Recent Comments

Ne umduk ne bulduk

“Tatillerini bazıları tatil beldelerinde yaparken bazıları özellikle sılayı rahim ve bayram ziyareti ile birleştirip memleketlerine gidiyorlar.

İşte Bozkırlılar içinde bir fırsat!...
Bayramda tatili o güzel dağlarda geçirmeye davet ediyoruz.
Kış altı ay doğru dürüst iş yapamayan Bozkır esnafının yüzünü güldüreceksiniz. Ha bu arada hatırlatalım alışverişinizi mutlak Bozkır’dan yapınız.”
Bu yazıyı bir önceki sayıda yazmıştım. Bayram dolayısıyla gurbetçi Bozkırlının tatili Bozkır’da geçirmesini istemiş tatil için Bozkır’a gittiği zamanda alışverişini Bozkırdan yapmasını önermiştim.
Ama ne var ki, Bozkır esnafı beni mahcup etti. Özellikle Arife günü Bozkır’a ulaşan gurbetçi, “bunlardan biride benim” akşam vakti köyüne gittiği için Bayram günü alışveriş yapmak istedi. Ama alışveriş yapacak yer bulamadı. Marketler kapalı, fırınlar kapalı, kasaplar kapalı, manavlar kapalı.
Ben kendim Arife günü köye vardım Bayram gün alışveriş için Bozkır’a indiğimde kapalı manzarayla karşılaştım.
Köyde kimse olmadığı için evde yiyecek bir şeylerde gittiğimiz zaman almamız gerekirdi. Kahvaltı yapmak için bereket un varmış hamur yaptık yedik.
Bu sadece kendimizden bir örnek ama konuştuğumuz onca gurbetten sılasıya giden birde bizim gibi evinde kimse olmayım kendileri gittiği zaman kapısını açan Bozkır’lı aynı mağduriyeti yaşadı.
Halbuki, Bayram yaza geliyor tatilciler tatil beldelerine giderken bir çok kişide sılayı rahim için akraba dostları için memleketlerine gidiyor. Gerçekten Bozkır ve köyleri de bundan nasibini aldı.
Bozkır esnafı iş yokluğundan hareketsizlikten dem vururken ayaklarına gelen fırsatı tepti harmanı kaldıramadı.
Bir arkadaşım Seydişehir’den alışverişe gittiğini belirtirken bir arkadaşımız geri Konya’ya geldiği söylüyor.
Hem de üç gün boyunca  Bayram süresince tam kapalı veya yarı açıktı esnaf.
Biz buradan teşvik etmeye çalışırken, Bozkır’ın yerli esnafı gurbetçilerden bir şey beklerken, yerli esnafında bir şeyler yapması gerekir diye düşünüyorum.
O bir haftalık kalabalığı bir daha bulmak bir yıl sonrasına kalır. Nihayet öyle oldu. Cumadan başlayan kalabalık ertesi pazara yok denecek kadar azaldı.
Bu gösteriyor ki, Bozkır yerlisi kendisine sahip çıkmıyor. Gelecek gurbetçiyi bir dahaki sefere gelmesi için çaba sarf etmiyor. Her köşede marketi olan manavı olan fırını olan İstanbul’da bile Bayramlarda açık kalırken, senede bir veya iki sefer harman yapacak yerli esnaf Bayramda Dükkan kapatıyor. Dışarıdaki Bozkırlıdan nasıl bir şeyler bekleniyorsa, yerli esnafın ve yöneticilerin öncelikle bir şeyler yapması gerekir.
Şenlikler rezalete döndü
Gene Bayram dolayısıyla köy ve kasaba şenliklerimize de gitme imkanı bulduk. Ama bu kadar rezaleti herhalde ilk defa yaşıyoruz. Şenlikler gurbetten sılaya bir hasret giderme vesilesi olması gerekirken yapılan bu etkinlikler de kültür, inanç ve ahlak kurallarımıza uygun olmalı.
Yaklaşık beş köy ve kasaba şenliği takip ettim bunlardan biri hariç hepsinde düzensizlik veya kültür kurallarımıza uymayan hal ve hareketler vardı, kısacası rezaletlere şahit olduk. 
Ayrıntıya girmeyeceğim. Bu etkinlikleri düzenleyenlerin artık bu kadar tecrübeden sonra kendilerine çeki düzen vermeleri, o etkinliklerde sahne alan arkadaşların da daha dikkatli olmaları gerekmektedir.
Grup Kaşıks neyi temsil ediyor
Son zamanlarda “grup kaşıks” adıyla gençlerden oluşan bir grup türedi. Kendi hallerinde bir grup oluşlarına, kendilerince bir şeyler yapmak istediklerine bir diyeceğimiz yok.
Ama bu grup Konya adına, Konya Kaşık Ekibi sıfatıyla boy göstermelerine buna müsaade edilmesine bir Konyalı olarak ta karşı çıkarız.
Figürleri; ne Konya kültürüne nede Konya ahlak kurallarına uymayacak hareketler.
Hele son Bağyurdu şenliğinde gösterilerinin finalinde dansözler gibi kalça kıvırmalı oyunlarında kadınlardan var mı? rakip diyerek çıkmalarına ve buna sunumu yapan bizim Aslan mustafa’nın da tekrarlamasına anlam veremedim. O ne ahlaksızlık ki, bizim kadınımızdan orada kalça kıvırmalarına ortak arıyorlardı?
Bizim kadınımız haya duygusu içinde oyunlarını bile kapalı kapılar ardında oynarlar. Ulu orta oynasalar bile o derece gerdan kırdıran kalça kıvırtmazlar. Bizim Kaşık üstatlarından hangisinde  dansözler gibi kalça kıvırma figürlerini görürüz?
Doğrusu bizim Bozkır şenliklerinde o gruba yer vermeye, hele o gün getiren arkadaşlara “tanıdığımız böyle bir şeyi kabul etmeyecek arkadaşlar” şaşırdım anlam da veremedim. Tabi o arkadaşlar belki bu derece işin cılkı çıkacağını da bilememiş olabilirler.
El hasılı Bayram öncesi umutla gittiğimiz ve gurbetçiyi davet ettiğimiz güzelim Bozkırımızdan, güzelliklerin yanı sıra olumsuzlukları da görmüş olduk. Gene de her şeye rağmen Bozkır güzel Bozkırlıyım diyenler Bozkır için bir şeyler yapmak zorunda. 

Google News Takip Et
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? ’te Bozkır Haber'e abone olun.
Google News Takip Et
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* yapılan yorumlar denetlendikten sonra yayınlanmaktadır.