SEVGİYE DAİR BİR KAÇ SÖZ

SEVGİYE DAİR BİR KAÇ SÖZ
Ali Dutal
         Kapitalizmin sömürücü aracı olarak kullandığı 14 Şubat gününün ben de bir karşılığı olmamakla birlikte; dizi senaryolarıyla karmaşık ilişkilerin aşk gibi sunulduğu; evlilik programlarıyla aşkların köle pazarına dönüştürüldüğü bu günde gerçek sevgiye dair birkaç söz de biz den olsun istedim.
         Diyeceksiniz ki ne zararı var; bir gün bile olsa sevgiyi hatırlamanın, sevdiklerine küçük de olsa bir hediye vermenin... Elbette ki, menfaatsiz, karşılıksız hediyeleşmeye hiçbir sözümüz olamaz; hediyeleşme olmalıdır da…
         Gerçek sevgi, gerçek aşk; sevgiliye duyulan özlemin, görülemeyen her anın ve hiç görememenin acısının hissedilmesidir. Bu sevdanın, aşkın en güzel örneğini Eshab-ı Kiram'ın Peygamber Efendimize duydukları sevgide görmekteyiz.
         Eshab'dan bir zat, Peygamber Efendimize (s.av.) gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Benim için sen nefsimden daha sevimlisin. Çocuğumdan daha fazla seni severim. Evimde olduğumda seni hatırlıyorum. Seni gelip görmeyince rahat edemiyorum. Senin ölümünle kendi ölümümü hatırladığımda, biliyorum ki, sen cennete girdiğinde peygamberlerle beraber olacaksın. Benim ise cennete girmem şüpheli. Eğer cennete girsem bile, seninle beraber olamamaktan korkuyorum." dedi.
         O anda:"Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa; 69) Ayet-i Kerimesi nazil oldu.
         Eshab-ı Kiram nasıl Efendimize düşkünse Efendimiz de ümmetine çok düşkündü; Yüce Rabb'imiz O'nun şefkatini şöyle beyan buyurmuştur: "Şânım hakkı için, size kendi içinizden öyle bir Peygamber geldi ki, sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; size düşkündür, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir."(Tevbe, 128) 
         Ümmetinin kurtuluşunu düşünen Efendimiz (s.a.v.); "Size iki şey bırakıyorum ki, bunlara sımsıkı tutunursanız asla sapıklığa düşmezsiniz: Biri Allah'ın kitabı, diğeri sünnetimdir. Bu ikisi (kıyamette) havza kadar ayrılmadan beraberce geleceklerdir." Buyuruyor.
         -Gerçek sevgiyi görmek mi istiyorsunuz?  Gerçek sevgi:
         -Seher vakti kuşların cıvıldamasıdır,
         -Sessiz bir ormanda Hüdhüd kuşunun "Hu, Hu" diye yanık yanık seslenmesidir,
         -Keskin dişleri arasına yavrusunu alan timsahın yavrusunu incitmemesidir,
         -"Anne Kalbi" hikayesinde okuyup, duygulandığımız annenin; "canın acıdı mı" yavrum" diyen yüreğidir,
         -Yavrularını korumak için aslan kesilen tavuğun cesaretidir,
         - Yemeyip yediren; içmeyip içiren; esasında paylaşmadır, yardımlaşmadır, fedakarlıktır; hakkaniyet sınırları içerisinde herkesin hakkını hak sahiplerine vermedir,
         Şu yalancı sevgilerin kasıp kavurduğu dünyamızda gerçek sevgiyi görmek için çok değil; azıcık sevgiyle bakabilelim, ön yargılarımızı, saplantılarımızı içimizden uzak tutabilelim…
         İşte o zaman gerçekten sevebilir; bırakınız insanı karıncayı bile incitemezsiniz…
         Sevgiyle kalın, sevgide daim olun.
ALİ DUTAL

Son Eklenen Fotoğraflar

Tüm Fotoğraflar

Bozkır Siyaset Haberleri

[Siyaset][bleft]

Bozkır Mahalle Haberleri

[Mahalleler][twocolumns]

Bozkır Eğitim Haberleri

[Eğitim][threecolumns]

Bozkır Dernek ve Vakıf Haberleri

[Stklar][twocolumns]

Bozkır Etkinlikleri

[Etkinlikler][grids]

Bozkır Sağlık Haberleri

[Sağlık][list]