Recent Comments

Norşin’ den Bozkır’a Değişen İsimler


Cumhurbaşkanımız Sayın, Abdullah Gül, Bitlis'e giderken geçtiği Güroymak ilçesinden, "Yolda Norşin'de büyük kalabalık gördüm. İnsanlarla konuştum, sevgiyi gördüm" diye söz edince ortalık karıştı. Tartışmalar hala devam etmektedir.


Norşin'in "ışık kümesi", "yeni yerleşim", "ilim irfan yuvası" anlamına geldiği söyleniyor. İlçe Türkmen, Oğuz ve Avşar aşiretlerinin Kürtlerle kaynaşmasının merkezi de sayılıyor. Atatürk, 1919'da Norşinli Şeyh Muhammed Ziyauddîn Efendi'ye gönderdiği mektuba Nutuk'ta yer verdi ve isim olarak "Norşin" ifadesini kullanmıştır. 1972'de ismi "Güroymak" olarak değiştirilmiştir. Ülkemizde bu tür isim değişiklikleri o yıllarda sıklıkla yapılmış bu konuda İlçemiz olan Bozkır’ında isminin değiştirilmesi için girişimde bulunulduğunu Bozkırımızın yetiştirdiği tarihçi büyük üstat Prof. Dr. Faruk SÜMER’in bir makalesinden alıntı yaparak sizlere sunmak istiyorum.


“Bozkır adının steppe manasında olduğunu sanarak onun yerine başka bir ad verilmesi için İçişleri Bakanlığına müracaata bulunmuşlardır. Bunu duyunca pek hayret ettim. Bununla beraber vakit geçirmeden İçişleri Bakanlığına koştum. Bakan Hıfzı Oğuz Bekata Bey ile görüşüp gerçeği anlattım. Memleketimizin bu tapu senedi korunmuş oldu. Bir topluluk, tarihine ve kültürüne sahip çıkarsa millet olur ve varlığını sürdürebilir. Bu böyle bilinmelidir. Bunun aksini iddia edenler cahil ve akılsız kişilerdir.” (1)


Tüm Bozkırlılar biliyorlar ki birçok köy ve kasabalarımızın isimleri halka danışmaksızın değişmiştir. Prof. Dr. Faruk SÜMER’in çalışmalarından örnekler vererek açıklamak istiyorum.


İl Doğan (Er Doğan): Bu köyün adı Tahrir defterlerinde daima İl Doğan şeklinde yazılmıştır. Halkımız da köyün adını böyle söylemektedir. İl Doğan (İl gibi güçlü) eski zamanlardan beri kişi adı olarak Türk dünyasında kullanılmış isimlerden biridir.


Yağlıyük (Yalı Hüyük): Tahrir defterinde Yağlıyük şeklinde yazılmıştır. Halkımızın da bu yerleşim yerinin adını daima Yağlı (u)yük şeklinde söylemektedir. Halkımız bir veya bazı maddeleri ihtiva ettiği için yağlı gibi görünen üyüge, haklı olarak, Yağlı (u)yük adını koymuştur. İsmin Yalı Hüyük’ten meydana gelmesi imkânsızdır. Çünkü Bozkır halkı yalı kelimesi bilmez. Esasen yalı Türkçe bir kelime değildir.


Mürüvetli (Bağyurdu): Mürüvetli adı atılmış ve köye yazılıyurt adı konulmuştur. Mürüvvet Arapça insanlık duygusuna sahip mertlik ve hatta iyilik demektir. Mürüvvet, Hasan, Hüseyin, Kerim, İhsan gibi birisimdir. Eskiden beri halkımızca şahıs adı olarak kullanılır. Bu sebeple Mürüvetli adinin değiştirilmesi hayret vericidir. Çünkü Arapça, Farsça asilli köylerin adları değiştirilmemektedir. Mürüvet ( Mürüvvet) adlı bir Bozkırlı bu köyü kurduğu için oraya Mürüvetli (Mürüvvet’in köyü) denilmiştir. Şimdi ise Bağyurdu olarak anılmaktadır.


Balıklavu (Balıklava): Bu köyün adı da Balıklava’ya döndürülmüştür. Bu da doğru değildir. Çünkü tahrir defterlerinde başka yörelere bağlı ayni adda (yani Balıklavu) yer adi görülmüştür.


Çat (Çağlayan): XI. yüzyılın büyük Türk müellifi Kaşgarlı Mahmud, Çat sözünün Oğuzca (yani Türkiye Türklerinin babalarının lehçesinde) kuyu demek olduğunu yazmıştır.(1) Anlaşıldığına göre kuyu kelimesini bilen Oğuzlar bir tür kuyuya da Çat demişlerdir. Hatta Çat sözünün Oğuzlar arasında yaygın bir şekilde kullanılmış olduğu da görülür. Bunun en önemli delili Türkiye’de Çat adını taşıyan 29 köyün bulunmuş olmasıdır. Bu sebeple Çat adlı köyümüzün adının değiştirilmesi de yanlış olmuştur.


Sonuç olarak, verilmiş olan bu izahlardan sonra gösterilen köylerden ikisinin gerçek telaffuzları ile yazılmaları, diğer ikisinin de yeni adlarının kaldırılarak eski adlan ile anılmaları gerekmektedir.(1)


Yukarıdaki örneklere bir kaç ilavede daha yapmak istersek: Fart (Yolören), Gerez (Yalınçehre), ve Gezlevi (Korualan) verilen bu yeni isimleri kimler kullanıyor ki?


Bu tartışmalar çıkmadan önce yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesi hususunda Konya Karapınar İlçesinin hikâyesini duymuştum da çok tuhafıma gitmişti. İlçenin ismi “Sultaniye” iken 1934 te “Karapınar” olarak değiştirilmiş, yine Burdur ili Bucak İlçesi’nin gerçek isminin OĞUZHAN olduğunu, 1926 yılında adının Bucak olarak değiştirilmiştir. Bu trajediye bir çok örnek verilebilir. Muhabbete Norşin ile başladık Oğuzhan ile bitirdik. Yazıya Bozkırımızın yetiştirdiği büyük tarihçi büyük Üstat Prof. Dr. Faruk SÜMER’in sözleriyle noktayı koyuyorum:


“Bir topluluk, tarihine ve kültürüne sahip çıkarsa millet olur ve varlığını sürdürebilir. Bu böyle bilinmelidir. Bunun aksini iddia edenler cahil ve akılsız kişilerdir.”


Selam ve dua ile..


Kaynak: (1) Prof. Dr. Faruk SÜMER - Türk Dünyası Tarih Dergisi’nde 1995 Haziran sayısı
Google News Takip Et
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? ’te Bozkır Haber'e abone olun.
Google News Takip Et
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* yapılan yorumlar denetlendikten sonra yayınlanmaktadır.