesin…" bu ve buna benzer serzenişler ise anne babaların sıkıntılı ve sinirli zamanlarında evlatlarına karşı yaptıkları beddualardan bazılarıdır.

Anne babalar, normal şartlarda akıllarının ucundan dahi geçirmedikleri düşünceleri, çocukların en küçük olumsuz hareketlerine karşı sinirlenip beddua amaçlı sözleri kolayca söyleyebilmektedirler.

Bütün anne babalar iyi niyetlidir. Bu iyi niyet normal zamanlarda, söylemeye dahi hayâ edilen, akıllarına gelince de "Tövbe tövbe" denilen beddua, kızgınlık zamanlarına kolayca ağızdan çıkabilmektedir.

 Sinirlilik anlarında ağzından çıkan bir sözün nereye varacağını kestiremeyen anne babalar, sıkıntıların dönüp dolaşıp kendilerini bulacağını düşünemezler. Elbette bütün anne babalar bilerek çocuklarının kötülüğünü istemeyecek kadar akıllı ve bilinçlidirler.  Ancak bu tutum her ne kadar kızgınlıkla yapılsa da hoş görülecek bir tavır değildir. Çünkü dil neye alıştırılırsa onu söyleyecektir. Kızgınlık zamanında çocuğa beddua etmek yerine dilini "Allah senin iyiliğini versin" demeye alıştırmalıdır.

Anne babalar için bir imtihan aracı olan çocuklar, onların hem bu dünya hem de öbür dünyaları için mutluluk kaynağı olabildikleri gibi zindanı da olabilmektedir. Çocukların olumsuz davranışlarına sabredip eğitmek yerine, beddua eden anne babalar, çocuklarının olduğu kadar kendi hayatlarını da karartmaktadırlar.

Kızgınlık belirtisi olarak söylenen beddualar, hayır duada olduğu gibi en ulu makama çıkar. Dualarının kabulünün konusunda inancı tam olan anne babalar, beddualarında Cenab-ı Hak tarafından kabul edileceğini çok iyi bilirler.

Bilindiği gibi çocukların dini mükelleflikleri ergenlik çağında başlamaktadır. Mükellef olmayan çocuklar namaz ve oruç gibi dini vecibeler için sorumlu olmadıkları gibi olumsuz hal ve hareketlerden de sorumlu değillerdir. Dini manada hiçbir sorumluluğu olmayan çocuklara yapılacak bedduaların zamanla anne babalara geri döneceği bir gerçektir.

Bir kimse karşısındakine hayır ya da beddua ettiği zaman melekler o duayı alır, dua edilen kimse o duayı hak etmişse ona yüklerler. Fakat o kimse bu duayı hak etmemişse söyleyene o duayı iade ederler. Beddua edilen çocuğa ise melekler, günahsız ve akil baliğ olmadığından bedduayı yüklemekten hayâ ederek sahibine iade ederler. Anne babalar ileriki zamanlarda kendilerine asi olan çocuklarına karşı nerede hata yaptım diye düşünmeye başlarlar.

Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Bir kul, herhangi bir şeye lânet ettiği vakit, o lânet semâya doğru yükselir. Gök kapıları hemen onun önüne kapatılır. Sonra o, yere doğru iner. Arzın kapıları da ona kapatılır. Sonra sağa ve sola (doğru) yol tutarsa da, gidecek bir yer bulamaz. Nihayet lânet olunan kişiye dönüş yapar. Eğer o, buna lâyık ise orada kalır. Şayet o, buna ehil değilse, bu sözü sarf edenin kendisine döner (ve onun üzerinde kalır)." (Ebû Dâvud, 4/277) buyurmaktadır.

"Cennet annelerin ayağı atındadır." (Kenz-ül Ummal, 45439.) hadisince ayaklarına altına cennet konulan anne babalar, bunu kendilerini cennete girmesini kolaylaştıracak şekilde algılamaktadırlar. Bu hadisi çocuklarından daha çok kendileri için algılayan anne babalar,  çocukların eğitimlerinde karşılaştıkları olumsuz davranışlara karşı anlayış ve sabır göstermek yerine beddua etmeyi tercih etmektedirler. Anne babalar hak konusunu da yerine göre koz olarak kullanmaktadırlar. "Hakkım helal etmem" sözü ile çocuklarla aralarındaki bağları zayıflatmakta yerine göre de ortadan kaldırmaktadırlar. Yıllarca kendini arayıp sormayan ve kendince hayırsız evlat olan çocuklarına da "Ben onlara ne yaptım?" sorgulaması içine girmektedirler.

İtaatsizlikte bulunan çocuğundan şikâyete gelen bir babaya İbn-i Mübârek sordu:

"Sen oğluna hiç beddua ettin mi?"

"Evet, canımı çok sıktığı zamanlarda ettim."

"Sen kendi elinle kötü yapmışsın çocuğunu. Baba ve annenin çocuğu hakkındaki duası ret olunmaz.  Peygamber Efendimiz (s.a.v), mübarek dişini kıran kavmine: "Yâ Rab, kavmime hidayet eyle. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar!" diye dua etti. Sen de böyle bir anlayış içinde olsaydın; ziyan etmezdin. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in bu sabrı ve metaneti, ziyan getirmedi, sonunda kavminin imanlarına sebep oldu." der.

 

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: "Kuşkusuz Allah katında yegâne din İslam'dır."[1]

Okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyuruyor: "Kim, Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan ve peygamber olarak Hz. Muhammed'den razı olursa ona cennet vacip olur."[2]

Aziz Müminler!

İslam; son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) tarafından insanlığa tebliğ edilen hayat nizamıdır. Hz. Âdem'le birlikte insanlığa ulaşmaya başlayan vahyin son ve en mükemmel halidir.

İslam; insanı, dünya ve ahirette Allah'ın nimetlerine ulaştıran kutlu bir davettir. Kurtuluş ve selamete çıkaran dosdoğru bir yoldur. O, her ruhun istediği, her akl-ı selimin aradığı ve kıyamete kadar geçerli olan tek hak dindir.

Değerli Müminler!

İslam, hayatın gayesini ve yaratılış hikmetini öğrenmek isteyen insana ikna edici cevaplar sunar. İnsanın hayatını anlamlı kılar. Onu her daim iyiliğe ve hayra çağırır. Canın, malın, aklın, dinin ve neslin korunmasını emreder. Daralan kalplere kuvvet, bunalan ruhlara metanet verir. İnsana kendisiyle, Rabbiyle, insanlarla ve tüm canlılarla sağlıklı bir iletişim kurmasında rehberlik eder. İnsanoğluna, aklını ve yüreğini kullanarak yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yollarını öğretir.  

Kıymetli Müslümanlar!

Bütün insanlığa gönderilen İslam'ın ruhu, tevhit, samimiyet ve istikamettir. Evet, yüce dinimizin ruhu, Allah'ın birliğine gönülden inanmak ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. O'ndan başkasına kulluk ve ibadet etmemektir. İşlerinde ve bütün hallerinde doğruluk yolundan gitmektir. Nitekim "Bana İslam ile ilgili öyle bir nasihat ver ki, bu konuda başka kimseye soru sorma ihtiyacım kalmasın." diyen bir sahabiye Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:       قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ "Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol."[3]

Aziz Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam, güzel ahlak dinidir. Hak ve hakikat, fıtrat ve hayat dinidir. Adalet ve rahmet, şefkat ve merhamet dinidir. Esenlik ve selamet, huzur ve güven dinidir. İlim ve hikmet,  itidal ve kolaylık dinidir.

Bugün bize düşen, İslam'ın eşsiz bir nimet olduğunun farkında olmaktır. Bizi Müslümanlardan kıldığı için Yüce Rabbimize daima şükretmektir.  İslam'ın yüce değerlerini ve güzelliklerini hayatımıza aktarmaktır. İslam'ın dosdoğru yolundan ayrılmamak, hayatımızı istikamet üzere yaşamak için gayret sarf etmektir.

Unutulmamalıdır ki, bütün insanlığın huzur ve dirilişi İslam'dadır, İslam'ın hayat yüklü mesajlarındadır. Yine hatırlanmalıdır ki, "Kim İslam'dan başka bir din arama çabası içine girerse, bilsin ki bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktır."[4]


________________________________

[1] Âl-i İmrân, 3/19.

[2] Müslim, İmâre, 116.

[3] İbn Hanbel, III, 413.

[4] Âl-i İmrân, 3/85.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Konya Tarihi Kent Merkezi ve Mevlana Bölgesinde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi Projesi" kapsamında Mevlana Türbesi'nin etrafındaki 4 mahallede sosyal yardımlaşma kömürü alan, dar gelirli 1.108 konutun doğalgaz dönüşümleri yapıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'da hava kirliliğinin en yoğun olduğu bölgede maddi imkansızlıklarından dolayı kömür yakmak zorunda kalan vatandaşları doğalgazla buluşturduklarını belirterek, "Hem ailelerimiz kömürle uğraşmaktan kurtuldu hem de çevreye çok önemli katkı oldu." dedi. Evlerinde yapılan dönüşüm sonrası kömürü bırakıp doğalgaz kullanmaya başlayan aileler ise sobanın isinden kurtulduklarını belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'a teşekkür ettiler.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehir merkezinde hava kirliliğin önüne geçilmesi amacıyla "Konya Tarihi Kent Merkezi ve Mevlana Bölgesi Hava Kalitesinin İyileştirilmesi Projesi" kapsamında Mevlana Türbesi çevresindeki dört mahallede sosyal yardım alan 1.108 konutun doğalgaz dönüşümleri gerçekleştirildi.

Doğalgaz dönüşüm projesinin tamamlandığı bölgede incelemelerde bulunan ve ailelerle görüşen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, amaçlarının bu bölgede yaşayan vatandaşların doğalgaz kullanıyor hale gelmesi olduğunu söyledi.

"BİN 108 KONUTTA ÇALIŞMALARIMIZI TAMAMLADIK"

Başkan Altay, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak ilk etapta tespit ettikleri bin 108 konutta doğalgaz dönüşüm çalışmalarını tamamladıklarını belirterek, "Özellikle kaymakamlıktan kömür desteği alan vatandaşlarımızın tesisatlarının tamamı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'mızın finansmanı ile Konya Büyükşehir Belediyemiz tarafından gerçekleştirildi. Amacımız burada yaşayan vatandaşlarımızın artık doğalgaz kullanıyor hale gelmesi. Kaymakamlıklarımız da bundan sonra sosyal yardımları kömür yerine doğalgaz olarak yapacak. Yaptığımız bu çalışma ile tüm Türkiye'de böyle bir uygulama başlamış oldu. Sayın Cumhurbaşkanımıza, bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Bu vesileyle de özellikle Mevlana Bölgesi'nin hava kirliliğini azaltılması ile ilgili çok önemli bir çalışmayı hayata geçirmiş olduk." dedi.

"BAKANIMIZ MURAT KURUM'A VE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUZ"

Coğrafi konum olarak doğalgaz dönüşüm yapılan bölgenin hava kirliliğinin en yoğun olduğu bölge olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Burada maddi imkansızlıklarından dolayı kömür yakmak zorunda kalan vatandaşlarımızı böylece doğalgazla buluşturmuş oluyoruz. Hem onlar kömürle uğraşmaktan kurtuldular hem de çevreye çok önemli katkı oldu. Büyükşehir Belediyesi olarak İklim Değişikliği Eylem Planına uygun bir şekilde bu hizmetlerimizi yürütmeye devam edeceğiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Hayırlı olsun." diye konuştu.

VATANDAŞLAR ÇOK MEMNUN

Başkan Altay, evinde doğalgaz dönüşümü tamamlanan Yaldır ailesini de evlerinde ziyaret etti. Başkan Altay'a teşekkür eden ev sahibi Gülay Yaldır, "Sobanın isinden kurtulduk. Her gün devletimize dua ediyorum. Çok memnunuz, çok iyi oldu. Suyum sıcak, evimiz doğalgaz ile çok güzel ısınıyor. Evlerimiz sobalıyken apartmana girerken apartmanımız zehir gibi korkardı. O koku bitti artık. Allah devletimizden razı olsun." şeklinde konuştu.

Evinde doğalgaz kullanmaya başlayan Muarrem Başböğer, çok memnun olduklarını belirterek, "Devletimiz bizi bir işkenceden kurtardı. Ben hastayım, soba bize bir işkenceydi. Şimdi doğalgazla birlikte rahatız. 24 saat düğmeyi çevirip açıyorsun, düğmeyi çevirip kapatıyorsun. Bakanımızdan ve başkanımızdan Allah razı olsun." dedi.

73 yaşındaki Nezehat Şen ise, "Çok memnun kaldım, çok rahatım. Eskisinden daha iyi oldu. Eskiden evimiz sobalıydı, kovayı taşıyamıyordum, getirip götüremiyordum. Şimdi çok memnunum. Bakanımıza, Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. " diye konuştu.

Mustafa Kaplan da, "Memnun kaldık. Kovadan, isten, kömür derdinden kurtulduk. Allah devletimizden razı olsun. Engelli oğlum var, onun için de iyi oldu." ifadelerini kullandı.

Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara'nın intiharı sonrası İslami Cemaatlere yapılan saldırılara olan isyanımı bu yazımda dile getirmeye çalışacağım.

Doğrusu bu üzücü olayla ilgili bir değerlendirmeye yazımda yer vermeyecektim; ancak, bazı kesimler bu üzücü olayı pis emellerine alet ederek özellikle tarikat ve cemaatlere el insaf dedirtecek kadar saldırmalarına dayanamadım, dayanamıyorum!

Ayrıca, bu olaydan tüm şuurlu Müslümanlar ders çıkararak söylemlerine dikkat etmeli ve üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır.

            Herhangi bir İslami cemaate mensup olsun veya olmasın bütün Müslümanlar her türlü önyargılardan uzaklaşıp Müslüman şuuruyla birlikte mücadele etmenin çabası içinde olmalıdırlar.

            Hepimiz "HAK ile BATIL"ın mücadelesinin kıyamete kadar süreceğini beynimizin tam ortasına kalın harflerle kazımalıyız.

            Düşünün medyanın hemen hemen tamamına yakını bir haftadır bir gencin intiharı üzerinden tarikat ve cemaatlere saldırmaktalar hem de sınır tanımadan!

            Ülkemizde İslam karşıtlığı tedavi edilemez kronik bir hastalığa dönüşmüştür.

 Aslında tarikat ve cemaatler üzerinden İslam'a olan düşmanlıklarını ortaya koymaktadırlar.

            Her akıl sahibi Müslümana soruyorum:

-İslam'ın öğrenilmesi, öğretilmesi ve yaşatılması için çalışan İslami Cemaatlere kim, niye karşı olur?

Kesinlikle hiç şüphe duymadan inanarak söylüyorum bazı ahmak Müslümanlar hariç İslam karşıtı olanlar karşı olur!

Toplumun büyük çoğunluğunun İslami cemaatler hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olmadıklarını düşünüyor olumsuz propagandaların etkisiyle bakış açıları da her geçen gün daha fazla olumsuzlaşıyor.

Şu televizyonlarda bilmedikleri halde biliyormuş gibi konuşanlar var ya bunların asla ve asla samimi olduklarına inanmıyorum!

Samimi olsalar araştırırlar veya bir bilene sorarlar.

Sanki bu ülkede hiç intihar, taciz cinayet vs kötü olaylar olmuyor; oluyor hem de her gün!

Bir İslami Cemaat evi veya yurdunda bir olumsuz olay olunca basıyorlar yaygarayı!

Yazıklar olsun size vicdansızlar!

-Tamam Allah(c.c.)'tan korkmuyorsunuz hiç insanı vicdanınızda mı yok?

Adamlar sınır tanımadan ve utanmadan iftira atabilmekteler. Eğer, bilgi sahibi değilseniz mutlaka etkilenirsiniz.

Onun için bilgi sahibi olunuz ve bunların iftiralarının bir parçası olmayınız!

Hiçbir şekilde endişeye kapılıp kendiniz ve çocuklarınızı Ehli Sünnet İslami Cemaatlerden uzak tutmayınız.

Devletimiz hangi cemaatin, hangi örgütün amacının ne olduğunu bilir; bilmesi de gerek, bilmiyorsa zaten devlet olmaz!

Ne adına olursa olsun, neyi kullanırsa kullansın ülkesine, milletine ve inancına ihanet içinde olan her türlü yapıya karşı  gerekli önlemi almak zorundadır.

Arkasında ABD, İsrail, İngiliz, İran, Suudi Arabistan ve başka ülkelerin güdümünde olan tüm yapılarla etkin bir şekilde mücadele edilmelidir.

Herkes şunu iyi bilsin!

Ülkemizde faaliyetini sürdüren Nakşi Tarikat Temelli Ehli Sünnet İslami cemaatlere mensup insanlardan ülkesine milletine asla ve asla ihanet olmaz!

Bunların tamamı ehli sünnet akidesine sıkı sıkıya bağlıdır.

Vatanını "Vatan sevgisi imandandır" Hadis-i Şerifi düsturunca severler gerekirse canlarını verirler.

Asla ve asla İslam'ın aksine bir tutum ve davranışlarda bulunamazlar; bulunan varsa bunların kesinlikle tasavvuf ve tarikatla alakası yok; bunlar, İslam düşmanı güçlerin kullandığı sapık, aşağılık yapılardır.

İnsanların hiç işi gücü yok gibi her olumsuz olayın sonunda İslami Cemaatler suçlanıyor.

Adam, hükümete kızar suçlu cemaatler;  karısına kızar suçlu cemaatler; kocasına kızar suçlu cemaatler!

Oy veririsin suçlusun, oy vermezsin suçlusun; hep suçlu hep suçlu!

-Herkes şunu iyi bilsin, İslami Cemaatler kimsenin şamar oğlanı değil!

Önümüzdeki haftalarda konu eksenli yazılarıma devam edeceğim.

 

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, abonelerinin mesai saatleri haricinde de hizmet alabilmeleri için Konya'nın 7 ayrı noktasında konumlandırdığı Su Faturası Tahsilatı ve Kartlı Sayaç Kontör Dolum Cihazı (SUMAT), büyük kolaylık sağlıyor.

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların su ve kanalizasyon hizmetlerine ulaşımını kolaylaştıran çalışmalarını sürdürüyor.

KOSKİ aboneleri, online olarak www.koski.gov.tr adresindeki e-KOSKİ sekmesinden, mobil olarak KOSKİ Mobil uygulamasından, yüz yüze iletişim için müşteri hizmetlerinden ve telefonla hizmet almak için ALO 185 Çağrı Merkezi'nden iş ve işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Yine KOSKİ aboneleri, farklı alternatifleri değerlendirerek, [email protected] mail adresine, Büyükşehir Açık Kapı'ya, KOSKİ resmi web sitesinde Bize Yazın kısmında bulanan Genel Müdüre Mesaj ve e-Dilekçe bölümüne, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne ve 245 46 34 numaralı faksa istek, şikâyet ve önerilerini iletebiliyorlar.

7/24 HİZMET SÜREKLİLİĞİ SAĞLANIYOR

Tüm bunların yanı sıra şehrin farklı noktalarında hizmete sunduğu SUMAT'lar üzerinden dönemsel ve vadesi geçmiş su faturalarını nakit veya kredi kartı ile ödeyebilme olanağı tanıyan KOSKİ, elektronik kartlı sayaç kullanan aboneler için de sayaç kartlarına kontör yükleyebilmesi ve bakiye sorgulaması için KOSKİ'ye gelmeden işlem yapabilme kolaylığı sunuyor. Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, özellikle elektronik kartlı su sayacı kullanan abonelerin mesai saatleri haricinde avans kontör yükleyebilmeleri için geliştirdiği uygulama sayesinde 7 gün 24 saat hizmet sürekliliğini sağlıyor.

SUMAT CİHAZLARININ BULUNDUĞU NOKTALAR

Teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak hizmet hızını ve kalitesini yükselten Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, Karatay Belediyesi önü, Hacıveyizsade Camisi karşısı, Aydınlıkevler Tramvay Durağı yanı, Bosna Hersek Mahallesi Mesaj Caddesi ve Kayalıpark'ta bulunan Zabıta Dairesi Başkanlığı önü olmak üzere şehir merkezinin 5 farklı SUMAT hizmeti veriyor. Bunların yanı sıra KOSKİ, Akşehir ilçesi 24 Ağustos Caddesi ve Ereğli ilçesi Atatürk Caddesi'ne SUMAT cihazları yerleştirerek, vatandaşın hizmet alımını kolaylaştırdı.

Konya'da etkili olan aşırı soğukları nedeniyle gece termometreler Bozkır ilçesinde ise sıcaklık -14,7 olarak ölçüldü.

Aşırı soğuk hava Konya'da etkisini gösteriyor. Özellikle gece ve sabahın ilk saatlerinde termometreler rekor derecelere kadar düşüyor. Verilere göre, Bozkır Sorkun Dikilitaş yayla yolunda gece termometreler -14,7 dereceyi gösterdi.

Soğuk hava nedeniyle uzmanlar dışarı çıkacakların kalın giyinmeleri, elleri, yüzleri ve kulaklarını soğuktan korumaları gerektiğini belirtti.


Bozkır ilçemizde gelişen olumsuz hava şartları nedeniyle önleyici tedbir olarak,

İlçemiz  okullarında 20 Ocak Perşembe günü bir gün süre ile yüzyüze eğitime ara verilmesine; 

eğitimin uzaktan yürütülmesine, hamile ve engelli personelin idari izinli sayılmasına karar verilmiştir

Sadece yükünü mü? Kahrını da o çeker. Az demez çok demez yağmur demez kar demez, sıcak demez, zemheri ayazı demez Bozkır ile Dere arasında dolmuşculuk yapan bir markadır "TAPBILI" Bozkır'da işini en iyi yapan birkaç kişiden biri; Mehmet Gün yani namı diğer Tapbılı'dan bahsediyorum.

Tapbılı; Şoförlüğe 1973 yılında Sırrının Ahmet ve Asım Çavuş'un yanında başlar, kendine ait ilk minibüsü 1981 yılında alıp, Dere Kasabası ve Bozkır arasında çalışmaya başlar. İşte o yıllar bizim okul yıllarımızdı. Her sabah Çağlayan Kasabası'ndan kalkıp; karına, kışına, ayazına, yağmuruna, çamuruna aldırmadan okumak için her gün kilometrelerce yol yürürdük. Çoğu zaman dolmuşa binecek paramız olmazdı. Yağmur, kar ve ayaz canımıza tak ettirirdi. İşte o anlarda kulağımız arkamızdan gelecek araba sesinde olurdu. Ancak ne gelen olur ne de giden bazen o sessizlikten içimiz ürperirdi. Her şeye rağmen yürümekten başka çözüm olmazdı. Arkadan gelmesi için dua ettiğimiz iki araba olurdu. Birisi Dere'de oturan Ispartalı halıcı amca diğeri ise Tapbılı idi. Sadece onlar durup arabasına alır, diğerleri selam bile vermezlerdi.

Resmini gördüğünüz araba sizi aldatmasın. O Tapbılı'nın son arabasıdır. Bundan önce klasik bir Ford minibüsü vardı. Araba çok yavaş gittiği için "niye hızlı gitmez" diye takıldığımızda "motor arıza yaptı yerine motor bulamayınca traktör motoru taktılar böylede iyi az yakıyor" derdi. Çoğu zaman arabanın dolmasını beklemeksizin yola düşer böylelikle her gün birkaç sefer fazla yapardı. O Ford minibüsü o kadar kötüleşti ki nasıl izah edilir bilmiyorum. Bozkır'dan yola çıktık mı her çeşmeden ön aksanına iki kova su döker motoru soğuturduk. O araba KOVA SOĞUTMALIYDI. Kapıları her zaman bozuk olur Tapbılı'da kapıyı bir iple bağlayıverirdi. Hatta ip de fayda etmeyince kapıyı tutması için bir çocuk tutmuş o sadece gidip gelirken kapı tutardı. Bu şartlara rağmen diğer dolmuşlar boş gelip giderken, Tapbılı tıka basa dolar adeta patates çuvalı gibi üst üste giderdik.

"O arabasıyla değil, yüreğiyle taşır"

Ben Çağlayanlıyım o da Dereli, köylerimiz arasında kavga eksik olmazdı. Çağlayan'ın dolmuşçuları bunu fırsat bilip Tapbılı Halkevinin önü'ne inmesin diye ona ambargo uygulamak isterlerdi. Biz inadına Tapbılı'yla gelip giderdik Karda, kışta, ayazda umutla beklediğimiz günlerin ve adamlığının hatırına…
Yine yaz tatilinde köye gidiyorum Çağlayan'dan ihtiyar bir bayan; "çuvalım ağır evime kadar çıkarır mısın?" diye rica etti. Tapbılı ihtiyar kadını evine kadar çıkarmasına karşılık normal ücret aldı. İşte TAPBILI MARKASI böyle doğmuştur.

Bir insanın ülkesine hizmet etmesi için bakan, milletvekili, vali, kaymakam veya herhangi bir amir olmasına gerek yoktur. Hani klasik bir deyimimiz var ya; "vatanı seven, işini en iyi yapandır." işte Tapbılı bu tanıma uyan nadir insanlardan birisidir. Böyle dürüst ve işini seven değerleri Mehmet Gün'ün namı diğer Tapbılı'nın sahsında tebrik ediyor imkân buldukça Bozkır Gücü Spor Kulübü olarak iz bırakan değerlerimizi yansıtmaya devam edeceğiz
Selam ve dua ile…

Muammer Tunahan
Kulüp Başkanı

Bozkır Gücü Spor Kulübü
 "V E F Â N I N G Ü C Ü"

Seçmeli dersler; eğitim kurumlarında zorunlu olmayan yani okunup okunmaması kişinin isteğine bağlı olan derslerdir. Kişiler her istediği dersi seçemez. Dersleri okul türleri belirler. Yani İHL'de okuyan bir öğrenci "Kültür Mantarı" yetiştirme dersini isteyemez.

Bu konuya Cuma Hutbelerinde değinilince haliyle eleştiriler oluyor. Bir de belirli derslere yönlendirme yapılınca. Bu durum elbette mahalle imamımızdan kaynaklı değil. O amirinden, amir de daha yukarıdan silsile yoluyla emir alıyor. Bence anormallik yok. Ülkede siyasette etkin olan güçler değiştikçe hutbeler, dilleri ve içerikleri değişir. Çünkü hutbeler devletin görüşünün cami cemaatine aktarılmasıdır. Bunu Resulullah'ta böyle yapmıştır. 80 yıl önceye sesimiz çıkmıyorsa bugüne de çıkmayacak. Daha doğrusu rajon bu. Bu mesele de mahalle imamımızın vb. dahli olmadığını bildiğimize göre bu noktayı bitiriyorum. Hutbedeki düşünceye samimi olarak katılanlar olduğu gibi, beni ilgilendirmez diyenler de olacaktır. Ya da bizim kız İngilizce öğretmeni ek ders lazım İngilizce dersi seçilse daha iyi olurdu diyenler de olacaktır. Saygı duymak lazım.

Peki diyanet bu konuda sadece yönlendirme mi yapmalı. Asıl görevi bu mu? Sorunun cevabı bana göre Hayır.  Diyanet günümüzde İslami ilimler ile ilgili ders kitaplarını incelemeli ve güncellemelidir. Kitaplar Kur'an ve sünnete uygun bilgiler içeriyor mu? Müfredat güncel dini sorunlara cevap verecek şekilde düzenlenmiş mi? Bu sorularda eğitimci metodu belirler. Yani nasıl öğretelim. İçerik ise diyanet ve ilahiyatların kontrolünden geçmelidir.

Genel olarak ders seçimleri okul türü, ihtiyaçları, öğretmen kadrosu, öğrenci ve velilerin istedikleri doğrultusunda belirlenmektedir. Hatta en özelde öğretmeni olan ders seçilmektedir. Fizik öğretmeni olmayan bir İHL dışarıdan alıp alamayacağı belli olmayan bir Fizik öğretmenine güvenip bu dersi seçmez. Elinde meslekci varsa meslek dersi, tarihçi varsa tarih dersi seçer. Genellikle elindekini vermek istemediği için onun dersini artırır. Şartlar gereği bu uygulama yapılır. Bunu da eğitimle ilgili herkes bilir. Mahallenin imamı dâhil. Kimse de eleştirmez. Çünkü uygulanabilir olan tercih edilir.       Bana göre, öğrenci, veli, devlet ve mevzuat gibi noktalardan sıkıştırılan idarecilerimiz her zamanki Türk aklıyla herkesi memnun eden ama kimseyi tatmin etmeyen çözümler bulur. Mesele bir seneliğine de olsa kapanır. Olan bu meseleler arasında kaynayıp giden doğruluk, dürüstlük vb. ahlaki kazanımlara olur. 

Selam ve dua ile                                                                                                              

BOZKIR ŞOFÖRLER VE NAKLİYECİLER ESNAF ODASI BAŞKANLIĞI 2022 YILI GENEL KURUL İLANI.

MADDE: Odamızın 2022 yılı Olağan genel kurul toplantısı,5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 43'üncü maddesi gereğince  02/02/2022 tarihinde Çarşamba günü, Saat: 11.00'da BOZKIR ŞOFÖRLER VE NAKLİYECİLER ESNAF ODASI BAŞKANLIĞI Yukarı Mahalle Fevzi Paşa Caddesi.No:21 İç Kapı No:110  P.K: 42630 BOZKIR/KONYA adresinde; çoğunluk sağlanamadığı takdirde toplantının 12/02/2022 tarihinde Cumartesi günü, Saat: 11.00'da T.C. BOZKIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI YENİ BELEDİYE DÜĞÜN SALONU BOZKIR/KONYA adresinde yapılmasına, oybirliğiyle karar verildi.

GÜNDEM
1-) Açılış.
2-) Başkanlık divanının teşekkülü.
3-) Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması.
4-) Başkanlık divanına tutanakları imzalama yetkisi verilmesi.
5-) Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi.
6-) Denetim Kurulu raporunun okunması ve müzakeresi.
7-) Bilanço, gelir ve gider hesaplarının okunması ve müzakeresi.
8-) Bilanço, gelir ve gider hesaplarının kabulü veya reddi.
9-) Yönetim Kurulu ve denetim kurulunun ayrı ayrı ibrası.
10-) Yeni dönem çalışma programı ile bu program içinde yer alacak olan eğitim, teorik ve pratik kurs programları ve tahmini bütçenin görüşülmesi, kabulü veya reddi.
11-) Aylık ücretlerin, huzur haklarının, yolluk ve konaklama ücretlerinin tespit edilmesi.
12-) 5362 Sayılı Kanundaki sınırlar içinde; Öğrenci okutulması, Muhtaç durumdaki Oda üyelerine yardımda bulunulması ve bu konudaki işlemleri yürütmek üzere Yönetim Kurulu'na yetki verilmesinin kabulü veya reddi.
13-) Bağlı olduğu Birliğin Muvafakati alınmak şartıyla Kuruluş amacını gerçekleştirmeye yönelik   Gayrimenkul, arsa ve her türlü taşıt alım ve satımına, kat karşılığı verilmesine, gayrimenkul karşılığında ödünç para alınmasına karar vermek bu konuda da işlemleri yürütmek üzere Yönetim Kurulu'na yetki verilmesi
14-) Dilek ve temenniler.
15-) Seçimler.
16-) Kapanış.

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü'nün tarımsal sulamaya verdiği destek ve sulu tarıma geçilmesiyle beraber Konya Ovası'nda tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçi ailelerin yüzünü güldürüyor. Yapılan göletler, aynı zamanda bitki deseni değişikliğine de imkân sağlıyor.

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, hizmet sınırları içerisinde bulunan çiftçilere sulama desteğini sürdürüyor.

Büyükşehir'in tarımsal sulamaya verdiği destek ve sulu tarıma geçilmesiyle sadece hububat ekimiyle sınırlı olan Konya Ovası'nda artık hububat ile beraber mısır, şeker pancarı, çilek, meyve ağaçları, ceviz, badem, yer fıstığı, adaçayı, sahlep, trabzon hurması, üzüm, kekik, ahlat ve alıç gibi birçok endemik bitki de yetişmeye başladı.

TARIMSAL ÜRETİME GÖLET DESTEĞİ

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin gölet yapımından kapalı sistem sulama ve derivasyon tesislerine kadar birçok tarımsal yatırımı Konya iliyle buluşturduğunu belirten KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir, tüm bunların yanı sıra mevsimlik işçilerin de ihtiyaç duyduğu suyu temin ederek depolar kurmaya devam ettiğini kaydetti. Sulama suyu temini amaçlı olarak yapılan, yağış havzası genişliği 2.4 kilometrekare olan Ilgın Çatak Göleti ve Kapalı Sistem Sulama Tesisi'nin özelliklerini sıralayan Demir, "Brüt depolama hacmi 245 bin 23 metreküp olan Çatak Göleti, 229 bin 603 metreküp faydalı su hacmi ve 24 metre gövde yüksekliğine sahip, homojen kil dolgu tipi özellikleri bulunan göletimiz, 657 dekar alanı sulayacak sulama kapasiteli olarak yapılmıştır. Bitki deseninde olumlu anlamda değişikliğe katkı sağlayacak bu göletimizin projesinde 6 bin 500 metre muhtelif çaplarda polietilen boru kullanılmış, 58 adet sulama almaç vanaları konularak sulama alanında çiftçilerin kullanımına sunulması amaçlanmıştır" dedi.

GÖLETLER SULAMA AMAÇLI KULLANILACAK

Ilgın Bulcuk Göleti ve Kapalı Sistem İsale Hattı Tesisi'nin de tamamlanarak hizmete alındığını ifade eden Demir, sulama suyu temini amaçlı yapılan Bulcuk Göleti'nin de 5 kilometrekare havza genişliğine sahip olduğunu, brüt depolama hacminin ise 312 bin 747 metreküp olduğunu dile getirdi. 20 metre bent yüksekliği bulunan göletle alakalı bilgi veren Demir, "640 dekar alanı sulayacak olan göletimizin kret genişliği 7 metre, kret uzunluğu 214 metre, gövde yüksekliği temelden 20 metredir. Projede 900 metre muhtelif çaplarda polietilen boru kullanılmış ve isale hattı yapılarak sulama alanında çiftçilerin kullanımına sunulmuştur" diye konuştu.

HAYVAN İÇME SUYU GÖLETLERİ TAMAMLANDI

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü'nün tüm bunların yanı sıra hayvan içme suyu göleti çalışmalarını da sürdürdüğüne dikkat çeken Demir, Ahırlı Balıklava ve Hüyük Selki hayvan içme suyu göletlerinin tamamlanarak hizmete sunulduğunu bildirdi. Ahırlı Balıklava Hayvan İçme Suyu Göleti'nin 17 kilometrekare, Hüyük Selki Hayvan İçme Suyu Göleti'nin ise 3.4 kilometrekare büyüklükte yağış havzası olduğunu vurgulayan Demir, "Ahırlı Balıklava Proje alanında yaklaşık 800 büyükbaş, 2 bin 400 küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Hüyük Selki proje alanında ise yaklaşık 1500 büyükbaş, 3 bin 500 küçükbaş hayvan bulunmaktadır. İnşallah bu göletler sayesinde su toplayacak olan göletimiz, bölgede hayvancılığın gelişmesine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

 Bozkır ilçemizde gelişen olumsuz hava şartları nedeniyle önleyici tedbir olarak, 


İlçemiz okullarında 19 Ocak Çarşamba günü bir gün süre ile yüzyüze eğitime ara verilmesine; 

eğitimin uzaktan yürütülmesine, hamile ve engelli personelin idari izinli sayılmasına karar verilmiştir


Bozkır Dereköy'lü
Şair ve emekli öğretmen Ahmet Üresin, son kitabı "Bozkır Bozkır Derler..."in gelirini Konya Bozkırlılar Derneği'ne bağışlayacak

Konya Bozkırlılar Derneği yararına bir kitap daha yayın hayatına girdi. Dernek üyesi, emekli öğretmen Ahmet Üresin'in on ikinci şiir kitabı okuyucusu ile buluştu.

"Bozkır Bozkır Derler" isimli kitabının gelirini Konya Bozkırlılar Derneği yararına bırakacağını açıklayan Usta Şâir Ahmet Üresin'e dernek başkanı Burhan Yıldız teşekkür etti.

Bir çok dergi ve gazetelere konu olmuş şiirleriyle bilinen  şair Ahmet Üresin önümüzdeki aylarda imza günü düzenleyecek.

Bozkır Gençlerbirliği, Meram Kara Kartallar Spor'a 5 - 0 mağlup oldu.

Bozkır ilçesinin yeşil sahalardaki temsilcisi bu haftaki oynadığı maçta Meram Kara Kartallar takımına 5 - 0 mağlup oldu.

Sırıstat Haber Merkezi ailesi olarak Gençlerbirliği Spor'a Konya İli 2021-2022 Futbol Sezonu Süper Amatör Küme B Gurubunda başarılar dileriz.


Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, muhtarların verdikleri hizmetleri kolaylaştırmak ve talepleri muhataplarına en sağlıklı ve verimli yoldan iletmesine olanak sağlamak amacıyla Muhtar Bilgi Hattı'nı KOSKİ Mobil Uygulamasına ekledi.  KOSKİ Mobil Muhtar Bilgi Hattı ile artık muhtarlar, mahallelerinde yaşanması muhtemel arıza ve su kesintilerini anlık olarak KOSKİ ekipleriyle paylaşıp, anlık geri dönüş alabilecekler.

Konya Büyükşehir Belediyesi, muhtarların yükünü azaltırken işlerin daha hızlı gerçekleşmesine katkı sağlamak üzere teknolojiyi de en verimli şekilde kullanıyor.

Bu kapsamda arıza ve su kesintisi konularında muhtarların anlık bilgi girişi yapabilecekleri KOSKİ Mobil Muhtar Bilgi Hattı'nı devreye alan Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, muhtarların cep telefonlarına indirerek kullanabilecekleri sistem sayesinde sorunları daha hızlı çözüme kavuşturmayı hedefliyor.

MUHTARLARIN HİZMET KALİTESİNİ ARTIRACAK

Konuyla ilgili KOSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından, ilk etapta Selçuklu, Meram ve Karatay ilçelerinde görev yapan muhtarların katıldığı bir toplantı gerçekleştirerek sistemin işleyişi hakkında bilgi verildi. Konya Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu'nda  gerçekleştirilen toplantıda konuşan Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Demet,  "Malumlarınız üzere KOSKİ olarak hem webten hem de cepten vatandaşlarımıza online hizmet vermekteyiz. Vatandaşlarımız, çok yoğun bir şekilde kullanılan mobil uygulama ile KOSKİ'ye gelmeden, oturdukları yerden her türlü işlemlerini yapabilmektedirler. Siz değerli muhtarlarımızın da arıza ve su kesintileriyle ilgili konuları ivedilikle iletebilmeniz ve mahallenizde olup biteni daha rahat takip edebilmeniz; akabinde de sağlıklı geri dönüş alabilmeniz için mobil uygulamamızda KOSKİ Mobil Muhtar Hattı'nı ekledik" dedi.

ANLIK GERİ DÖNÜŞ SAĞLANABİLECEK

Muhtar Bilgi Hattı'na Mobil uygulama üzerinden bağlanılabildiğini vurgulayan Demet, "Cep telefonunuza indireceğiniz KOSKİ Mobil uygulamamız sayesinde mahallenizdeki arıza ve kesintileri hem konum hem fotoğraf ekleyerek KOSKİ'ye anında gönderebileceksiniz. Arıza bittiğinde ise KOSKİ, arızanın tamamlandığına dair kısa mesajla sizi bilgilendirecek. Ayrıca mahallenizdeki herhangi bir noktada meydana gelen kesinti veya arıza da hem çalışma başlarken hem de arıza giderildiğinde cep telefonunuza bilgi mesajı olarak gönderilecek. Bu konuda sizden istirhamımız kıt olan su kaynaklarını korumamızda bizlere destek olmanız, mahallenizde gördüğünüz bir arıza veya aksaklığı bizimle anlık olarak paylaşmanız ve kültürümüzde medeniyet olarak nitelendirilen suyun bir damlasının bile israf edilmemesi konusunda bizimle işbirliği yapmanızdır"  ifadelerini kullandı.

Daha sonra KOSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Yaşar İncikli, sistemin çalışma prensiplerini ve teknik detaylarını muhtarlara yaptığı sunumla anlattı.

Bozkır Tekstil Atölyesinin kurucusu işadamlarından Hasan Özcan, Mehmet Öcal ve Akçapınar Muhtarı Nejat Şen'in kurduğu şirketle ilk şubesini geçtiğimiz yıl Bozkır'a açtılar. Tekstil atölyesinde 2021 yılının 10. Ayında üretimlerine başladıkları ve aynı tekstil atölyesi bu yıl da bayan giysileri üzerine ikinci şubelerini yine Bozkır'a açtılar.

Şirket sahibi Akçapınar Muhtarı Nejat Şen, Bozkır'a kurdukları tekstil fabrikasıyla hem üretime hem de istihdama katkı sağladıklarını belirtti.
Bozkır'a tekstil atölyesinin ilk kurulmasını başlatan Hasan Özcan, Mehmet Öcal ile birlikte İstanbul'da bulunan bir işadamımız; kurulduktan sonra tam imalata geçileceği anda, İstanbul'dan gelen bir Bozkırlı işadamı hemşehrimiz daha sonra sağlık nedenlerinden dolayı kendisinin vazgeçtiğini belirtmiş. Bunun üzerine Muhtar Necat Şen, bu atölyenin Bozkır'dan gitmemesini istemediğini ve canla başla mücadele ederek işadamı Hasan Özcan ile Mehmet Öcal'a yardımcı olduğunu ve vazgeçen işadamının yerine Mustafa Çam'ı bulduğunu söyledi.

Muhtar Necat Şen, kendi aralarında iki üç tane ortak bularak kendi adına şirketi üstlenip Bozkır'da kalmasına vesile olduğunu da sözlerine eklerken, iyi ki vesile olduklarını ve ikinci şubesini de bu yıl açtıklarını, böylece Bozkır'a bir nebzede olsa işsizliğe katkı sağladıklarını ifade etti.

Şirketin kurucusu ve sahibi olan Muhtar Necat Şen ile İstanbul'dan gelen Bozkırlı işadamlarından tecrübeli Hasan Özcan, Mehmet Öcal, ilçemize kurdukları tekstil fabrikasıyla hem üretime hem de istihdama katkı sağlamış oluyorlar. İstanbul'da 32 yıldır tekstil üreticisi olan Hasan Özcan ile Mehmet Öcal geçtiğimiz yıl 3 ay boyunca tekstil atölyesini kurma aşamasında olduklarını ve ilk kurdukları atölyede de 4 aydır 55 makine ile çalıştıklarını sözlerine ekledi. Şen ile Özcan; "Bize çeşit çeşit ürünler geliyor, bunun içinde kesimimiz, dikimimiz ve ütü paket bölümümüz var. Çeşitli modellerde gömlekler çıkartıp İstanbul'a gönderiyoruz. İstanbul'dan kesilmiş mallarımızda geliyor bazı müşterilerimizden. Yıkama oluyor, gönderiyoruz. Çalıştığımız firmalarla, ortak bir çalışma aşamasındayız." dediler.

İşadamı Hasan Özcan, Mehmet Öcal, Mustafa Çam ile Akçapınar Muhtarı Necat Şen, Bozkır'a istihdam ve dışarıya göçü durdurmak amacıyla bu yatırımı yaptıklarını ve öncülük yaptıklarını ifade ettiler. İşadamı Hasan Özcan, Mehmet Öcal, 20 yıldır kendi işini yaptıklarını ve Bozkır'daki insanlara istihdam imkânı vermek için geldiklerini,  İnşallah ilerleyen zamanda 200-250 kişiye çıkarma hedeflerinin olduğunu belirttiler.  İlk açılan şubede 65 kişi ile çalıştıklarını, Bozkır'daki genç kızlarımıza, genç kardeşlerimize, Bozkır ilçemizden göçü durdurmak için istihdam imkânı sunmak için geldiklerini belirtmişlerdir.

Aynı şekilde, Akçapınar Muhtarının da daha önce İstanbul'da kardeşleri ile birlikte yıllarca tekstil atölyesi çalıştırdıklarını ve oradan da onunda tecrübesinin olduğunu ifade ederken, Muhtar Nejat Şen ile Hasan Özcan ve Mehmet Öcal; "Allah'a şükür bayan giysileri üzerine de ikinci şubemizi yine Bozkır'a Belediyenin karşısına açtık. Tek gayemiz Bozkır'a istihdam sağlamaktır. İstanbul'daki işadamlarımıza da Bozkır'a yatırım yapmalarını istiyor ve davet ediyoruz." şeklinde konuştular.

Daha sonra konuşmalarını şu önemli cümlelerle tamamlayan, şirketin kurucusu ve sahibi olan Muhtar Necat Şen, Hasan Özcan, Mehmet Öcal ve Mustafa Çam; Devlet büyüklerinden istihdam sunan insanlara yardımcı olmalarını istediklerini, kendilerinin Bozkır'ın gençlerine hizmet için ekmek yedirmek için bu yatırımı yaptıklarını ve taşın altına ellerini koyduklarını belirttiler.

Kendilerinin de bir parça ekmek yemek için uğraş ve çaba sarf ettiklerini ve Anadolu'ya çıktıklarını, Bozkır'da ilk kez detaylı bir tekstil atölyesi sistemine geçildiğini ifade ettiler. Şükredip bundan sonra da iyi olacağına inandıklarını, ikinci atölyeyi de açtıklarını ve toparlamaya çalıştıklarını, şimdi uğraşıp, mücadele ederek ve sonra da bunların meyvesini yiyeceklerini de sözlerine eklediler.

Öte yandan işletmeye sonradan dahil olan Mustafa Çam ise; "Bozkır'a istihdam sağlansın bu fabrika buradan gitmesin diye bu işe girdiğini, çalışanların Bozkır'ın içinden ve köyünden olduğunu sözlerine eklerken, İnşallah memleketimiz için hayırlı olur dedi.