Aslan Bozkır Dereköy Mahallesi doğumlu Yazar Süleyman Eğe ilk kitabını çıkardı. 

Eğe kitabında 1992-2000 yılları arasında askerlik görevinde yaşadıklarını anlattığı kitabında o günlerin askeri yaşam tarzına dair izleri okurlarına anlatıyor. 

Süleyman Eğe şuan aktif olarak Konya Gaziler Derneği Şubesi Başkanlığı ve Konya Dereliler Derneğinde aktif görevler yürütmektedir. 

Yazarın kitabı hakkında ki bilgi notunu su şekilde sizlere aktarıyoruz "1992-2000 yılları arasında terörle mücadelede Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki birliklerde görev yaptım. Bu arada bir çok terör eylemine şahit oldum. Yapılan operasyonlarda meydana gelen çatışmalarda kaybettiğimiz silah arkadaşlarımızı çatışmanın ortasında bir pançoya sarıp yaşlı gözlerimizle helikopter ile çatışma bölgesinden geri bölgedeki askeri hastanenelere gönderdik. Burada düzenlenen askeri tören ile şehitlerimizin naaşları memleketlerine gönderildi. Bizzat o törenlere de katıldım. Yüreğimizdeki sızıları anlatmaya kelimeler yetmezdi. 

Türk Silahlı Kuvvetlerinden Vazife Malulü olarak emekli olduktan sonra yaklaşık 14 yıldır Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneğinde üyelik ve yöneticilik yapmaktayım. 

Bir çatışma ve şehit haberi aldığımızda içimden "inşallah ilimizden değildir" dediğim oluyor. 

Çünkü her bir şehidimizin ayrı hikayeleri yazılıyor. Önce fotoğrafları düşüyor medyaya. Sonra ailesinin yaşadaığı eve asılan bayrak ve hayat hikayesi yazılıyor. Sonra törenle defnediliyor. Bundan sonra bizim görevimiz başlıyor. Şehrin havalimanında askeri törenle  karşılanan naaş yine askeri törenle defnediliyor. Ailesi "Vatan Sağolsun" diyor. Ama bizler bir anda yine Güneydoğunun dağlarında buluveriyoruz kendimizi. Kimimiz bir kancık pusunun ortasında,  kimimiz mayına basmak süretiyle havalarda uçuyoruz. Sonra hayat devam ediyor yarım kol,  yarım bacak. Biz gaziler şahitlerin son şahitleriyiz. Olayın iki tarafında bilenleriz. Hem o tarafı hem de bu tarafı bilmek yüreğimizde yükü ağırlaştırmaktadır. 

Bazen duymamamız bundandır. Bazen görmememiz bundandır. Ve sigaraya vuruyorsak kendimizi bilesiniz ki zevkten değildir. Yanmış insan etinin kokusunu ve insan kanının kokusunu bastırmak içindir. Eve geldiğimde eşim bana "yine çok sigara içimişsin" diye sitem ediyor,  haklı olarak.

Biz gazilerin bedenlerinin bir parçası toprağa gömüldü. Kimisi Şırnak'ta,  kimisi Van'da,  kimisi Diyarbalır'da. Diğer yarısı gömülmeyi bekliyor. Bizlerin iki mezarı olacak aslında. Birisi Güneydoğu dağlarında,  birisi de memleketlerimizde. Bedenimiz yaşıyor ama her şehit haberinde rumumuz bir kez daha şehit düşüyor.

Her karış vatan toprağını kanıyla canıyla sulayan kahramanlara selam olsun"

Kitabın abimize ve ilçemiz kitaplığına hayırlı olması dileklerimizle. 

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.