Konya Büyükşehir Belediyesi, Derbent Aladağ'daki kayak bölgesine giden 7 kilometrelik yolda; altyapı, genişletme ve güçlendirme çalışmalarını tamamlayarak yolu daha güvenli ve konforlu hale getirdi. Yürütülen çalışma sonunda 9 metre genişliğe ulaşan yolda 16 bin ton asfalt kullanıldı.

Konya Büyükşehir Belediyesi, ilçe ve mahalle yollarının kalitesini yükseltmek için yoğun mesaisini sürdürürken, Derbent Aladağ kayak bölgesine giden 7 kilometrelik yolu da tamamladı.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yeni Büyükşehir Yasası ile Konya'nın tüm ilçelerine prestij caddeler kazandırdıklarını belirterek, Büyükşehir sorumluluğunda bulunan mahalle yollarının tamamında da kaliteli ulaşım hizmeti sağlamak için yatırımları sürdürdüklerini söyledi.

Derbent Aladağ'daki kayak bölgesine giden 7 kilometrelik yolda yürütülen çalışmanın tamamlandığını aktaran Başkan Altay, "Yolun dar olan 5 kilometrelik bölümünde genişletme çalışması yaparak kış şartlarında araçların park edebilmesi için alanlar oluşturuldu. Ayrıca; yarma dolgu, altyapı, yol kotu düzenleme ve güçlendirme çalışmalarıyla yol sürücülerimiz için daha güvenli ve konforlu hale getirildi. Yaklaşık 14 metre platform oluşturulan, 9 metre genişliğe çıkarılan yolda 16 bin ton asfalt kullanarak salgın sonrası gelecek ziyaretçilerimize hazır hale getirdik." ifadelerini kullandı.

Aladağ yolunun Konya ve Derbent için büyük önem arz ettiğini kaydeden Başkan Altay, standardı yükselen yolu bölge halkının ve Konyalıların hizmetine sunmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.



Konya'da eşini av tüfeğiyle öldürüp intihara teşebbüs eden tutuklu sanığa, "eşi kasten öldürme" suçundan, haksız tahrik indirimiyle 20 yıl hapis cezası verildi.

3. Sayfa / 01 Aralık 2020 Salı 13:06

Konya'da Eşini Av Tüfeğiyle Öldürüp İntihara Kalkışan Sanığa 20 Yıl Hapis Cezası
Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Hasan Hüseyin Berber (53), avukatı ve oğlu katıldı.

Tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi Y. Berber, ağabeyi ve yengesinin, Mehmet İ. hayatlarına girene kadar mutlu bir evlilik yaşadıklarını söyledi.

Aile ilişkilerinin, Mehmet İ. ve yengesinin sık sık görüşmeye başlamasıyla bozulduğunu dile getiren tanık, "Ben Bozkır'da ikamet ediyorum. Maktulün sağlık sorunları nedeniyle Mehmet İ. isimli şahısla, baş başa Bozkır'a geldiklerine şahit oldum. Ağabeyim, bu durumdan üzüntü duyuyordu, maktulün kendisini dinlemediğini, görüşmesini istemediğini belirtmesine rağmen Mehmet İ. ile görüşmeye devam ettiğini söylüyordu." ifadesini kullandı.

Sanık Berber de olay nedeniyle pişman olduğunu belirtti ve tahliyesini talep etti.

İddia makamı, esas hakkındaki mütalaasında, sanık Berber'in eşi kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, maktulün, eşinin uyarılarına rağmen Mehmet İ. ile görüşmeye devam ettiği gerekçesiyle, sanığın cezasında haksız tahrik indiriminin uygulanmasını istedi.

Mahkeme heyeti, sanık Berber'i "eşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Heyet cezayı, haksız tahrik indirimiyle 24 yıla, iyi hal indirimiyle de 20 yıla indirdi.

- Olay

Karatay ilçesi Saraçoğlu Mahallesi Hanefi Sokak'ta, 22 Mart 2019'da, evlerinde tartıştığı eşi Müslime Berber'i av tüfeğiyle vuran Hasan Hüseyin Berber, daha sonra intihar girişiminde bulunmuştu.

Müslime Berber olay yerinde hayatını kaybetmiş, kendisini silahla çenesinden yaralayan Berber ise sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.

Berber hakkında "eşi kasten öldürme" suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kaynak : AA  

İki derviş yolda giderlerken, bir derenin kenarında karşıya geçmek için bekleyen genç bir kadın görmüşler. Kadın, dervişleri görünce:

Kardeşler, demiş, çok acelem var, ne olur bana yardım edin de karşıya geçeyim. Ben sudan çok korkarım, tek başına geçemem. Dervişlerden biri:

Hay hay bacım, demiş ve kadını sırtına alarak derenin karşısına geçirmiş. Kadın, bu iyi niyetli dervişin zor zamanındaki yardımından öyle memnun olmuş ki, dervişe dua üstüne dua etmiş. Ve dervişler:

Uğurlar ola bacım, diyerek yollarına devam etmişler. Fakat öteki derviş, arkadaşının bu davranışını başka bir biçimde yorumlamış ve bu yaptığını hiç de hoş karşılamamış. Yaklaşık bir kilometre yürüdükten sonra kendini daha fazla tutamayarak âdeta patlamış:

Sen kadını sırtına aldın ve onu karşıya geçirdin ha! Söylesene, böyle bir şeyi nasıl yapabildin? Biz dervişiz; bırak bir kadını sırtlayıp karşıya geçirmek, onlara bakmamız bile yasaktır, bilmiyor musun?

Öteki derviş, arkadaşına dönmüş ve demiş ki: Evet, ben o çaresiz kadını sırtıma alıp karşıya geçirdim, doğru; ama ben onu orada bıraktım; oysa sen hâlâ oradasın ve onu hayalinde taşıyorsun.

Günümüz anne babalarının çocuklarla ilişkilerini anlatan güzel bir hikâye olduğunu düşünüyorum. Anne babalar birinci derviş gibi çocukları belli bir aşamadan sonra sırtlarında indirmeleri gerekirken ikinci derviş gibi hâlâ sırtlarında taşımaktadırlar. Vaziyete bakılırsa taşımaya da devam edecekler gibi. Bunu LGS ve YKS tercih danışmanlığında bunu daha çok göryoruz. Çünkü tercih kaygısını çocukların yaşaması gerekirken anne babaların yaşadıklarını gördük.

Tercih danışmanlığı sürecinde yaşadıklarımız, anne-baba çocuk ilişkilerinde; "Taşıma su ile değirmen döndürülmeye" çalışıldığını gördük.

Anne babalar, ellerinden gelen bütün fedakârlıkları yapmış ve semeresini almak istiyorlar. Çocuklarda sorumluluk bilinci içinde bunun semerelerini vermeleri gerekirken bu konuda en küçük kaygıları da yok. Çünkü çocuklar,  anne babalarının sırtlarından inmeye, anne babalarında indirmeye niyetleri yok.

Anne babaların ifadesiyle; yemeyip yedirilen, giymeyip giydirilen, el bebek gül bebek büyütülen bu çocuklar için okul adına da fedakârlıklar fazlasıyla yapıldı. Anne babalar, imkânlar ölçüsünde daha iyi okul ve daha iyi üniversite kazanmaları için çocuklarını özel öğretim kurslarına gönderdiler. Durumu iyi olanlar ise özel okullara gönderdiler. Ancak LGS ve YKS sonuçlarını ellerine aldıklarında durumun hiçte içi açıcı olmadığını gördüler. Başka bir ifadeyle çocuklarını sırtlarından indirmek yerine taşımaya devam edeceklerini gördüler.

Anne babalar, sınav sonuçlarına göre en iyi tercih nasıl yaptırırım kaygısı içinde iken aynı kaygının çocuklarda olamadığını gördük. Sanki anne babası okuyacak. Evladım şu okul olur mu? Olmaz! Şu üniversite olur mu? Yok! Şu ildeki üniversiteye giden mi? Uzak! Bir yıl daha hazırlansan olur mu? Bir yıl daha bu stresi çekemem cevabını verirler. Yani anlayacağınız ne okul, ne üniversite, ne de meslek beğenirler. Burun kıvırmaları görünce sende zannedersin ki iyi bir puan çıkardılar. Nerde…

LGS içinde durum aynı. Tercih yapmaya tek gelen anne babalara çocukların nerde olduğunu sorduğumuzda evde hocam diyorlar. Neden gelmediğini sorduğumuzda anne babalar çocuklar adına değişik mazeretler öne sürmektedirler. Çocukların her şeylerini düşünen anne babalar çocukların tercihlerini dahi çocuklara adına düşünmeleri garip değil mi dediğimizde; "Hocam o daha çocuk." Evet onun bir çocuk olduğu gerçek. Peki bu çocuk ne zaman büyüyecek dediğimizde mantıklı bir cevapları da olmadığını gördük. Tercih için anne babasıyla gelen çocuklar yok mu var; fakat gelenlerin birçoğu da anne babalarının yanında süs perisi gibi durmaktadırlar.

 

 

 

 

 

KONYA (AA)- Konya'nın Bozkır ilçesinde Bozkır Emniyet Amirliği ekipleri tarafından çok sayıda ruhsatsız ve faturasız av tüfeği ve tabanca yakalandı.  

Bozkır Emniyet Amirliği ekiplerinin Bozkır ilçe merkezinde yaptığı rutin devriyede R. A isimli şahsın şüpheli hal ve hareketler sergilemesi üzerine şüphelenen ekipler kimlik sorgusu sonrasında şahsın arabasında yaptıkları aramada 1 adet Sig Sauer marka tabanca ile 1 adet ruhsatsız kuru sıkı tabanca ele geçirildi.  

Bozkır Cumhuriyet Savcılığında şahsın yapılan sorgu neticesinde irtibatlı olduğu 156 Jandarma sorumluluk bölgesinde ikamet eden H. A ve A. T isimli şahısların ev ve araçlarında eş zamanlı yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 2 adet faturasız kurusıkı tabanca ve 21 adet av tüfeği fişeği ele geçirilmiş, karara istinaden el koyma işlemi uygulanmıştır.  

Bozkır Savcılığında şahısların ifadelerinin alınmasından serbest bırakıldı.  

Bozkır Emniyet Amirliği ekiplerinin yapmış oldukları denetim sonrası toplamda 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 3 adet faturasız kurusıkı tabanca, 1 adet Sıg Sauer marka tabanca, 21 adet av tüfeği fişeği ve 5 adet tabanca fişeği ele geçirildi.  

İlçemiz Bozkırın hudutlarında olduğu için Bozkır'ın ismini taşıyan Bozkır Barajı su tutmaya başladığından beri su seviyesi yükselmeye devam ediyor. 

Bozkır Barajının yükselmesi devam ederken yöre halkının Ak Köprü olarak bilenin Bozkır Hadim yolunda yer alan köprü sular altında kaldı. 

Erdoğan yeni sokağa çıkma kısıtlamasının şartlarını açıkladı:

Hafta içi: Saat 21,00'dan sabah 05,00'a kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Hafta sonu: Cuma saat 21,00'dan pazartesi sabahı saat 05,00'a kadar sokağa çıkmak yasak olacak.  

İçişleri Bakanlığınca 81 İl Valiliğine "Sokağa Çıkma Kısıtlamaları" Konulu Genelge Gönderildi

➡️Yeni bir karar alınıncaya kadar hafta içi 21.00-05.00 arası, hafta sonu cuma 21.00'den pazartesi 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

➡️Yeni önlemler kapsamındaki ilk sokağa çıkma kısıtlaması Salı 21.00'de başlayıp çarşamba sabah 05.00'te bitecek.

➡️Kısıtlamanın olduğu cumartesi ve pazar günleri market, bakkal, kasap ve kuruyemişçiler 10.00-17.00 arasında faaliyet gösterebilecek.

➡️Kısıtlama kapsamında hafta içi ve hafta sonu ekmek üretilen fırın/unlu mamul ruhsatlı iş yerleriyle bu iş yerlerinin ekmek satan bayileri açık olacak.

➡️Lokanta ve restoranlar cumartesi ve pazar günleri 10.00-20.00 arasında sadece paket servis şeklinde hizmet verebilecek.

➡️Sokağa çıkma kısıtlamasına uyulabilmesi için istisna dışındaki tüm iş yerleri hafta içi 20.00'de kapanacak.

Bismillâhirrahmânirrahîm;

HEP Efendimizin (s.a.v.) sehavetini, Hz. Ebubekir'in (r.a.) cömertliğini örnek gösteririz, değil mi? Nasip oldu; onları örnek alarak hayatını sürdüren ideal bir Müslüman kardeşimi tanıdım. Konya, Bozkır, Yeniköylü Mustafa Can kardeşimi! Bir aydır salgının pençesine düşmüş, Konya'da tedavi görüyordu. Dualar ettik.

Geçtiğimiz Cuma sabahı, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcım Ersan Bilgin Bey, "Mustafa Ağabey vefat etti" haberini verdi. Beklemiyordum. Sürpriz oldu. Allah rahmet etsin, diyebildim. Sonra, kendisiyle yaşadıklarımı göz önüne getirdim. Ne kadar eşi az bulunan bir insanı kaybettiğimizi düşündüm. Üzüntüm artarak devam etti. Oğulları Şefik ve Mehmet Ali'ye taziyelerimi sundum.

Mustafa Can, 20 sene kadar Norveç'te işçi olarak çalıştı. Orada Avrupa Millî Görüş hareketinin kurucularından oldu. Erbakan Hoca'yı tanıdı. Samimi bir Müslüman olduğunu gördükten sonra onu "lider" kabul etti. Bir daha tuttuğu eli bırakmadı. Hak dava olarak gördüğü Millî Görüş hareketine, hücrelerine kadar bağlıydı. Onun bulunduğu yerde Millî Görüş, hak, hakikat ve iyilikler konuşulurdu.
 
Norveç'teki yıllarını iyi değerlendirdi. Orada ihracatı öğrendi. Yolu ve yöntemini kavradı. Türkiye'nin ürettiği ürünlerin dışa pazarlanmasının önemini anladı. Türkiye'ye geldi. Konya, Antalya, Denizli, Bursa gibi yerlerde sebze ve meyveleri işleme tesisleri kurdu. Üniversite bitirmiş iki oğluyla birlikte ihracata başladı. Her seviyedeki insanla iletişim kurabilen, işin nasıl döneceğini kavrayan bir yapısı vardı.

CÖMERT VE MÜTEVAZÎ
ONU, Denizli'nin Honaz sınırları içinde kurduğu Soğutma ve İşleme Tesisleri'ndeki yerinde tanıdım. İnsana güven veren bir duruşu vardı. Orada, Honaz kirazı başta olmak üzere, çevrenin ihracata uygun sebze ve meyvelerini satın alır; tesislerinde işler; çeşitli ülkelere ihraç ederdi. Dürüstlüğü, cana yakınlığı, çevresine yardımcı olmasıyla tanınırdı.

Türkiye'nin ve dünyanın kurtuluş reçetesi olarak gördüğü Millî Görüş davası ise, hayatının tamamını kuşatmıştı. Davasını canından aziz bilir; uğrunda her fedakârlığı yapardı. Çevresinde "Erbakan" ünvanıyla tanınırdı. Şefkatli, cömert, mütevazî bir insandı. Zenginliğini hissettirmezdi. Sıradan bir insan gibi, Saadet Partisi'nin seçim ve tanıtma çalışmalarına katıldığına şahit oldum.

Ziyaretine gelen insanları ikram ve hediyesiz göndermezdi. Yetim, gariban, mazlum ve mağdurları gözetirdi. Hele davasını… Hz. Ebubekir'in (r.a.) sıklıkla malının tamamını İslâm uğruna harcadığı gibi; Mustafa ağabeyde de bu özellik vardı. Davası için harcamasında sınır yoktu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri'nde Antalya Sebze Hali'ni ziyaret etmişti. Orada, iki evlâdı ile birlikte ev sahipliğinin en güzel örneğini gösterdi. Çalışma ekibine ikramlarda bulundu.

Konya Bozkır'daki köyünü ziyaret eder, gönüllerini alır, cami gibi hayırlara destek verirdi. Onun bulunduğu yerde yüzler güler, muhabbet canlanır, problemlere çözüm bulunurdu. Honaz halkı bu durumunu çok yakından bilir.

İYİ BİR YOL ARKADAŞI
OĞLU Şefik'e; "Bu kadar güzel meziyetlerin Mustafa ağabeyde toplanmasının bir sırrı var mı?" diye sordum. "Hayırlı evlât olduğu için annesinden çok dua aldığını" anlattı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin Bey, Antalya'da uzun süre aynı davada beraber çalıştıkları Mustafa Can hakkında, "Seçim çalışmalarında ve her ortamda müminliğine ve mücahitliğine şahit olduk" diyerek şunları anlattı:

"Can bir insandı. Candan bir abiydi. Çok iyi bir yol arkadaşıydı. Problem değil; çözüm ortağı olmayı severdi. Allah ve Resul yolunun sadık ve samimi bir yolcusu idi. Din ve dava için gözü yaşlıydı. Her türlü fedakârlığa hazırdı. Millî Gençlik çalışmalarını önemser; hep destek olurdu. Konuşmayı değil, yapmayı severdi."

Oğlu Mehmet Ali, babası için, "Bir şeyi severse, öyle yapmacık değil; delicesine severdi. Dik duruşluydu. Lâfı kıvırmayı sevmezdi. Söyleyeceğini muhatabına direkt söylerdi. Dedikodudan hoşlanmazdı."

Ticaret anlayışını şöyle anlattı: "Ticarî hayatında düsturu, 'Doğru sözlü, güvenilir tacir, nebiler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir' hadisiydi. Bizlere de böyle nasihat ederdi."

Saadet Partisi GİK üyesi Hasan Güldal, arkadaşını değerlendirdi: "Hakk'ın hâkimiyeti için malıyla, canıyla cihat etti."

Siyasi konularda tartıştığı kişiler, taziyede şöyle dediler: "Mert adamdı; doğruyu konuşurdu!"
 
Son mesajını cenaze töreninde verdi. Cenaze namazı, Konya Karatay ilçesine bağlı "SAADET CAMİSİ"nde kılındı. 73 yaşında, 5 çocuk babasıydı. Yarabbi! Mustafa ağabeyimizi Efendimize (s.a.v.) komşu eyle!

Kaynak:Milligazete

Kara yollarının yapım, bakım ve onarım çalışmaları sürdürülen kesimlerinde yavaş gidilmesi, trafik işaret ve işaretçilerine uyulması gerekiyor.

Konya-Bozkır yolunun 33-34. ve 44-45. kilometrelerinde yol yapım çalışmaları nedeniyle ulaşım kontrollü sağlanıyor.

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "(Müminler) boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve 'Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size! Esen kalın. Bizim cahillerle işimiz yok' derler."[1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: "Faydasız işleri terk etmesi, bir kişinin iyi Müslüman olmasındandır."[2]


Aziz Müminler!

Güzel dinimiz İslam, hayatımızın her safhasında faydalı, hayırlı ve anlamlı işlerle meşgul olmamızı emreder. Sözün en doğrusunu söylememizi ve en güzeline uymamızı tavsiye eder. Dünya ve ahiret hayatımıza faydası dokunmayan, vakit ve emek israfına yol açan beyhude işlerden uzak durmamızı öğütler.

Kıymetli Müslümanlar!

Sahip olduğumuz değerler ve Rabbimizin bize bahşettiği nimetler, gereksiz ve amaçsız yere harcanamayacak kadar değerlidir. Bu bilinci taşıyan her Müslüman, kendisine ve çevresine fayda vermeyen, boş işlerden uzak durur. Asılsız sözlere, fuzuli düşüncelere itibar etmez. Aklını ve yüreğini iyilik yolunda, Allah'ın rızasına uygun işlerde kullanır.

Değerli Müminler!

Kur'ân-ı Kerîm'e göre, kurtuluşa eren müminlerin en belirgin vasıflarından biri de kendilerini ilgilendirmeyen, mâlâyânî işlerden uzak durmalarıdır.[3]

Öyleyse, sözümüz, fikrimiz, vicdanımız ve ahlâkımızla kâmil bir mümin olmaya gayret edelim. Unutmayalım ki faydasız işlere olan uzaklığımız ölçüsünde Müslümanlığımız güzelleşecek, kulluğumuz Allah katında kıymet kazanacaktır. Kendi kusurlarıyla meşgul olmaktan başkalarının kusurunu göremeyenlere ne mutlu!


________________________________

[1] Kasas, 28/55.

[2] Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta', Hüsnü'l-hulk,1.

[3] Mü'minûn, 23/3.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Konya'nın Bozkır ilçesinde kurbanlık olarak alınan koyunun yavruladığı kuzu, annesinin ölmesinin ardından evde sevgi ve şefkatiyle bakılıyor. "Maysa" adı verilen kuzu, evdeki çocukların da "en iyi arkadaşı" oldu

Konya’nın Bozkır ilçesinde yaşayan Hüseyin Akpınar’ın kurban için aldığı koyunun kuzusu, ev sakinlerine arkadaşlık ediyor.

Konya Büyükşehir Belediyesi Bozkır İtfaiye Amirliğinde çalışan Akpınar’ın, kurbanlık aldığı koyun kuzuladıktan 2 ay sonra öldü. Aile üyeleri, annesiz kalan kuzuyu elleriyle biberonla besledi.

Akpınar’ın çocukları, evin bahçesinde “Maysa” adını verdikleri kuzu ile oyun oynayarak vakit geçiriyor.

Akpınar, AA muhabirine, Maysa’nın ailenin bir ferdi gibi görüldüğünü söyledi.

Kuzunun annesinin doğumdan 2 ay sonra hastalıktan dolayı telef olduğunu ifade eden Akpınar, şunları kaydetti:

“Maysa’yı kızlarımla beraber büyüttüm. Şimdi kızlarımdan ayrılmıyor. Kızlarım da Maysa’yı sattırmıyorlar. Kuzumuz biraz büyüdü artık onun için kulübe yaptık. Evimizin dışında kulübede kalıyor ancak kış yaklaştığı için burada da kalamayacak. İlçe merkezinde bir ahıra katıp, orada besleyeceğiz.”

– “Elimizden geldiğince annesini arattırmamaya çalışıyoruz”

Kuzu’nun 4 aylık olduğunu, annesi öldükten sonra 2 ay biberonla beslediklerini ifade eden Akpınar, “Elimizden geldiğince annesini arattırmamaya çalışıyoruz. Maysa’yı çocuklarım o kadar çok seviyor ki; satalım dediğimde ağlıyorlar. Bakımını şimdi evimizin arkasında, köpeklerimizi tuttuğumuz barakada yapıyoruz. Bir hayvanı çocukların aile bireyi gibi sahiplenmesi beni mutlu ediyor.” dedi.
















Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Konya İl Sağlık Müdürlüğü'müzce hastanemize Nöroloji Hastalıklar Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı ataması yapıldı.  

Kurumumuza ataması yapılan Nöroloji Hastalıklar Uzmanı, Dr. Ali Söylemez hastanemizde poliklinik hizmeti vermeye başlamıştır.

Söylemez, 2005 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Konya Kızılay Kan Merkezi, Bozkır Üçpınar Sağlık Ocağı'nda tabip olarak görev yaptı. Uzmanlığını 2014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. Karaman Devlet Hastanesi, Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü Vize Devlet Hastanesi, Kırklareli Lüleburgaz Özel Bir Nefes Hastanesi ve Kırklareli Lüleburgaz Devlet Hastanelerinde Nöroloji Uzmanı olarak görev yaptı. 

Nöroloji Hastalıkları Uzmanımız hastanemize ve Bozkır halkımıza hayırlı olsun.

Torosların eteğinde yer alan bir ilçe olan Bozkır pek çok ilim adamı yetiştirmiştir. Prof. Dr. Faruk Sümer bu ilim adamlarından birisidir. Eserlerinde doğup büyüdüğü çevre olan Bozkır'da etkili olan Oğuz- Türkmen tarihini incelemiştir. Yazdığı eserler kaynak kitaplar arasında gösterilmektedir. Talebelerini büyük çoğunluğu akademisyen, öğretmen ve arşivcilik gibi alanlarda ülkemize hizmet etmektedirler.
24 Kasım 2020 Salı 08:17

 Faruk Sümer 1924 yılında Akçapınar köyünde dünyaya geldi. Babası tapu memurlarından Zeki efendidir. Annesi Zeliha Hanım dönemin Bozkır Müftüsü Hüseyin Hilmi efendinin kızıdır. Eğitimli bir aileden gelen Faruk Sümer tahsil hayatını İstanbul'da tamamladı. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünde tamamladı. Faruk Sümer hayatının kısa bir bölümünü ilçemizde geçirmesine rağmen Bozkır'da hâkim kültür olan Türkmen kültüründen hiç kopmamış ve hayatını Ortaçağ Türk tarihine adamıştır.

Faruk Sümer denilince ilim âleminde akla Oğuzlar( Türkmenler) isimli eser gelir. Zamanında Türk ilim ortamında epeyce etki oluşturmuştur. Günümüzde Tarih, Türkoloji, Edebiyat vb. alanlarda kaynak eserlerden biri olup halen onu aşabilen bir telif eser yazılmamıştır. Oğuzlar isimli kitapta 24 Oğuz boyunun kökleri, kültürleri ve faaliyetleri anlatılmaktadır. Oğuz boylarının başta yer isimleri olmak üzere yaşayan kültürümüze etkileri de kitapta yer almıştır. Bugün Kınık, Avşar ve Kayı olmak üzere Türk boyları ile ilgili bilgilerimizi Faruk Sümer ve onun eserlerine borçluyuz.

Faruk Sümer'in ikinci temek kitabı Safevi Devletinin Kuruluşunda Anadolu Türkmenlerinin Rolü isimli eseridir. Malum İran, Safevilere kadar Sünni bir devletti. Safevi devleti Şeyh Safiyüddin döneminde Sünni temel üzerine kurulmuş , Şeyh Cüneyt zamanında Şiiliği kabul etmişlerdir. Bu devletin kurulmasında Osmanlı devleti ile anlaşmazlıklar yaşayan bazı Türkmen boylarının etkili olduğunu belirtmiştir. Devletin kurucuları Avşar aşiretindendir. Faruk Sümer bu devlette hangi Türkmen boyundan ne kadar komutan veya devlet adamı varsa eserine kaydetmiştir. Bu şekilde İran'ın mezhep açısından bugünkü şeklini almasında Anadolu Türkmenlerinin rolü ortaya konulmaktadır. Bu Türkmen boyları Safevi devleti ile anlaşmazlık yaşayınca yeniden geldikleri topraklara dönmüşlerdir.
Hocanın Çepniler isimli bir eseri de mevcuttur. Anadolu'da Tahtacı olarak ta bilinen Türkmen Alevilerinin de içinde olduğu bilinen bu boy özellikle Karadeniz bölgesinin Türkleşmesinde etkili olmuştur. Hocanın Doğu Anadolu bölgesinde Türk varlığını ortaya koymaya yönelik eserleri de mevcuttur. Bunlardan biri Karakoyunlulardır. Bu eserde Akkoyunlulardan önce bölgedeki Türkmen devleti olan Karakoyunlu devletinin varlığı ve faaliyetleri ortaya konulmuştur. Doğu Anadolu'daki Türk devletleri ve bunların tanıtımını yaptığı eserlerinde Faruk Sümer bölgenin Türk- İslam coğrafyasına aidiyetini ortaya koyarak kültürümüze hizmet etmiştir.

Sonuç; bir ilim adamının ilme bakışını doğup büyüdüğü çevre etkilemiştir. Oğuz-Türkmen ve İslam kültürünün halen canlı olarak yaşamaya devam ettiği bir yer olan ilçemiz Bozkır Faruk Sümer'in bu alana yönelmesine sebep olmuştur. Yiğit ölür adı kalır misali eserleri ile kültürümüze hizmet etmeye çalışan Faruk Sümer'i kısa da olsa anlatmaya çalıştık. Mevla rahmet eyleye.
Selam ve dua ile

KONYA (AA) - Konya'nın Bozkır ilçesinde Toros Dağları'nda antrenman yapan, aralarında Türkiye, Avrupa ve Balkan şampiyonu milli sporcuların da bulunduğu 15 bisikletçi, dağın zirvesindeki direkte yıpranmış Türk bayrağını, yenisiyle değiştirdi.

Konya'nın Bozkır ilçesinde Toros Dağları'nda antrenman yapan, aralarında Türkiye, Avrupa ve Balkan şampiyonu milli sporcuların da bulunduğu 15 bisikletçi, dağın zirvesindeki direkte yıpranmış Türk bayrağını, yenisiyle değiştirdi.Torku Şekerspor Kulübü Bisiklet Takımı Antrenörü İsmail Uğurlu, bu yıl da bisikletçiler ile Toroslar'ın zirvesinde bulunan Türk bayrağını yenisiyle değiştirmek için Bozkır ilçesine gitti.


Bisikletle dağın zirvesine ulaşan sporcular, buradaki direkte bulunan Türk bayrağının yenisiyle değiştirdi.Torosların zirvesindeki yıpranan bayrağı 3 yıldır düzenli olarak yenisiyle değiştirdiklerini belirten Uğurlu, "Vatan millet, bayrak ve devlet sevgisiyle yetişen Türk gençliği geliyor demiştik. Bunun en güzel örneğini de gençlerimiz gösterdi. 3 senedir değiştirdiğimiz bayrağı bu sene de değiştirerek bu yıl ki görevimizi yerine getirdik." ifadesini kullandı.Uğurlu, Türk bayrağının her zaman ait olduğu yerde, göklerde dalgalanmaya devam edeceğini vurguladı. Uğurlu, Torku Şekerspor onursal başkanı Recep Konuk'un, bitmek üzere olan Türk bisikletinin gelecek vadeden sporcularını bir araya toplayarak sağladığı imkanlarla sporcuların, sporu bırakmalarına engel olduğunu da kaydetti.


Sorumlu ve hoşgörülü anne baba değimiz zaman aile bireyleri arasında sağlıklı iletişim kurulduğu, aile bireylerinin kendilerini rahatlıkla ifade edebildikleri ve anne babadan herhangi birinin baskın olmadığı aile yapısıdır.

Sorumlu ve hoşgörülü anne baba tutumlarında anne babalar, çocuklarını sonuna kadar desteklemekle birlikte gerektiği zaman sınırlar koymasını da bilirler. Çocuklarda sınırları bildikleri için sınırları zorlanmazlar. Aile bireyleri sınırların zorlaması konusunda değil de kurallara uyulması konunda hem fikirdirler.

Sorumlu ve hoşgörülü anne babaların özellikleri:

Anne babalar, çocuklarını bir taraftan desteklerken bir taraftan da sınırlar koymasını bilirler. Bunun yanında sınırlara uyulup uyulmadığını da kontrol ederler.

Aile bireyleri kendi içlerinde kuralları uyma ve uygulamada konusunda kararlı ve tutarlıdır. Kurallar kişiden kişiye ve zamana göre değişiklik göstermez. Başka bir ifadeyle çocukların aile içinde uyacağı kurallar nettir.  Bugün doğru olan yarında doğru olduğu gibi bugün yanlış olan yarın da yanlıştır. Zorunlu olmadıkça kararlı ve tutarlı davranılmaktan taviz verilmez.

Aile içinde iletişim samimi ve aktif dinleme (zaman ayırmak, empati, geri bildirim, beden dili, fikirlerine saygı duymak) şeklindedir. Bunu içinde aile bireyleri istek ve görüşlerini açık ve anlaşılır bir şekilde ifade ederler. Görüş ve düşüncelerinden dolayı eleştirilmezler.

Çocukların olumsuz tutum ve davranışları konusunda aşırı tepki verilmez. Çocukların olumsuz tutum ve davranışlarının nedenleri üzerinde durularak özeleştiri yapılır. Çocukların olumsuz tutum ve davranışları için de çocukla birebir konuşulur. Konuşulurken de yadırgamadan ve ben diliyle konuşulur. Amaç çocuğun özgüvenini sarsmadan davranışın düzeltilmesi sağlamaktır.

Çocukların hatasında kullanılan dil ile olumlu davranış sergilediklerinde verilen geribildirimde kullanılan dil aynıdır. Yani tepki ve geribildirimlerde abartı yoktur.

Aile ortamında duygular ve tepkiler uygun şekilde ifade edilir. Kişiliği hedef alan tepkilerden kaçınılır. Gerekirse duygu ve düşüncelerini uygun ifade etme becerilerini kazanabilmeleri için aile içinde tartışma imkân sağlanır. Bu sayede çocuklar tartışma adabını da öğrenirler.

Herkes sorumluluğunun bilincindedir. Sorumluluk bilinci konusunda aileler birbirlerine yardımcı olurlar.

Çocuk adına çocukların yapması gerekenler ne düşünülür ne de adına yapılır. Sadece görev ce sorumlulukları çocukların anlayacakları uygun bir dille yapılır.

Çocuklardan beklentiler gerçekçidir. Çocukların yetenekleri üstünde bir beklenti içine girilmez. Çocukların başarıları takdir edilirken başarısızlıkları da yüzüne vurulmaz. Başarısızlığı yenme konusunda çocuklara gerekli destek verilir.

Aile bireylerinin sevgileri şartlı ve koşullu değildir. Sevgi silah olarak da kullanılmaz Sevgiler koşulsuzdur. Koşulsuz sevgide her şeye rağmen kabullenmek vardır. Çocuğun olumsuz tutumundan dolayı kişiliğini olumsuz etkileyecek sevgiden mahrum bırakılmazlar. Yani çocuğun davranışı ve kişiliği sevgiyle değerlendirilmez.

Sorumlu ve hoşgörülü ailelerde aile bireyleri statüsünün gereğini yerine getirir. Statüsünü koz olarak kullanmaz. Anne sevecen ve sıcaktır. Baba güven verir fakat otoritesini korur.  Diyaloglarda korku yerine sevgi ve saygıyı esas alırlar.

 

 

İlçemiz Bozkır'da 24 Kasım Öğretmenler günü pandemi tedbirleri gereği kısıtlı etkinlikler ile kutlandı. 

Bozkır Anıt Meydanında gerçekleştirilen programda çelenk koyma töreni sonrasında, saygı duruşu ve İstiklal Marşı, Milli Eğitim Bakanının mesajı, günün anlam ve önemine yönelik konuşma ve şiir dinletisi ile program tamamlandı.

Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarız


KONYA (AA) - Konya'nın Bozkır ilçesinde Bozkır Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü Bülent Gül yaptığı açıklamada son olarak yürürlüğe giren yapılandırma ile ilgili detayları paylaştı.  

Bozkır Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü Gül yaptığı açıklamada "17.11.2020 tarihli 31307 sayılı resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçların yapılandırılması imkânı sağlanmıştır.  

Bu kapsamda 2020 Ağustos ayı ve önceki dönemlere ait ve kesinleşmiş olan;
  • İdari para cezaları
  • Sigorta primleri
  • Genel sağlık sigortası primleri
  • İssizlik sigortası primleri
  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda doğan rücu alacakları
  • Yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar.
  • 4/B (BAĞ-KUR) sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak alacaklar yapılandırma kapsamındadır.  
Yapılandırma kapsamında; ana para borçlarınız için gecikme cezası ve gecikme zammı ile faiz uygulanmayacak, bunların yerine Yİ-ÜFE (Yurtiçi Üretici Fiyatları endeksi) ile güncellenecektir. Yapılandırılan borçlarınızı ikişer aylık dönemlerde 6,9,12 veya 18 taksitle ödeyebilirsiniz.  

Başvurularınızı 31.12.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) E-Sigorta/E-Devlet kanalıyla, şahsen veya posta yoluyla ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezine yapabileceğinizi hatırlatırız" denildi.  

 

Belediye Başkanımız Sadettin Saygı Öğretmenler Günü Münasebetiyle Bir Mesaj Yayımladı

Başkan Saygı mesajında; İnsanımızı yüksek idealler doğrultusunda yetiştiren ve geleceğimizi büyük bir özveriyle inşa eden öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyorum. Bu mukaddes görevi ifa eden fedakar öğretmenlerimize hürmetlerimi sunuyorum.

Medeniyetimiz, tarihin her döneminde öğretmenlerine en yüksek değeri vermiş; onların kıymetinin her şeyin üstünde olduğunu öğütlemiş bir gelenekten beslenmektedir. Öğretmenlerimiz her devirde yaşadıkları toplumun âkil insanı, yol göstericisi, millî ve manevi değerlerinin taşıyıcısı konumundadır. Şüphesiz ki ülkemiz; sahibi olduğu bu eşsiz eğitim kahramanlarının, ülkemizin her köşesinde sabırla ve fedakârca görev yapan öğretmenlerimizin omuzları üzerinde yükselmiştir.

Türk gençliğinin ruhen, fikren, ahlâken ve vicdanen iyi yetişmesi; kendisini tüm benliğiyle öğrencisine adayan öğretmenlerden geçmektedir. İnsan yetiştirmeyi, aynı zamanda bir medeniyet inşasından farksız gören şuurla bizlere ve yarının sahiplerine müreffeh istikbalin kapılarını aralatacak yegâne anahtar öğretmenlerimizin elindedir.

Bu duygu ve düşüncelerle 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü tekrar tebrik ediyor; terör saldırılarında ve vazife sırasında kaybettiğimiz şehit öğretmenlerimiz başta olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum."dedi.