Yönetmen Mehmet Tanrısever tarafından Konya'nın Bozkır ilçesinde çevrilen Bozkır kuşlara bak kuşlara filminde bölgenin gizli kalmış güzellikleri nefis bir çekim tekniği ile beyaz perdeye yansıtıldı.
Bozkır'da çevrilen ve kalabalık bir kadroyla beyaz perdeye aktarılan "Bozkır kuşlara bak kuşlara" filminin gerçekten nefes kesen sahnelerinde yörenin gizli kalmış güzellikleri derin vadileri ve tabiat görselleri izleyiciye bambaşka duygular yaşatıyor.
Geçtiğimiz hafta vizyona giren Bozkır kuşlara bak kuşlara filminin içeriğinden ziyade harkulade mekanlar ve yöreye ait çılgın atların görkemli güzelliği filmin yönetmeni ve yapımcısı Mehmet Tanrısever'i ön plana çıkartıyor.
Kamera arkasında günlerce set personeli ve oyuncular kadar ter döken Tanrıseven'in vizyonu filmin gösterildiği ülkelerde pekçok ödül almış. Mistik bir hava'nın hissedildiği ve manevi mesajların ağırlık kazandığı filmde Bozkır halkı gönüllü olarak rol almış.
Yerel giysi ve kasabanın geleneksel ahşap yapılarının büyük bir zenginlik kattığı filmde Türk insanının mertliği ve ahde vefası derinlemesine irdeleniyor. Fim boyunca adeta ironi halini alan geleneksel inançlar ve taassup'da bölgedeki yaşamlara yansıyan tezatlarıda gözler önüne seriyor.

Filmin konusu;

Konya'nın Bozkır ilçesinde yaşayan silah çerçiliğiyle hayatlarını kazanan abdullah ile Çolak Ziya için mertlik, namus ve şeref her şeyden önce gelir. Abdullah, arkadaşı Çolak Ziya ile zıt karakterlerde olsa da arkadaşlıkları ve ortaklıkları uzun yıllara dayanır. Abdullah, sıkı çalışan ve sevdiği kız Emine ile gelecek hayalleri olan biridir. Çolak Ziya ise, günlük yaşar, evlenerek yuva kurma gibi bir derdi olmadan yaşayan bir insandır. Bir gün Abdullah ile Çolak Ziya'nın yolları Abdullah'ın asker arkadaşı Testici Bekir'in evine düşer. Testici Bekir, evde değildir. Eşi, Süheyla gelen misafirlere ayran ikram eder. bir anlık boşluğu fırsat bilen Çolak Ziya, Süheyla'yı tacizde bulunur. Abdullah'ın yetişmesiyle Çolak Ziya kaçar. Abdullah kovalar. Bozkır'ın ıssız tepelerinde Abdullah, Çolak Ziya'yı yaptığı namussuzluktan ötürü tek kurşunla öldürür. Abdullah pişmanlık ve öfkeyle suçunu itiraf eder ve adalete teslim olur. Ancak, hapishane ortamındaki zorluklar Abdullah'ın hayatını alt üst etmeye yetmiştir. Sözlüsü Emine'ye kavuşabilmek için suçunu adalet önünde bu sefer inkar eden Abdullah, Bozkır kabadayısı Erol Kara'nın suçu üstlenmesi ile serbest kalır ancak hayat Abdullah için eskisi gibi olmayacaktır.

Haberi Yorumlayın:

0 yorum yapıldı.