Articles by "Bağyurdu"
Bağyurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Konya'nın Bozkır ilçesinde faaliyet gösteren Ak Parti Bozkır İlçe Teşkilatı ilçeye bağlı mahallelerde ziyaretler gerçekleştiriyor. 

Ak Parti Bozkır ilçe Teşkilatı 52 Mahalle 52 ziyaret kapsamında ilçeye bağlı Bozdam, Bağyurdu ve Sazlı mahallesinde ziyaret gerçekleştirildi.

Bozkır Ak Parti İlçe Teşkilatından yapılan açıklamada "Ak Parti ilçe Teşkilatı olarak 52 Mahalle 52 Ziyaret Kapsamında başlatmış Olduğumuz toplantılarımızı Mahalle Muhtarlarımız Ve Mahalle sakinlerinin Katılımı İle Gerçekleştiriyoruz.

Mahalle ziyaretlerinde gösterdikleri ilgi ve Arkadan Dolayı mahalle sakinlerine Çok Teşekkür Ediyoruz" denildi.
Akören-Bozkır Bağyurdu yolunun 13 kilometresi tamamlandı. 

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "BOĞAZ YOLU YAPILIYOR✔️

Akören ilçemiz ve bölgenin öncelikli ihtiyaçlarından birini daha hayata geçiriyoruz. 

Boğaz Yolu olarak bilinen Akören-Bozkır Bağyurdu yolunun 13 kilometresinde altyapıyı tamamladık. Kalan kısmı önümüzdeki sezon bitirmeyi planlıyoruz" dedi. 
Konya Bozkır arasındaki ulaşımı 20 Km üzeri kısaltacağı düşünülen yolun bir anca yapılması Bozkır ilçemiz içinde büyük önem arz etmektedir. 

Yapılan çalışmalar dolayısıyla Uğur İbrahim Altay başkanımıza teşekkür ederiz. 

İslam Tarihçisi
Doğum 1945 Konya
Eğitim İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi)

İslâm tarihi araştırmacısı. 1945, Bağyurdu köyü / Bozkır / Konya doğumlu. 

Konya İmam Hatip Lisesi (1964), İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü (1968) mezunu.

Biga (1968-71) ve İstanbul (1971-75) liselerinde öğretmenlik yaptı. 

Bursa Yüksek İslâm Enstitüsünde başladığı (1976) öğretim üyeliğini, aynı öğretim kurumunun Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesine dönüşmesinden (1982) itibaren de sürdürdü. 

1983'te "İslâm Tarihinde İlk Siyasi ve Dinî Fırkaların Zuhuru" konulu doktorasını tamamladı. 1990'da doçent, 1996'da profesör oldu.

1996-99 yılları arasında Gazi Üniversitesi Çorum İlâhiyat Fakültesinde dekan olarak görev yaptı. UÜ İlâhiyat Fakültesinde İslâm Tarihi ve Sanatları Bölüm başkanı olarak görev yaptı. Makaleleri Nesil (1975-82), Millî Kültür, Din Öğretimi, İlim Sanat, Diyanet, UÜ İlâhiyat Fakültesi dergileri ile Tercüman gazetesinde yayımlandı. Şamil İslâm Ansiklopedisi, TDV İslâm Ansiklopedisi'ne maddeler yazdı.

ESERLERİ:

Ashab-ı Kiram (1972), İstanbul'un Fethi ve Fatih (1981), Bursa'da Medfun Osmanlı Sultanları ve Emir Sultan (1982), Hala Sultan-Ümmi Haram Bint-i Milhan (1985; Hala Sultan ve Eyyub Sultan adıyla, 1991), İslâm Tarihi I-IV (Dördüncü cilt, Osman Çelik ile, 1986-87), Manisa Folkloru (1989), Peygamberimizin Şemâili Ahlâk ve Adâbı (1989), Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (1994), Mübarek Gün ve Geceler (2004).

SADELEŞTİRME: Ahlak İlmi (Kınalızade Ali Çelebi'den, 1972), Nehcü's-Sülûk fi Siyaseti'l-Mülûk (Yönetenlerin Yönetimi, Ebu'n-Necib Sühreverdi'den, 1974).

Ayrıca Kur'an kursları ve okullar için Dini Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarını hazırlayan heyetlerde yer almıştır.

Konya'nın Bozkır ilçesinde, devletten aldığı destekle mantar üreten ev hanımı Esma Sevim, kendi işini kurmanın mutluluğunu yaşıyor.

İstanbul'da ikamet eden Sevim, pandemi sürecinde eşinin emekli olmasının ardından memleketi Konya'ya gelip Bozkır ilçesine bağlı Bağyurdu Mahallesi'ne yerleşti.



Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvurarak hibe desteği alan Sevim, destek sayesinde geçen yılın son aylarında mantar tesisi kurarak üretime başladı.

Ayda yaklaşık 2,5 ton mantar üreten Sevim, taleplere yetişemiyor. Ürenlerin satışından ayda yaklaşık 18 bin lira ciro elde eden Sevim'in başarısı eşinin yanı sıra Bağyurdu ile çevre mahallelerdeki kadınlara da örnek oldu.

Esma Sevim, AA muhabirine, şehir hayatından uzaklaşmak için İstanbul'dan dönüş yaptıklarını anlattı.

Yaptığı başvurunun kabul edilmesiyle mantar üretimi için destek almaya hak kazandığını dile getiren Sevim, üretimden büyük ekonomik kazanç sağladığını belirtti.

- "Her şey inanmakla başlar"

Sevim, destek için başvuru yapacağında, çevresindekileri bu işi başaracağına inandırmakta zorlandığını vurgulayarak, şunları anlattı:

"Her şey inanmakla başlar ama en başta en yakınımızda olan kişileri inandıramadık. Eşim ilk etapta kendisine yük olacağımı düşünerek hep olumsuz baktı, bana yardımcı olmadı. Hatta 'ürün çıkmasın' diye dua bile etti. Ancak şu an kendisi üretim için ikinci çadırı açma hayalleri kuruyor. Mahallemizde de birçok kişi olumsuz baktı. 'İki gün sonra iflas eder, elektrik faturası gelince kapatır' diyenler oldu. Ancak mantarlarım çıkmaya başlayınca onlar da bu işe heveslendiler. Önümüzdeki yıl bu iş için destek başvurusu yapacak çok fazla kişi var. Yapılan güzel işleri görenler bu işe talip oluyor. Şu an gerçekten çok mutluyum. Üretimi gerçekleştirdim ve çok güzel verimli ürün aldım."

Mantar üretimini tüm kadınlara tavsiye eden Sevim, "Bu işi sadece kazanç gözüyle değil sevgiyle yapmak gerekir. Bir çocuğa bakar gibi ilgi göstermek lazım. Ne kadar sevgi ve ilgi gösterirseniz verim olarak size geri dönüşü o kadar fazla oluyor. Ben zamanımın çoğunu burada geçiriyorum artık." diye konuştu.  

- "Pazarlama anlamında sıkıntı yaşamadım"

Pazarlama anlamında hiç sıkıntı yaşamadığını ifade eden Sevim, toptancı ile anlaştıklarını, gece dahi olsa eve gelerek ürünleri aldığını belirtti.

Bozkır Tarım ve Orman İlçe Müdürü Halil Durmuş ise "Göksu Taş Eli Havzası Kalkınma Projesi" kapsamında alınan destekle kurulan mantar tesisinin ilk ürünlerini verdiğini söyledi.

 Yaklaşık 92 bin lira maliyetli projenin 72 bin liralık kısmının hibe ile karşılandığını ifade eden Durmuş, şunları kaydetti:

"Bu örnek kadın üreticimiz, 60 günlük süreçte 36 bin lira gibi bir ciro elde etti ve bunun 20 bin lirasını maliyete harcadı. 60 günün sonunda 16 bin lira gibi bir kar elde etmiş oldu. Buradaki başarı, bölgedeki diğer kadınlara da örnek oldu. Şu an ilçemiz genelinde 11 kadın üreticimize 11 sera kurulumu yaptık. Alınan destekle kurulan seraları gören diğer mahalle sakinleri de önceden olumsuz bakarken, şuan 'biz nasıl başvurabiliriz' şeklinde müdürlüğümüze gelip detaylı bilgi alıyor."
Bozkır Bagyurdu Hizmet Vakfı'nın 
Geleneksel olarak düzenlediği Arabaşı Gecesi 8 Şubat 2020 Cumartesi günü Saat 19:00 da 
Bakırköy Botanik Park'ta yapılacaktır. 

Tüm hemşerilerimiz davetlidir.
Aslen kendisi de Bozkırlı olan ve Konsiad Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik'e ait markanın Fransa'nın Lyon kentindeki açılışı gerçekleştirildi.


 Türkiye'de ev dekorasyonu konusunda Evdama firması ismiyle faaliyet gösteren firma Fransa'ya açılarak burada Lyon şehrinde mağaza açılışı gerçekleşti.
Açılış dolayısıyla açıklamalarda bulunan i Ak Parti İlçe Başkanı Kadir Güven"İlçemizin değerli iş adamlarından Konsiad Başkanımızın Fransa'da açmış olduğu firmanın açılışına katılmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bozkırlı iş adamlarımızın başarıları bizleri sevindiriyor. Yeni iş yerimizin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Türkiye Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılış programına Bozkır Belediye Başkanı Sadettin Saygı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve Ak Parti Bozkır İlçe Başkanı Kadir güven ve çok sayıda Bozkırlı İş adamı katıldı.
Gazetelerde Üstada ve Nur talebelerine iftira ve sataşma yazıları çokça neşredilirdi. Benim de bunlara karşı yazılarım yayınlanmıştı. Üstad yazılarımın devam edip etmediğini sordu...

Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Mustafa Kırıkçı'yı vefatının 8. yılında rahmetle anıyoruz.

12 Nisan 1926 tarihinde Konya-Bozkır ilçesinin Sopran (Badurdu) köyünde dünyaya geldi. 12 Ekim 1959'da öğretmenlikten istifa etti. Şubat 1968'de tekrar vazifeye döndü. 1971 tarihinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi ve 20 Mart 1979'da İstanbul İmam Hatip Lisesi Edebiyat Öğretmeni iken emekli oldu. 1960'dan sonra  Nur, Bediülbeyan, Bediüzzaman  gibi gazeteler yayınladı. 2 Mart 2011'de vefat etti.

Mustafa Kırıkçı Risale-i Nur ve Bediüzzaman Hazretleriyle nasıl tanıştığını şöyle anlatmıştı:

Risale-i Nur ile temas

"Bediüzzaman Said Nursi ismini ve Risale-i Nur'u zannediyorum, köyümde iken Serdengeçti mecmuasından öğrendim, bu mecmuayı da devamlı takip ediyordum. Derginin Ağustos 1952 tarih ve 17 sayılı resimli kapağında, 'Said Nursi 20. Asır Karanlığını Delerken' başlığı ile beraber bir de şöyle bir dörtlük vardı.

"Çık neredesin, zuhur et, biz seni bekliyoruz.
"Yıllardır yollarında yorgun, emekliyoruz.
"Musa ol! Hakka yüksel, tecelli et de Tur'a;
"Zulmet yıkılsın gitsin, cihan garkolsun Nura.

"O sıralarda, Eşref Edib'in yazdığı Tarihçe kitabı da elime geçmişti. Osman Yüksel'in, Ankara'da kaldığı yere kadar giderek, Üstad hakkında kendisinden hem bilgi edindim, hem de Risalelerden üç tane teksir edilmiş küçük kitap aldım. Bunlar İman Hakkikatları, Nur Aleminin Bir Anahtarı gibi risalelerdi. Bu risaleleri kendisine üniversiteli talebelerin getirdiğini ve isteyenlere vermesini söylediklerini de anlatarak kitapları, sakladığı yerden, yani kütüphanesinin arka yerlerinden çıkarıp bana vermişti. Ben ondan, Üstadın bütün eserlerini soruyor ve istiyordum. Yine aynı günlerde, Ankara'dan Eskişehir üzeri İstanbul'a gideceğimi anlatmam üzerine, bana, Eskişehir'de saatçi iki kardeşin adresini verdi ve onlardan külliyatı elde edebileceğimi söyledi. Bunlar, saatçi iki kardeş, merhum Şükrü ve Muhittin Yürüten isimli çok kıymetli iki Nur talebesiydi ve ikisi bir dükkânda beraber çalışıyorlardı.

Berrak simalı ve Nur karakterli kimseler

"Eskişehir'de kendilerini buldum. Nurların tamamını almak için geldiğimi anlatınca beni çok hoş karşıladılar. Ben de doğrusu böyle berrak simalı ve Nur karakterli kimselerin yanında çok duygulandım. Şükrü ve Muhittin kardeşlerden eski ve yeni yazılı olmak üzere ne bulabildimse, hepsi teksir birçok kitap aldım. Bunlardan İnebolu teksiri, iki ciltlik Asâ-yı Musa hâlâ elimdedir. Eskişehir'de bana, Süleymaniye-Kirazlı Mescit Sokağındaki 46 nolu adresi de bildirdiler. İstanbul'a gelince 46'daki Ahmed Aytimur'dan da birçok kitap alıp bavulumu doldurdum. Risaleleri incelemeye başlamıştım. Bilhassa yaz tatilinin uzun günlerinde hiç usanmadan zevkle okuyordum.

Bekir Berk ile görüşmelerimiz

"Askerlik hizmetinden sonra Akşehir'in Atsız köyü öğretmenliğine tayinim yapıldı. Zaten yedek subaylık hizmet süresinin yedi sekiz ayını da orada geçirmiştim. Merhum Bekir Berk de daha önce Akşehir'de avukatlık yapıyordu. Merhumun kendisi ile tanışmamız, Türk Milliyetçiler Derneğinin 1952 yılında Ankara'daki büyük kurultayında olmuştu. Akşehir'de, kader bizi yeniden birleştirmişti. Mesai vakitlerinin dışında hemen her gün bir araya gelir, uzun sohbetler ederdik, yiyip içmemiz dahi çok vakit beraber olurdu.

Bediüzzaman'a ilk ziyaretim

"İşte orada iken, yani Atsız köyünde öğretmen iken, bir Cuma sabahı ki, hiç unutmam, 1955 Aralık 31. gündür, evde bir boy abdesti alıp Akşehir'den Eskişehir tarafına giden bir otobüse atladım ve Emirdağ'a geldim. Bediüzzaman'ı ziyaret edecektim. Akşehir'den hediye olarak bir de lokum kutusu elimde idi. Çarşıda etrafıma bakınıyor ve kimseyi tanımıyordum. Büyük Caminin yakınında, genişçe bir manifatura mağazası ve içinde de başında beresi olan bir şahıs gözüme ilişti. Meğer bu, merhum İbrahim Kantar imiş. Selâm verip dükkâna girdim ve kendisine niçin geldiğimi anlattım. Kantar bana, 'İşte evi' diye dükkânın karşı tarafında eski, basit bir evi gösterdi. Ve Üstadın çok hasta olduğunu, ziyaretçi kabul etmediğini de ilâve etti. 'Ama yine de bir haber edelim, hizmetçisi Konyalı Zübeyir şimdi buralardan geçer, ona söyleriz' dedi. Biraz oturduktan sonra merhum Zübeyir Ağabey geldi. Dükkânda o da bana, Üstadın hasta olduğunu anlatarak, gidip kendisi ile görüşeceğini ve orada benim biraz beklememi söyleyip ayrıldı.

"Beni heyecan sarmıştı, az sonra Zübeyir Ağabey döndü. Üstadın bana selâm gönderdiğini, 'Benim için, on tane hocadan daha ehemmiyetlidir' dediğini ifade ile, şimdi halinin müsait olmadığı için görüşemeyeceğini, 'ama ileride inşaallah görüşeceğiz' sözlerini bana nakletti. Ben de; Üstadı görmeden gitmek istemediğimi kendisine ısrarla ve tekrarla ifade ediyordum. Sonra şöyle bir yol buldu, dedi ki:

Tam ezan okunacağı esnada, oturan cemaat birden ayağa kalktı

"Kardeşim, bugün Cuma, Üstad, her zaman çıkmaz, ama İnşaallah bu Cuma camiye çıkar, sen de orada görmüş olursun.' Ben erkenden abdest alıp, Çarşı Camiinin üst mahfelinde Üstadın geleceği yerin yanına oturdum ve beklemeye başladım. Camide vaaz veriliyordu, cemaat dolmuştu, tam ezan okunacağı esnada, oturan cemaat birden ayağa kalktı; dönüp baktım, Koca Sultan, o bilinen cübbesi ve sarığı ile ve bütün haşmetiyle caminin üst mahfeline gelmiş ve cemaat da ona hürmeten ayağa kalkmıştı. Yanında Zübeyir Ağabey vardı, o anda gözüm, sanki Yavuz Sultan Selim Hanın canlı misalini görüyor gibiydi. Gelip tam yanıma oturdu. Namazlar kılındı, sonra dışarı çıkan halk, onun geçeceği caddenin iki yanına diziliyordu. Ben de aralarına katıldım. Üstad, sağ eli göğsünde halkı selâmlayarak ağır ağır yürüyüp gitti. Ben de kendisini işte o zaman rahatça seyretme imkânını bulmuş oldum. Böylece, Emirdağ'da daha fazla kalmadan, aynı gün yine otobüsle Akşehir'deki evime döndüm.
(Mustafa Kırıkçı ağabeyin farklı zamanlarda çekilmiş resimleri)

Bediüzzaman Risale-i Nur'un Berlin üniversitesinde okunduğunu anlattı

"1956 senesinden itibaren Üstadı bazen Isparta'da, bazen Emirdağ'da olmak üzere toplam on üç defa ziyaret ettim. Gittiğim her yolculuğu, sekiz oldu, on oldu diye sayardım. Öğretmenliğimi de Akşehir'den, Konya'nın Lâlebahçe ve sonra da Evdereşe okullarına naklettirmiştim. Buralarda iken, bilhassa son iki sene kaldığım Evdereşe'de, Risale-i Nur'a tam dalmış ve Nur Talebeleriyle de irtibata geçmiştim. Her üç dört ayda bir Üstada gidiyor manevi feyizler alıyordum. İlk Isparta seyahatimde Üstadı evinin dış kapısında dışarı çıkma üzere iken görüp elini öptüm. Orada ayak üzeri iken bana, Risale-i Nur'un Berlin üniversitesinde okunduğunu anlatarak, başımı sıvazladı ve yanındakiler de, beni Hüsrev'e götürmelerini söyledi. Gittik, Hüsrev Ağabey, evinde bana âdeta pırıl pırıl parıldayan bir evliya suretinde göründü. Tahmin ediyorum, iki saat kadar nasihatlarını ve sohbetlerini dinledim ve çok duygulandım.

Gazetelerde yaz

"Gazetelerde Üstada ve Nur talebelerine iftira ve sataşma yazıları çokça neşredilirdi. Benim de bunlara karşı, o zamanın Hür Adam gazetesinde birkaç tane makale şeklinde yazılarım yayınlanmıştı. Herhalde Üstad bunlardan haberdar olmalı ki, birgün Emirdağ'da, yazılarımın devam edip etmediğini sordu. 'Yazmıyorum' deyine, 'Hayır, yaz, yaz' buyurmuşlardı.

Hizmetin içindeyim

"Üstada ve Nurlara ünsiyetim arttıkça, kendimi hizmetin içinde hissediyordum. Bütün meşgalemi ve faaliyetimi Nur Risalelerini okumaya ve yaymaya sarfetmekte idim. Ankara'da büyük mecmuaların matbalarda basım işine de başlanmıştı. Sık sık Ankara'ya gidiyor, orada çalışan faal Nur talebeleri ile tanışıp bazen günlerce yanlarında kalarak hizmete yardımcı oluyordum. Hattâ, Mektubat'ın ilk baskısı yapılırken noktalama işinde bir nebze, merhum Atıf Ural'la beraber çalışmıştım. Zübeyir, Sungur, Ceylan ve Abdullah Yeğin'in hallerini çok beğenir, kendimin de onlar gibi her işi bırakarak, bütün varlığımla Risale-i Nur'la çalışmayı arzuluyordum. Nurun daktilo yazıcısı hava binbaşı Merhum Hayri Beyi, bütün malzemesi ile birlikte birgün gizlice Evdereşe'ye götürdüm, oturduğum lojmanın bir odasını da kendisine tahsis ettim. Orada birkaç ay çalışarak, büyük Tarihçe-i Hayat'ın eski yazılı parçalarını daktilo ile yeni yazıya çevirdi. Ben de noktalama işlerini yaptım, sonra hazırlanan kısımları parçalar halinde Ankara'ya ulaştırdık.

"Ben çoktan beri bir Mustafa bekliyordum"

"Zannediyorum, 1958 senesi idi. Üstadı ziyaret için Isparta'ya gitmiştim. Üstad, o sırada hizmetçilerin hepsi Ankara'da hapis oldukları için, evinde yalnız kalmıştı. Gerçi evin sofası ile öteki odalarında Mustafa Gül Ağabeyle, Küçük Ali Ağabey de gözüme ilişmişlerdi. Fakat onlar, ziyaretim esnasında Üstadın odasında bulunmadıkları için ben, Üstadla baş başa kalmıştım. Bana, yanındaki yardımcı ve hizmetçilerini hapse koymaktaki maksadın, 'kendisini yalnız bırakarak müşkül bir vaziyete sokmak' olduğunu anlattı. Ayrılmak için ben ayağa kalkıncı, Üstad da kalktı, bu hiç görmediğim bir haldi, benimle beraber odasının kapısına kadar beraber geldi, orada bana şöyle dediğini hiç unutamam: 'Ben çoktan beri bir Mustafa bekliyordum, meğer o Mustağa senmişsin.'


Bozkır Bağyurdu Mahallesinde Ekin Tarlasında Yangın çıktı.

İlçemize bağlı Bağyurdu Mahallesinde Ekinlik alanda yangın çıktı. 

Neden ve nasıl çıktığı belirli olmayan yangın ufak maddi zararlarla atlatıldı. Mahalleye ait tarım arazilerinde gerçekleşen yangına Konya Büyükşehir Belediyesi Bozkır İtfaiye Şefliği ekipleri müdahale etti. 

Sırıstat Haber Merkezi ailesi olarak başta Mahalle halkımıza ve çiftçilerimize geçmiş olsun der, sıcak yaz günlerinde kuru tarlalar ve otlarla çevrili alanlarda vatandaşlarımızın dikkkatli olması dileklerimizi iletiriz. 
Onlar hem unutulmaya yüz tutmuş kültürü hem de yöre insanının mertliğini ve kahramanlığını ele aldı. Bozkırlı yönetmen Mehmet Tanrısever geçmişteki birçok başarılı eserinin ardından bu kez memleketi Bozkır'a kurdu stüdyoyu... Bozkır "Kuşlara Bak Kuşlara" filminin çekimleri başladı.

Haber Video !!!

Bozkır'ın eşsiz güzelliklerinin ve kültürünün ele alındığı BOZKIR "Kuşlara Bak Kuşlara" filminin çekimleri 65 kişilik ekiple başladı.

29 yıllık tecrübesiyle memleketi Bozkır'da film çekmeye karar veren Mehmet Tanrısever, filmde bozkır insanının mertliğini ve kahramanlığını vurgulamak istediğini belirtti.

KONTV Haber'e konuşan Tanrısever, "İnşallah filmi izleyenlere bir şeyler geçer, mertlik, dürüstlük...  Bu zamanlarda toplum yoruldu. İhtiyaçlar çok fazla. Böyle olunca çok tavizler verildi insani değerlerimizden, dürüstlüğümüzden. Çok zor günler geçiriyoruz, bunlar da bir gerçek." dedi.

Filmle Bozkır'ın eski güzelliklerinin de gün yüzüne çıkarılmasını hedefleyen Tanrısever, "Ben eski güzellikleri anlatayım dedim. O güzelliklere dönelim, mertliklere dönelim." dedi.

Tanrısever, bu tür yapımların aslında okul niteliği taşıdığını belirtti ve ekledi:

"İnsanlara geçmişi anlatmak, güzel hikâyeler anlatmak, insanları neşelendirmek, onlara ders vermek, film de okumadır. Güzel insan olmak için gençleri teşvik etmek..."

Yapımı yaklaşık 4 hafta sürecek BOZKIR "Kuşlara bak kuşlara" filmi 2019'da sinemaseverlerle buluşacak.

Mehmet Tanrısever, "4 hafta çalışacağız bu yörelerde. Hep dağlarda, orijinal evler, orijinal mekanlar... Bozkır'daki kanyonlar Arizona'da yoktur. Bozkır yöresini, köylerini, kasabalarını tanıtacağız. Konya'ya kadar tanıtacağız. Bu büyük bir kültür tanıtımı olacak. İnşallah ileride burada turizm patlaması da olur. " dedi.


Kaynak:Kontv
Bağyurdu Vakfı Toplantısı Gerçekleştirildi ...
Bağyurdu Vakfı Gelenek haline gelen KIŞ Buluşma,Toplantılarından birini daha , 25 Şubat 2017 Cumartesi akşamı saat 19/23 de Bahçelievler Öğretmenevinde, Ailecek yoğun bir katılımla,Düğün Pilavı İkramı,Vakfın hizmetlerini Slayt gösterimi,Fotoğraflarla anlatarak gerçekleştirdiler...
Davetlilere BAĞYURDU VAKFI 2017 Dergisi hediye edildi...
Kemal ÇELİK Başkanlığındaki Vakıf Mütevelli Heyetini kutlar,yeni hizmetlerinde başarılar dilerim...





Sırıstat Com İstanbul HABER : AliRızaÖZASLAN
Çevresindeki 4 ilçe ve bu ilçelere bağlı köylere hayat vermekle kalmayacak, ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlayacak Akören-Bağyurdu (Bozkır) yolu, tam 4 yıldır asfaltlanmayı bekliyor. 
kören-Bağyurdu (Bozkır) yolu. Yeni Antalya yolu ile ilçe arasında toplam 30 km'lik bir mesafe olan bu yol sadece Akören'i gelişiminin önündeki engelleri kaldırmakla kalmayacak, Bozkır, Ahırlı ve Yalıhüyük ile bu ilçelere bağlı köylere hayat verecek.

Konya ile ilçe arasındaki mesafenin 40-50 km daha kısalmasıyla hem vatandaşa hem de ülke ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacak.  

Durumdan haberdar olan ve yolun yapılması için gerekeni en kısa sürede yapacaklarını vaad eden AK Parti Konya Milletvekilleri Ziya Altunyaldız ve Ahmet Sorgun'dan ise hala ses seda yok.
2014 Yerel Seçimlerinin ardından yürürlüğe giren 'Büyükşehir Yasası' sonrasında yatırımlarını ilçelere kaydıran Konya Büyükşehir Belediyesi'nden de de ses yok.

Siyasiler ve yerel yönetimlerden beklediğini elde edemeyen Bozkırlılar, geçtiğimiz günlerde Ankara'ya giderek sorunun çözümü noktasında kısa adı ANKONDER olan Ankara Konyalılar Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Erkoç ile görüştüler.

Bozkırlılar ve diğer ilçeler ile köyler için hayati öneme sahip bu yolun gazeteci gözünden faydalarından bazıları ise:

* Akören ilçesinin gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olan bu yol, Antalya yoluna sadece 30 km. İlçenin ufkunu açacak bu yolun bölge halkına sağlayacağı en önemli katkı, yeni iş alanlarının oluşumu ile ekonomik yönden olacaktır.

* Bozkır, Ahırlı, Yalıhüyük ilçeleri ile bul ilçelerin Konya'ya ulaşım mesafesi 75 km'ye kadar düşecek. Buda hem bölge insanı hem de ülke ekonomisi adına çok ciddi tasarruf anlamına gelir.
* Bağyurdu yolunun düz olması hem ulaşımın rahat sağlanabilmesi hem de yolun yapımı ve bakımı adına önemli bir avantaj anlamına geliyor.

* Mavi Kanyon'a ulaşım daha da kolaylaşacağı için, yolun yapılmasıyla bölgenin turizmi kısa sürede kalkınacaktır.

* Yol üzerinde kurulacak yeni tesisler, bölgenin en büyük sorunlarından biri olan göç'ü durduracak veya minimuma indirecektir.

* Yakıt ve zaman israfı önlenmiş olup, vatandaşların daha güvenli yolculuk yapmaları sağlanacaktır.
evrenselgundem internet haber sitesi olarak, bu kadar avantaja sahip bir yolun yapımı noktasında Karayolları Bölge Müdürlüğü, Konya Milletvekilleri ve yerel yönetimler neyi bekliyor?
Bu yolun yapılmaması nedeniyle insanlar ve ülkemizin uğradığı zaman ve ekonomik kayıptan kim sorumlu?

Kaynak Evrensel Gündem

*..FİNAL GECEMİZ..*

Bağyurdu Vakfının düzenlediği "ARABAŞI GECESİ" 12 Mart 2016 Cumartesi akşamı saat 19:00 -  22:00 'de Bakırköy Botanik Park Restoranta yoğun,bir o kadar coşkulu,ailecek katılımla, hasretler giderilerek gerçekleştirildi…

Nadide bir Şehir,İstanbul…Nadide bir İlçe,Bakırköy..Nadide bir mekan,Bakırköy-Botanik Park..
Vee… Nadide insanlar…Bizim insanlarımız.Konya coğrafyasının nadide kuruluşları.. Bağyurdu'nun nezih insanları…

Aralık 2015'de başlayan ARABAŞI GÜN-AKŞAM-GECELERİ…Mart 2016'da Bağyurdu Arabaşı Gecesiyle FİNAL'e erişti.Final havasında buluşuldu,sıla-i rahim yaşandı,yarenlikler edildi..

Katılımcılar: Konya Coğrafyasının bütün renkleri salonda yerlerini almışlardı.İstanbul Vekilimiz Abdullah Başcı,Bakanlarımızdan Ali Talip Özdemir'den sivil toplum kuruluşlarımız başkan, yönetim kurulu üyeleri,Konyalılar dernek başkanı Kudret Bülbül,Konyalılar vakıf başkanı Mustafa Birim,Konsiad başkanı Mustafa Büyükdede,

Bozkırlılar dernek başkanı Mustafa Göksu-yönetimi,Bozkırlılar vakfı başkanı Kamil Bilgin-yönetimi,Akçapınar-Hasan Ciğerci,Bademli -Celal Alpat,Dere-Ahmet Ilgaz, Karacaardıç-Kadir Ünver,Çağlayan-Savaş Kiremit,Kuşca-Ramazan Dur,Harmanpınar-Bozkır Beyi-Süleyman Özaslan,Tepelice-Mehmet Ceylan,Yalıhüyük-Mustafa Minaz,Bozdam-Ahmet Ünsal,

Ilgın-Mehmet Yılmaz,İmrenler-Mehmet Eker,Çumra –Mustafa Toksöz,dernek başkanları,Kon Tv Ahmet Dur,Bozkır Beylerimiz-Nevzat Sak-Çetin Öğütçüoğlu-Mehmet Tanrısever-Süleyman Özaslan,Şairlerimiz Hacı Himmet Güzel-  Ahmet Özkan,Kemal Seyyahi  ve salonu hınca hınç ailecek dolduran Bağyurdlular…

Mustafa Çil sunumunda program akışı:

-Kelamların en güzeli Kur'anı Kerim Tilaveti,Prof.Dr.Hüseyin Algül,
-Vakıf başkanı Kemal Çelik'in selamlama-hoş geldiniz,vakfın hizmetlerini anlatan konuşması,
-Vekilimiz Abdullah Başcı'nın selamlama hitabeti,
-Bakanımız Ali Talip Özdemir'in selamlama konuşması,
-Vakfın hizmetlerinin sunuldu Slayt gösterimi,
-Bağyurdu vakfına büyük emekleri geçenlere Plaketlerin verilmesi…

Evet Arabaşı kaselerde salon-masalara geldi…Arabaşını Çağlayan-Coşkunlar Lokantası-Savaş Kiremit-Ekibi bişirmiş.İlk defa Kaz-Ördek-Hindi eti kullanılmış.Ekşi kuru Erik çorbaya ayrı bir lezzet katmış.Yaa hamuru,aman çorbanın içine düşürmeyin…Revani tatlısı sunuldu üzerine…

Yemek-Nimetlere şükür…Prof.Dr.Hüseyin Algül hocamızın ağzından döküldü ,yükseldi Arş-ı Alaya dualar,dualar…

Bağyurdu Vakfı 2016 Bülten-Dergisi,Bağyurdu'nun havadan çekilmiş afiş-fotoğrafı dağıtıldı..
Mehmet Kayar…Mini bir market-stand açmış,hemen salonun girişinde..Neler yok ki,Tahin-Pekmez-Köpük ve diğer yöresel ürünler…

Bağyurdu'nun yetiştirdiği değerleri,Ali Rıza Tanrısever,Mehmet Tanrısever,Prof.Dr.Hüseyin Algül,Kemal Çelik…Bağrından ne hizmet erleri çıkarmış,Bağyurdu-Sopran köyü…

Bağyurdu Vakfı-YAPTIKLARIMIZ

-Üniversite öğrencilerine burs,
-Geleneksel 2015 Mevlid-i şerif,
-Arabaşına devam,
-Erzak dağıtımı,
-Nakti yardımlar,
-Kurban bayramında,kurban kesimi,
-Sosyal tesislerin inşası sürüyor,
-Derginin 7.ci sayısını çıkardık,
-Öksüz-Yetimlere hami olduk,
-Mesaj sistemini devam ettirdik,
-Çocuk parkı kazandırdık,
-Bozkırlılar bahar şenliğine katıldık,
-Kurban bayramı-2015 Yaz şenliğimizi icra ettik,
-Bozkır'da Bağyurdu Evi yapımı projesi,
-Konya-Akviran-Bağyurdu-Bozkır yolunun iyileştirilmesi için temaslarımız sürüyor,
-Şubat 2015'de İstanbul'da kahvaltılı Bozkır istişare toplantısı,
-Haziran 2015-Bozkır'da kahvaltılı,Bozkır istişare toplantısı,Bağyurdu'nda etli-pilav ikramı,
-Çağlayan Göletine 150.000 yavru balık bırakılmasına desdek olduk,
Çağlayan Göleti-Sarıot Gölü için görüşmeler yaptık,

Bağyurdu Vakfı - YAPACAKLARIMIZ

-Burslara devam,
-Geleneksel Mevlid-i şerif,
-Arabaşı,
-Ramazan bayramında bayramlaşmak,
-Kurban kesimi,
-2016 Kurban bayramı 3.cü günü Yaz şenliği,
-Erzak dağıtımına devam,
-Nakti yardımlar,
-Sosyal tesisleri tamamlaayıp,hizmete sunmak,
-Öksüz-yetimlere hamilik,
-Derginin 8.ci sayısı,
-Mesaj sistemi sürecek,

 2016 Kış ayları,arabaşılar…Önümüzde bahar var.Buluşma mekanlarımız bundan böyle-kır-orman-mesire yerleri..Geldi bahar ayları,piknik-şenlik zamanları…

Bu akşam-geceyi yaşamamıza vesile olan Bağyurdu vakfı başkan-yönetimine şükranlarımı sunarım.Bütün bu nimetleri bağşeden Gözel Irabb'ıma da şükürlerimi eda ederim…

22 Mayıs 2016 Pazar günü,Güngören belediyesi-Kemerburgaz-Azizpaşa korusunda,"BÜYÜK BOZKIRLILAR ŞENLİK-PİKNİK'DE kavuşup-buluşmak dileğiyle hoş kalınız…
Selam-Saygı-Sevgilerimle…



Sırıstat Com İstanbul Haber : Ali Rıza ÖZASLAN/14 Mart 2016


*..Bağyurdu Vakfı Arabaşı Daveti..*

Değerli Hemşerilerimiz, 
Bu yıl ki Arabaşı Gecemiz 12 Mart Cumartesi akşamı Saat 19:00 da, E-5 Yol üzeri, Bakırköy Adalet Sarayı arkası, Bakırköy Belediyesi Botanik Park Sosyal Tesislerinde yapılacaktır. 

Tüm hemşehrilerimiz davetlidir. 

Sırıstat Com İstanbul Haber : Ali Rıza ÖZASLAN / 9 Mart 2016


​Konya ile Ahırlı ilçesini ortalama 40 kilometre kısaltarak 85 kilometreye düşüren 28 kilometrelik Akören-Bağyurdu (Sopran) yolu asfaltlanmayı bekliyor…

EMEKLER BOŞA GİTMESİN
Ahırlı ilçesi ile Konya'yı 85 kilometre gibi harika bir mesafeye indirecek olan Akören-Bağyurdu yolunun ham çalışması tamamlandı ancak uzun yıllardır asfaltlanmayı bekliyor. Bu yolun bir an önce hayata geçmesi için çalmadık kapı bırakmadıklarını ifade eden Bağyurdu Köyü Muhtarı Seyfullah İnce, "Konya ile bizim aramız Bozkır üzerinden gelirsek 135 kilometre, Akören üzerinden gelirsek 80 kilometre. Akören ile Bağyurdu'nun arası sadece 28 kilometre. Bu kadar kısa bir mesafe yolun yıllardır asfaltlanmaması hem milli ekonomiye bir zarar hem bizlere" dedi.



AHIRLI İÇİN BÜYÜK AVANTAJ
Akören-Bağyurdu yolunun sadece Bozkır'a bağlı Bağyurdu köyünün değil, Ahırlı İlçesi'ne bağlı, Bademli, Balıklava, Küçüköz, Büyüköz, Aliçerçi ile Ahırlı merkez için de büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken İnce, "Ahırlı İlçesi Konya'ya Seydişehir üzerinden gelirsen 130 kilometre, Bozkır üzerinden gelirsen 125 kilometre ama bu yolu kullanırsan sadece 90 kilometre. Bu kadar büyük imkana sahip bir yolun yıllardır ele alınmamasını kabul etmemiz mümkün değil. Bizim tek arzumuz 28 kilometrelik bu yolun bir an evvel asfaltlanarak bölge halkının hizmetine sunulması" diye konuştu.



BÖLGE SAKİNLERİ BEKLİYOR
Akören-Bağyurdu Köyü yolunun asfaltlanmasının kendileri içinde büyük bir nimet olduğunu ifade eden Ahırlı ilçe sakinleri, "Bağyurdu (Sopran) köyünün önder olduğu bu yolun tamamlanması ile bizim Konya ile olan 135 kilometrelik mesafe sadece 88 kilometreye inecek. Bu küçümsenecek bir rakam değil. 28 kilometrelik yolun sadece 1,5 kilometrelik mesafesi rampa ve virajlı kalan kısmı dümdüz yol. Yol bu hali ile gündüz çok rahat kullanılıyor. Ancak akşamları sıkıntılı. Bunun için en azından kışa kadar yolun yeniden greyder ile düzeltilip yol kenarlarına fosforlu küçük direklerin dikilmesi lazım. Kıştan öncede kesinlikle asfaltlanması. Umarım sesimizi yetkililer bir an evvel duyar" diyerek isteklerini dile getirdi.