Recent Comments

BIRAKIN DOĞAL KALSIN



Bozkır’ımızın incisi, doğal güzelliği dillere destan Aygır Dibine çocukluğumuzda giderdik… O zamanlar bu kadar kolay değildi ulaşmak, Karacahisar yolundan, tek araçlık yoldan bin bir zorlukla geçilirdi. Yollardaki taşları temizleyerek girebilirdik Aygır’a ki suyun gözüne ulaşmak için yürümek gerekirdi. Eski bir köprü vardı, üzerinden geçerken korkardık, çoğu zaman aşağıda bir yerlerde- ki oralar bile muhteşemdi- piknik yapardık. Suyun çıkışını izlemek isteyenlerimiz, bir zahmet yürürdü ki o ne keyifli bir zahmetti… Doğanın tadını kokusunu alarak, kuşların sesini, suyun şıkırtısını dinleyerek yürürdük. Henüz çöp dağları yoktu, su yolunu doğal olarak bulur, geçtiği yerlere eşsiz bir manzara bırakırdı. Dağın bağrından kopup gelen, fışkıran Aygır suyundan ürker ama , o manzaraya da hayran kalırdık.

Şimdi piknik yapılan yerden karşıya geçmek için köprü yoktu, odundan yapılan ve doğal bir geçiş vardı, üzerinden geçerdik, çünkü suyun soğukluğundan çocuk ayaklarımız donabilirdi. Bazı zamanlarda kayaların doğal bir şekilde oluşturduğu gölete ayaklarımızı sokar, kaç saniye durabileceğimizi sınardık. Suyun sesi, kuşların sesi huzur verirdi. Orada yetişen böğürtlenleri daha sonra hiçbir yerde göremedim. Karamıkların lezzetini bir daha alamadım. Aygır’da yakalandığımız yağmur sonrasında ısındığımız ateş, su ve kuş sesinden başka sesin olmadığı eşsiz doğallık yok artık.
O muhteşemliğin ortasına bir mescit yapıldı(bunu söyleyip yazdığımızda bizi dinsizlikle suçlayanları Allah’a havale ediyorum),sonra su için kazıldı, yetmedi suyun gözüne iş makineleri sokuldu… Bunlarda yetmezmiş gibi suyun gözüne kadar araçların girebileceği yol açıldı. Tüm bunlar Aygır’ın o muhteşem doğallığını aldı götürdü. O karamıklar kayboldu, böğürtlenler can çekişiyor, birbirinden güzel rengarenk çiçekler küstüler açmıyorlar, kuşlarsa çoktan terk ettiler Aygır’ı… Her fırsatta yazıyorum söylüyorum, elimde imkanım olsa Aygır’a giren yolu trafiğe kapatırım, hatta birkaç yıl insanın girmesini bile yasaklarım. Biliyorum eski doğal haline yeniden kavuşamayız ama, hiç olmazsa insanların daha fazla zarar vermesini önleyebiliriz diye çırpınıyorum.

Aygırla ilgili projeler üretenlerden tek bir ricamız var, lütfen Aygır’ımıza dokunmayın… İlla bir şeyler yapacaksanız, yolunu araçlara kapatın, birkaç ahşap masa türü şeyler koyabilirsiniz, ateş için ızgaralıklar koyabilirsiniz ama, lütfen Allah rızası için Aygır’ımıza betonları, iş arabalarını daha fazla sokmayın. Lütfen Aygır’ımızı kuşlara,çiçeklere,böğürtlenlere,karamıklara bırakın…. Biz Aygır’ımızın suyunun kendi yolunu kendisinin bulmasını, su kenarında o doğal çiçekleri, doğal çalıları, böğürtlenleri,karamıkları istiyoruz. Biz Aygır’ımızda kuş sesleri , su sesleri duymak istiyoruz. Araçlardan bağıran müzik seslerine tahammülümüz yok Aygır’da… Lütfen bir şeyler yapacaksanız iş makineleri olmadan, betonlar olmadan yapın. Ve mümkünse dokunmayın Aygır’ımıza….
Google News Takip Et
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? ’te Bozkır Haber'e abone olun.
Google News Takip Et
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Yorum Gönder

1 Yorumlar
* yapılan yorumlar denetlendikten sonra yayınlanmaktadır.
  1. harika yazı kutluyorum..doğal güzellikleri kendi haline bırakmak lazım..böyle yerlere yol köprü tesis yapmak cahilliktir başka bir şey değil..tipik bir akp zihniyeti..bizde (Akara'da) doğa katliamını M.Gökçek yapıyor.

    YanıtlaSil