Konya’nın Akkise Beldesi Belediye Başkanı ve 5 meclis üyesi ‘hayır’ oyu verecek.
Konya’nın Ahırlı İlçesi'ne bağlı Akkise Beldesi'nin Belediye Başkanı Ak Partili Ceylan Arslan, 5 belediye meclis üyesi ile birlikte referandumda ‘hayır’ oyu vereceklerini açıkladı. Başkan Arslan ve meclis üyeleri Ak Parti'den istifa ederek MHP'ye geçti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal ile Konya Gazeteciler Cemiyeti'de basın toplantısı düzenleyen Akkise Belediye Başkanı Ceylan Arslan, 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde Ak Parti’den seçildiğini anlattı. Ak Prti'nin son dönemde gündeme getirdiği ‘demokratik açılım’ politikası ile milleti böldüğünü kaydeden Ceylan Arslan, şunları söyledi:
“Türk milletini bölmeye yönelik açılım safsatalarından ve bunun için hazırlanmış olan Anayasa değişikliğinden, yine artık pervasızca dile getirilen özerklik adımI, ona paçavradan bayrak yapma gibi zırvalara hiç bir devlet ve hükümet kanadından tepki gösterilmemesinden dolayı duyduğumuz rahatsızlıkdan ötürü 12 Eylül günü yapılacak halk oylamasında hep beraber tercihimiz ‘hayır’ olacaktır. Belediye Meclis üyelerimiz ile birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa etmeye karar veriyoruz. Bundan sonra arkadaşlarımla birlikte MHP saflarında, görevimize devam edeceğiz.”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal da devletin partilileştirildiğini iddia etti. Bal, “Şimdi devlet organlarında bulunan genel müdürler, valiler, kaymakamlar bunlar AKP’ye evet oyu alabilmek için memuriyet görevlerini suistimal etmektedirler. Devletin yetki ve kaynaklarını suistimal etmektediler. Bunların içinde Fak-fuk-fon’u idare edenler, sosyal yardım kuruluşlarını yönetenler vardır. Bunların içinde devletin para kaynaklarını, polis ve silahlı güçlerini yönetenler vardır. Seçmenler böyle bir yönetimin baskısı altında ‘evet’ oyu vermeye zorlanmaktadır” dedi.
Faruk Bal, köylülerin hizmetlerin durdurulacağı yönünde tehdit edildiğini, Beldes, Köydes projelerinin durdurulacağı, köylere yapılacak yol, su hizmetlerinin durdurulacağı, vatandaşa yeşil kart verilmeyeceği tehditleri savrulduğunu öne sürdü. Kaynak:yazete.com
Konya’nın Ahırlı İlçesi'ne bağlı Akkise Beldesi'nin Belediye Başkanı Ak Partili Ceylan Arslan, 5 belediye meclis üyesi ile birlikte referandumda ‘hayır’ oyu vereceklerini açıkladı. Başkan Arslan ve meclis üyeleri Ak Parti'den istifa ederek MHP'ye geçti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal ile Konya Gazeteciler Cemiyeti'de basın toplantısı düzenleyen Akkise Belediye Başkanı Ceylan Arslan, 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde Ak Parti’den seçildiğini anlattı. Ak Prti'nin son dönemde gündeme getirdiği ‘demokratik açılım’ politikası ile milleti böldüğünü kaydeden Ceylan Arslan, şunları söyledi:
“Türk milletini bölmeye yönelik açılım safsatalarından ve bunun için hazırlanmış olan Anayasa değişikliğinden, yine artık pervasızca dile getirilen özerklik adımI, ona paçavradan bayrak yapma gibi zırvalara hiç bir devlet ve hükümet kanadından tepki gösterilmemesinden dolayı duyduğumuz rahatsızlıkdan ötürü 12 Eylül günü yapılacak halk oylamasında hep beraber tercihimiz ‘hayır’ olacaktır. Belediye Meclis üyelerimiz ile birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa etmeye karar veriyoruz. Bundan sonra arkadaşlarımla birlikte MHP saflarında, görevimize devam edeceğiz.”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal da devletin partilileştirildiğini iddia etti. Bal, “Şimdi devlet organlarında bulunan genel müdürler, valiler, kaymakamlar bunlar AKP’ye evet oyu alabilmek için memuriyet görevlerini suistimal etmektedirler. Devletin yetki ve kaynaklarını suistimal etmektediler. Bunların içinde Fak-fuk-fon’u idare edenler, sosyal yardım kuruluşlarını yönetenler vardır. Bunların içinde devletin para kaynaklarını, polis ve silahlı güçlerini yönetenler vardır. Seçmenler böyle bir yönetimin baskısı altında ‘evet’ oyu vermeye zorlanmaktadır” dedi.
Faruk Bal, köylülerin hizmetlerin durdurulacağı yönünde tehdit edildiğini, Beldes, Köydes projelerinin durdurulacağı, köylere yapılacak yol, su hizmetlerinin durdurulacağı, vatandaşa yeşil kart verilmeyeceği tehditleri savrulduğunu öne sürdü. Kaynak:yazete.com
Günümüzde işletmeler için reklam her şeydir. Ancak reklamın da etiği vardır. Kişisel çıkarlar için reklam yaparım diye çevreye zarar vermenin reklamla alakası yoktur.
Son günlerde Bozkır köy ve kasabalarında tarihi taş çeşmelerde dâhil olmak üzere Bozkırlı bir tesisin reklamları yer almaktadır. Dağlara taşlara yazsa yine bir şey değil de insanların faydalandığı Taş çeşmelerimizin üstüne de aynı reklamı yapmışlar.
İnsan bir yönden ne alaka diyor bu şekilde bir kirlilik bu işletmemiz bilmiyor mu bir Düziçine birde Kadıbeline kocaman bir tabela assa herkes görür.
Bazı yazıların yazıldığı duraklar vs yerlerde ki yazıları üstüne boya yaparak kapatabilirsiniz. Bazi yerlerde bu yapılmışta ama düşünün ki Taş bir çeşme bu çeşmenin üzerinden bu yazıyı nasıl sileceksiniz boyamı yapacaksınız o zaman o çeşmenin bir anlamı kalmayacak.
Harmanpınar belediyesi gezimizde bu şekilde çeşmeleri görünce Başkanımızla bir sohbetimiz geçti ve bu kişilere ceza yazılabileceğini öğrendik. Bu şekilde etik olmayan bir reklam çeşidini ilçemizde yapan kişi ve kişilerin bir cezai işlemle uyarı yemesi bu gibi eylem ve işlemlere yönelmemesine sebep olur.
İşletmemizin bu şekilde bir reklam çalışmasına girmesi bence gereksiz zaten Bozkır’da alanında tek işletme. Bir zamanlar Bel Fıtığı yazıları görürdük dağda taşta şimdi de bu reklamlar.
Sırıstat Haber Merkezi: Yakup ÇETİN
Son günlerde Bozkır köy ve kasabalarında tarihi taş çeşmelerde dâhil olmak üzere Bozkırlı bir tesisin reklamları yer almaktadır. Dağlara taşlara yazsa yine bir şey değil de insanların faydalandığı Taş çeşmelerimizin üstüne de aynı reklamı yapmışlar.
İnsan bir yönden ne alaka diyor bu şekilde bir kirlilik bu işletmemiz bilmiyor mu bir Düziçine birde Kadıbeline kocaman bir tabela assa herkes görür.
Bazı yazıların yazıldığı duraklar vs yerlerde ki yazıları üstüne boya yaparak kapatabilirsiniz. Bazi yerlerde bu yapılmışta ama düşünün ki Taş bir çeşme bu çeşmenin üzerinden bu yazıyı nasıl sileceksiniz boyamı yapacaksınız o zaman o çeşmenin bir anlamı kalmayacak.
Harmanpınar belediyesi gezimizde bu şekilde çeşmeleri görünce Başkanımızla bir sohbetimiz geçti ve bu kişilere ceza yazılabileceğini öğrendik. Bu şekilde etik olmayan bir reklam çeşidini ilçemizde yapan kişi ve kişilerin bir cezai işlemle uyarı yemesi bu gibi eylem ve işlemlere yönelmemesine sebep olur.
İşletmemizin bu şekilde bir reklam çalışmasına girmesi bence gereksiz zaten Bozkır’da alanında tek işletme. Bir zamanlar Bel Fıtığı yazıları görürdük dağda taşta şimdi de bu reklamlar.
Sırıstat Haber Merkezi: Yakup ÇETİN
![]() |
| Muammer Tunahan |
Ah! işkenceler !
Hakaretler!
Zulümler!
Kerim Dayım Mamak günlerinden bir gün bile ceza almadan berat etmiş ve onu haksız yere zindana atanları hiç bir zaman hayırla anmamıştır. Anmasını anmamaış ama gaspedilen haklarını aramak için hiç bir mahkemeyede başvurmamıştır.
Bu günlerde en ufak bir haksızlıkta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet edenlere duyrulur.
Kerim Dayım vatansever inançlı bir yiğitti ama yaşadığı çileler onda derin izler bırakmışki genç yaşta agır derecede Parkinson hastalığına yakalandı ve bu dünyadan adam gibi dost doğru çileli bir şekilde hayata gözlerini yumdu.
Çocukluğumdan beridir en sevdiğim dayım o dur yaşım ilerledikçe ve o dünyadan göçmüş olsada ona olan sevgim her biraz daha artmaktadır.
O bu günleri yaşasaydı her halde mutlu olurdu.
O 12Eylü 2010 güne sandığa gitse nasıl bir tercih yapardı dersiz?
O 12 Eylül günü kişisel kaygılarla davranmazdı onun hayata bakışı dar siyaset penceresi olmaz vatanseverliği ve inanacı olurdu.
O’nu aklı ereli çok seven ve onun öğretileriyle kendisini milliyetçi vatansever olarak tanımlayan yeğeni olarak Onu rahmetle anıyorum.
Sonuç olarak Dayım yaşasaydı şayet teretdüdsüz EVET derdi.
Kerim Dayıcığım Nur içinde yat! 12 Eylül’de sandıkta seninde beklediğin tercihi yapacagım. Dayıcığım sana en sevdiğin Mamak dostlarından birinin şiirini itaf ediyorum
“Gençliğim?” dedim,
“Ver!” dediler.
“İstikbalim?” dedim,
“Yok!” dediler.
“Kanım?” dedim,
“Dök!” dediler.
“Canım?” dedim,
“Milletin” dediler.
Sevdim !…
“Suçtur !” dediler.
Ve
Çığlıkla yarıldı karanlık,
Sevgimi
Çarmıha gerdiler…
“Ver!” dediler.
“İstikbalim?” dedim,
“Yok!” dediler.
“Kanım?” dedim,
“Dök!” dediler.
“Canım?” dedim,
“Milletin” dediler.
Sevdim !…
“Suçtur !” dediler.
Ve
Çığlıkla yarıldı karanlık,
Sevgimi
Çarmıha gerdiler…
Mitingler devam ederken, 'evet' ve 'hayır' çalışmaları da devam ediyor.
Peki siz nerede oy kullanacağınızı biliyor musunuz?
Refarandum Tartışmaları Devam ediyor, Ateşlimi ateşli tartışmalar bunlar. Bu tartışmalar devam ederken benim gibi seçmen kartı gelmeyen arkadaşlar varsa bu bölümden Resim Kodunu yazıp ardından da T.C Kimlik numarasını yazıp sorgula derse sorgulama ekranının sonucunda nerede oy kullanacagını öğrenip Kimliği ile oy kullanabilir.
Peki siz nerede oy kullanacağınızı biliyor musunuz?
Refarandum Tartışmaları Devam ediyor, Ateşlimi ateşli tartışmalar bunlar. Bu tartışmalar devam ederken benim gibi seçmen kartı gelmeyen arkadaşlar varsa bu bölümden Resim Kodunu yazıp ardından da T.C Kimlik numarasını yazıp sorgula derse sorgulama ekranının sonucunda nerede oy kullanacagını öğrenip Kimliği ile oy kullanabilir.
Bozkırda esnaf en geç 7:30 civarı açar kepenklerini.. Bende öyle yaparım yıllardır. Sabah erkenden açarım işeyerimin kapılarını.. Malum sabah erken evden çıkmak gerekiyor.. Çoğu zaman kahvaltımı işyerinde yaparım. Benim eleman her gün sıcacık börek alır gelir birde duble çay...
Hani üzümü ye bağını sorma derlerya.. Her gün görürdüm karda kışta sabah erkenden bir üç tekerlekli ile bizim börekçi köprü başında olurdu. Yağmur kar kavrucu sıcaklarda hep orada olurdu..Bilirdim benim böreklerin nerden geldiğini ama çok fazlada bilmiyordum kimdir nedir...
Geçen gece saat02.30 suları eve giderken seydişehir yoluna uzanan caddede bir tereyağı kokusudur yayılmış ki nasıl tütüyor anlatamam... Gecenin bir yarısı ilerliyorum eve doğru. Tam köprüye varmadan bizim börekçiyi gördüm. Evet gecenin bir yarısı ekmeğini rızkını arıyan bir insan.. Belki bir çok kişi derin uykularda iken rızkı için çalışan bir insan... Bizim börekçi...
Yanına yaklaştım. Üç tekerleklinin üzerini titizlikle kapatmış ve camekanın içinde gözleme pişiriyor...Kör nefis canım çekti.. Abi banada at bir tane dedim yanaştım limana.. '' yalnız peynirli kalmadı patatesli atayım istersen'' dedi.. O tereyağı kokusunu alan iflah olur mu hiç? Kabul abi at sen bi tane...
Bizim gözleme pişiyor.Ben başlııyorum sorgu suale.. Kimsin necisin? Bir yandanda zabıtalık yapıyor titiz gözlerle inceliyorum tezgahı.. Hizmet alanın gıda olduğunun bu kadar farkında olan bir insan ve farkındalığının tezgahına pırıl pırıl yansıması.. İlk intiba on numara..Kullandığı malzemelere bakıyorum tertemiz... Gönül rahatlığı ile doyurabilirim karnımı..
''Usta ben bir taneyle doymam sen bir tane daha at''
Bizim börekçi değişik bir insan.. İşinde çok titiz. Özellikle kullandığı sarf malzemesinin en kalitesini seçiyor... Buda tabi işini olumlu yönde etkiliyor..Adı Mustafa'ymış bizim börekçinin..Aslen Kastamonu olan Mustafa usta yıllar önce İstanbulda bir Akçapınarlı ile evlenir.İstanbulda pasta-börek imalatı üzerinde çalışan ustamız ekonomik nedenlerden dolayı Bozkır'a gelmek zorunda kalır.. Bir süre sonra eşinden ayrılır..
Aradan zaman geçer ve evlenmek yeniden nasip olur.. Bu defa Soğucak Köyünden evlenir ve onun deyimi ile '' doğduğum değil doyduğum yer''de ikame eder hayatını... Yıllardır Bozkırda gerek ürünlerinin lezzeti gerekse insanlar ile bir Bozkırlı gibi diyalog kurması ve hürmetkar hizmet anlayışı.. sevilen bir börekçi olur.
Sohbet ediyoruz gecenin bir yarısı.. Tabi tek müşteri ben değilim. Sürekli siparişler geliyor gidiyor.. Böreğin çatalını ve peçetesini hiç eksik koymazdı. Gözlemede de aynı itina devam ediyor.. Tereyağının kokusu iştahımı kabartıyor.. Birinci gözleme bitti ikincisini yiyorum. Tabi biraz hızımızı aldık.İkincisinde yavaş yavaş yiyor bir yandan da Mustafa ustanın söylediği çayı yudumluyorum..
Benim gözleme bitti.. Mustafa usta bir yere sipariş tesim etmeye gitmişti.Gelirken bana bir çay daha getirdi..Elimde gözlemeyi sardığı kağıt vardı.. Atacak çöp arıyordum. Eline aldı.. erinmeden üşenmeden sebze pazarında ki çöp konteynırına gitti attı.. Al sana benden bir on puan daha..
Bir Karadenizli Bozkırın incisi Çarşamba çayını Bozkırlıdan iyi koruyordu.. Çok kişi biilirim elindeki kağıdı çaya sallayıp hiç bir şey olmamış gibi davranan...
Saat03:00 geçiyor ve müsade alıyorum Kastamonulu bizim börekçi Mustafa usta'dan...Yolu düşen herkese öneririm Mustafa ustanın gözleme ve böreklerini..
Sevgilerimle Hüseyin DUMRU
Hani üzümü ye bağını sorma derlerya.. Her gün görürdüm karda kışta sabah erkenden bir üç tekerlekli ile bizim börekçi köprü başında olurdu. Yağmur kar kavrucu sıcaklarda hep orada olurdu..Bilirdim benim böreklerin nerden geldiğini ama çok fazlada bilmiyordum kimdir nedir...
Geçen gece saat02.30 suları eve giderken seydişehir yoluna uzanan caddede bir tereyağı kokusudur yayılmış ki nasıl tütüyor anlatamam... Gecenin bir yarısı ilerliyorum eve doğru. Tam köprüye varmadan bizim börekçiyi gördüm. Evet gecenin bir yarısı ekmeğini rızkını arıyan bir insan.. Belki bir çok kişi derin uykularda iken rızkı için çalışan bir insan... Bizim börekçi...
Yanına yaklaştım. Üç tekerleklinin üzerini titizlikle kapatmış ve camekanın içinde gözleme pişiriyor...Kör nefis canım çekti.. Abi banada at bir tane dedim yanaştım limana.. '' yalnız peynirli kalmadı patatesli atayım istersen'' dedi.. O tereyağı kokusunu alan iflah olur mu hiç? Kabul abi at sen bi tane...
''Usta ben bir taneyle doymam sen bir tane daha at''
Bizim börekçi değişik bir insan.. İşinde çok titiz. Özellikle kullandığı sarf malzemesinin en kalitesini seçiyor... Buda tabi işini olumlu yönde etkiliyor..Adı Mustafa'ymış bizim börekçinin..Aslen Kastamonu olan Mustafa usta yıllar önce İstanbulda bir Akçapınarlı ile evlenir.İstanbulda pasta-börek imalatı üzerinde çalışan ustamız ekonomik nedenlerden dolayı Bozkır'a gelmek zorunda kalır.. Bir süre sonra eşinden ayrılır..
Aradan zaman geçer ve evlenmek yeniden nasip olur.. Bu defa Soğucak Köyünden evlenir ve onun deyimi ile '' doğduğum değil doyduğum yer''de ikame eder hayatını... Yıllardır Bozkırda gerek ürünlerinin lezzeti gerekse insanlar ile bir Bozkırlı gibi diyalog kurması ve hürmetkar hizmet anlayışı.. sevilen bir börekçi olur.
Sohbet ediyoruz gecenin bir yarısı.. Tabi tek müşteri ben değilim. Sürekli siparişler geliyor gidiyor.. Böreğin çatalını ve peçetesini hiç eksik koymazdı. Gözlemede de aynı itina devam ediyor.. Tereyağının kokusu iştahımı kabartıyor.. Birinci gözleme bitti ikincisini yiyorum. Tabi biraz hızımızı aldık.İkincisinde yavaş yavaş yiyor bir yandan da Mustafa ustanın söylediği çayı yudumluyorum..
Benim gözleme bitti.. Mustafa usta bir yere sipariş tesim etmeye gitmişti.Gelirken bana bir çay daha getirdi..Elimde gözlemeyi sardığı kağıt vardı.. Atacak çöp arıyordum. Eline aldı.. erinmeden üşenmeden sebze pazarında ki çöp konteynırına gitti attı.. Al sana benden bir on puan daha..
Bir Karadenizli Bozkırın incisi Çarşamba çayını Bozkırlıdan iyi koruyordu.. Çok kişi biilirim elindeki kağıdı çaya sallayıp hiç bir şey olmamış gibi davranan...
Saat03:00 geçiyor ve müsade alıyorum Kastamonulu bizim börekçi Mustafa usta'dan...Yolu düşen herkese öneririm Mustafa ustanın gözleme ve böreklerini..
Sevgilerimle Hüseyin DUMRU
![]() |
| Nuri Yüceer |
Ülkemizde kurallar ve kanunlar o kadar esnek uygulanır-ki varlığı ve yokluğu fark edilmez. GDO’lu ürün dediğimiz genetiği laboratuar ortamında değiştirilmiş mutat tohumlar için ilgili Devlet yöneticilerimiz söz verip kontroller daha sık denetlenecek demiştiler.
Ülkemize girecek olan GDO’lu ürünler konusunda karar organı olarak”Bilimsel Komite yetkili kılındı. Başlangıçta bir, iki ürüne izin verilirken, şimdi ise izin verilen GDO lu ürün sayısı 25 çıktı. Önce mısır ve soya ile sınırlı iken, şimdi şeker pancarı, maya, patates, pamuk, kanola ve bakteri kütlesinin ülkemize girişinde bir sakınca görülmüyor.
GDO’lu tohumlar “mutat geni”gen olarak atlandırılan ve tohumun kullanıldıktan sonra kendisini imha etmesini sağlayan ve birden fazla kez kullanılması ihtimalini ortadan kaldıran gen içeriyor. Dolayısıyla tohumlar kısır oluyor vede çoğalamıyor. Dahası Kullan at, her yıl yenisini satın al, denilerek üretmek yasak, ithalat serbest! Ama Şimdilik yakında ülkemizde yabancı şirketlerin üretmesine-de müsaade edilir. Nasıl olsa, bu memleket yolgeçen hanı.
Türkiye yağlı tohumlarda % 70 gibi büyük bir oranda dışa bağımlı, çoğu ülkelerde kullanımı yasaklanan GDO lu tohumlarda ülkemiz en cazip pazarlardan biri. Bu tohumları ithal etmek için her yıl milyon dolarlar harcanıyor. Son 10 yılda Türkiye’nin tarım ürünleri ithalatına ayırmış olduğu para 30 milyar dolardır. Aslında Türkiye tarım açısından Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden birisi iken yanlış politikalar nedeniyle tarımda dışa bağımlı hale gelmişiz özelliklede (ABD ve İsrail) ABD nim kota koyduğu tarım ürünleri ya sınırlı yetiştiriliyor yâda yok oluyor
Tarım ve Gıda alanlarında Bioteknolojiyi kullanan ve bu pazarı elinde bulunduran dünyada birkaç firma var. Bunların en büyüğü İsrail firmalarıdır. Bu tohumlar bir ekimliktir. Tohumu ektin ürünü aldın mı olay bitmiştir. Ayrıca İsrail’den bir defa tohum almakla kurtulmak mümkün değil, Bir gram tohumun fiyatı her dönemde Bir gram altına denk oluyor. Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz. Genetik tohum toprağa da zarar veriyor. Artık hep aynı genetik tohumu kullanmak zorundasınız.50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık toprak kullanılmaz hale geliyor.
Buna örnek Türkiye nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemektedir. Yani İsrail tek başına tohumu satmıyor tohum alana hastalıkları bedava bonus olarak veriyor. Başka bir deyişle Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç satımını da garanti altına almış oluyor.
Sonuç Tohumda Türkiye tamamen dışa bağımlı durumda. Tek kelimeyle tohumun ve zirai ilacın patronu İsrail. Bu acı tabloya rağmen Türkiye’de yabancıların menfaatlerine çalışan bir patent sistemi işletiliyor! Ne korkunç durum dur ki, köylü vatandaş kendi bahçesinde tohumu bırakamayacak yoksa uluslararası mahkemede yargılanacak.
Dünyadaki gelişmiş ülkelere bakalım! Hiç bir şekilde zararlı gıda ve kullanım maddelerini sınırlarından içeriye dahi sokmuyorlar. Türkiye’nin yetiştirip ihraç ettiği domates başta olmak üzere birçok gıda maddesi kanserojen madde içeriyor gerekçesi ile sınır kapılarından geri çevriliyor.(Daha yeni Rusya, Edirne’de 300 bin ton Domates çöplüğe dökülmedi mi?) Rusya, Romanya ve diğer bazı ülkeler alımları durdurdu. Alımları durdurulan bu ürünler iç piyasaya sürüldü. bu aziz millete o yabancıların yemediğini poşet poşet taşıyarak bir güzel yedi.
Ne yediğimiz nede içtiğimiz kontrol edilmiyor! Bu halk uyutuluyor, halka ne verilirse yiyor, ne söylenirse yapıyor, TV de her şeyi seyrediyor, her şeye kanıyor, inanıyor. Çünkü bu halk okumuyor, araştırmıyor, hakkını aramıyor, halk uyutulmuş, umursamaz, her şeye razı, her şeye müsait bir toplum olmuş haydi Hayırlısı!
Ağalar beyler.. Başkasını bilemem ama benim gözümde dağda Mehmetciğe kurşun sıkan terorüstten aşağılıktır bu işi yapan...Hergün dine kitaba söğen kafirden daha günahkardır benim için...Hiç mi Allah korkusu hiç mi vatan, bayrak sevgisi yok bu insanlarda...
İlçemize bağlı Sarıoğlan kasabası MHP'li Belediye Başkanı Hüseyin Uyan, geçtiğimiz hafta, 12 Eylül Referandumunda “evet” diyeceğini basına açıklamıştı. Açıklamaların ertesi günü de MHP’den istifa etmişti.
MHP’den istifa eden Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan’a, geçtiğimiz Cumartesi günü Konya’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da Ak Parti’nin rozeti takıldı. Böylece Başkan Uyan Ak Parti saflarında yerini almış oldu.
İlçemize bağlı Sarıoğlan Kasabası Belediye Başkanı Hüseyin Uyan, Belediye Meclis Üyeleriyle birlikte AK Parti saflarına katıldı. Uyan, bundan böyle AK Parti saflarında beldesine hizmet edeceğini söyledi.
İlçemize bağlı Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan, Ak Parti saflarına katıldı. 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde MHP'den Sarıoğlan Belediye Başkanı seçilen Uyan, 19 Ağustos 2010 tarihinde Anadolu Ajansı, KON TV ve Bozkır Postası gazetesine
yaptığı basın açıklamasında;12 Eylül'de yapılacak referandumda "evet" oyu vereceğini de açıklamıştı.
Basına yaptığı ilginç açıklamalarla gözlerin çevrildiği bir isim haline gelen Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan’ın, dört MHP’li Belediye Meclis Üyesinden üç’ü de MHP’den istifa ederek Ak Parti’ye geçti. BBP’den de iki Belediye Meclis Üyesi istifa ederek onlarda Ak Parti’ye katıldı.
MHP’den istifa eden ve Ak Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyelerinin isimleri şöyle, Mustafa Güney, Durmuş Ali Çakmak ve Kerim Demircan, Büyük Birlik Patisinden istifa eden ve Ak Partiye katılanların isimleri de şöyle, Mustafa Ertuğrul ile Mehmet Ülkü. Böylece Sarıoğlan Belediyesin-deki Meclis aritmetiği değişmiş oldu. 9 Belediye Meclis Üyesinin 8’i Ak Partili 1’i MHP’li olmuş oldu.
MHP ile yollarını ayırdıktan sonra ve bir hafta bağımsız olarak görevine devam eden Başkan Hüseyin Uyan, AK Parti'ye geçebilmek için bir dilekçe ile Bozkır İlçe Başkanlığı'na müracaat etti. Başvurusu kabul edilen Uyan’ın dilekçesinin Konya İl Başkanlığı'na gönderil-diği öğrenildi. Geçtiğimiz Cumartesi günü parti rozetini ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Konya mitinginde taktı.
Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan gazetemize yaptığı açıklamada; “AK Parti saflarına geçmek istememin başlıca nedenlerinden birisi de Ak Parti iktidarı ülkemize çok güzel hizmetler yapmıştır. Gelmiş geçmiş hükümetlerin de en iyisidir. Artık ülkemizi düzlüğe çıkarmak için gecesini gündüze katan bir Başbakanı-mız vardır” diyen Başkan Uyan sözlerini tamamlarken; “MHP’den istifa ettikten hemen sonra, Ak Parti’ye geçmem için belde halkımdan da yoğun istek ve öneriler gelmiştir. Sarıoğlan Belediye Başkanı olarak hem iktidarın yanında olmak, hem de yöreme iktidardan daha fazla hizmet alabilmektir” şeklinde konuştu.
Öte yandan Bozkır Bölgesinde Ak Parti’li Belediye Başkan sayısı 5 olurken, MHP’den istifa eden Başkan Hüseyin Uyan’ın Ak Parti’ye geçmesiyle Ak Parti’nin Belediye Başkan sayısı 6’ya çıkmış oldu. MHP’nin Başkan sayısı da 4’de düştü.
MHP’den istifa eden Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan’a, geçtiğimiz Cumartesi günü Konya’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da Ak Parti’nin rozeti takıldı. Böylece Başkan Uyan Ak Parti saflarında yerini almış oldu.
İlçemize bağlı Sarıoğlan Kasabası Belediye Başkanı Hüseyin Uyan, Belediye Meclis Üyeleriyle birlikte AK Parti saflarına katıldı. Uyan, bundan böyle AK Parti saflarında beldesine hizmet edeceğini söyledi.
İlçemize bağlı Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan, Ak Parti saflarına katıldı. 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde MHP'den Sarıoğlan Belediye Başkanı seçilen Uyan, 19 Ağustos 2010 tarihinde Anadolu Ajansı, KON TV ve Bozkır Postası gazetesine
yaptığı basın açıklamasında;12 Eylül'de yapılacak referandumda "evet" oyu vereceğini de açıklamıştı.
Basına yaptığı ilginç açıklamalarla gözlerin çevrildiği bir isim haline gelen Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan’ın, dört MHP’li Belediye Meclis Üyesinden üç’ü de MHP’den istifa ederek Ak Parti’ye geçti. BBP’den de iki Belediye Meclis Üyesi istifa ederek onlarda Ak Parti’ye katıldı.
MHP’den istifa eden ve Ak Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyelerinin isimleri şöyle, Mustafa Güney, Durmuş Ali Çakmak ve Kerim Demircan, Büyük Birlik Patisinden istifa eden ve Ak Partiye katılanların isimleri de şöyle, Mustafa Ertuğrul ile Mehmet Ülkü. Böylece Sarıoğlan Belediyesin-deki Meclis aritmetiği değişmiş oldu. 9 Belediye Meclis Üyesinin 8’i Ak Partili 1’i MHP’li olmuş oldu.
MHP ile yollarını ayırdıktan sonra ve bir hafta bağımsız olarak görevine devam eden Başkan Hüseyin Uyan, AK Parti'ye geçebilmek için bir dilekçe ile Bozkır İlçe Başkanlığı'na müracaat etti. Başvurusu kabul edilen Uyan’ın dilekçesinin Konya İl Başkanlığı'na gönderil-diği öğrenildi. Geçtiğimiz Cumartesi günü parti rozetini ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Konya mitinginde taktı.
Sarıoğlan Belediye Başkanı Hüseyin Uyan gazetemize yaptığı açıklamada; “AK Parti saflarına geçmek istememin başlıca nedenlerinden birisi de Ak Parti iktidarı ülkemize çok güzel hizmetler yapmıştır. Gelmiş geçmiş hükümetlerin de en iyisidir. Artık ülkemizi düzlüğe çıkarmak için gecesini gündüze katan bir Başbakanı-mız vardır” diyen Başkan Uyan sözlerini tamamlarken; “MHP’den istifa ettikten hemen sonra, Ak Parti’ye geçmem için belde halkımdan da yoğun istek ve öneriler gelmiştir. Sarıoğlan Belediye Başkanı olarak hem iktidarın yanında olmak, hem de yöreme iktidardan daha fazla hizmet alabilmektir” şeklinde konuştu.
Öte yandan Bozkır Bölgesinde Ak Parti’li Belediye Başkan sayısı 5 olurken, MHP’den istifa eden Başkan Hüseyin Uyan’ın Ak Parti’ye geçmesiyle Ak Parti’nin Belediye Başkan sayısı 6’ya çıkmış oldu. MHP’nin Başkan sayısı da 4’de düştü.
25 Ağustos 2010 tarihinde, CHP Konya İl Başkanı Orçun Güney Çalık, CHP Bozkır İlçe Başkanı Ali Gümüş ile yönetim kurulu üyeleri ve Çağlayan Belediye Başkanı Ziya Kara gazetemiz Bozkır Postası’na bir nezaket ziyaretinde bulundular.
CHP heyetini Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz karşıladı. Yılmaz ile CHP heyeti yaklaşık olarak yarım saate yakın sohbet ettiler.
CHP İl Başkanı Orçun Güney Çalık konuşmalarında; AK Parti’ye yüklendi. 12 Eylül’de yapılacak olan halk oylamasını da değerlendirdi. Çalık konuşmasında; “12 Eylül’de yapılacak olan referandum Türkiye’miz için çok önemlidir. AK Parti kendine göre Anayasayı değiştirmeye kalktı. Nedeni ise kendilerini kurtarmak içindir. Çünkü bunlar Ülkemizin 21 değerini sattılar. Bunların başında, Türk Telekom ve Tüpraş geliyor. Türk Telekom’u alanlar iki yılda amortisini ettiler” şeklinde konuşan İl Başkanı Çalık sözlerini şöyle tamamladı; “12 Eylül’de yapılacak olan Anayasa değişikliği referandumu eğer çoğunlukla geçerse, 11 olan Anayasa Mahkemesi Üyesi 17’ye çıkarılacaktır. Bu da şu demektir; Yüce divanlık olanları Anayasa Mahkemesi yargılar. AK Parti liderinin de ileride yüce divanlık olacağından dolayı kendisini kurtarmak için böyle bir yolu seçtiler” dedi.
CHP heyetini Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz karşıladı. Yılmaz ile CHP heyeti yaklaşık olarak yarım saate yakın sohbet ettiler.
CHP İl Başkanı Orçun Güney Çalık konuşmalarında; AK Parti’ye yüklendi. 12 Eylül’de yapılacak olan halk oylamasını da değerlendirdi. Çalık konuşmasında; “12 Eylül’de yapılacak olan referandum Türkiye’miz için çok önemlidir. AK Parti kendine göre Anayasayı değiştirmeye kalktı. Nedeni ise kendilerini kurtarmak içindir. Çünkü bunlar Ülkemizin 21 değerini sattılar. Bunların başında, Türk Telekom ve Tüpraş geliyor. Türk Telekom’u alanlar iki yılda amortisini ettiler” şeklinde konuşan İl Başkanı Çalık sözlerini şöyle tamamladı; “12 Eylül’de yapılacak olan Anayasa değişikliği referandumu eğer çoğunlukla geçerse, 11 olan Anayasa Mahkemesi Üyesi 17’ye çıkarılacaktır. Bu da şu demektir; Yüce divanlık olanları Anayasa Mahkemesi yargılar. AK Parti liderinin de ileride yüce divanlık olacağından dolayı kendisini kurtarmak için böyle bir yolu seçtiler” dedi.
Gazetemizi ziyaret eden CHP Konya Milletvekilli Atilla Kart, 12 Eylül'de yapılacak referandumda ''Evet'' de çıksa 'Hayır'' da çıksa toplumun ayrıştığını savundu.
Geçtiğimiz Pazar günü, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, CHP İlçe Başkanı Ali Gümüş ve yönetim kurulu üyeleri ile Çağlayan Belediye Başkanı Ziya Kara gazetemizi ziyaret ettiler.
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz, CHP’li heyeti kapıda karşılayarak tek tek ‘hoş geldiniz’ dedi.
Daha sonra CHP Konya Milletvekili Atilla Kart Bozkır Postası’na şöyle konuştu;12 Eylül'de yapılacak referandumda ''Evet'' de çıksa 'Hayır'' da çıksa toplumun ayrıştığını savundu.
İlçemize gelen CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İlçe Teşkilatı ile birlikte gazetemizi ziyaret etti. Gazetemizi ziyareti esnasında CHP Konya Milletvekili Kart, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz’a yaptığı konuşmada; “Referandum öncesinde parti teşkilatlarımızı ziyaret ediyorum. 12 Eylül’de yapılacak olan halk oylamasında herkese büyük görevler düşüyor. Referandumda bildiğiniz gibi biz CHP olarak ''Hayır'' oyu vereceğiz” diyen Kart; “AK Parti tarafından Anayasanın 26 maddesinde değişikliğe gidilmiştir” dedi.
AK Partiye yüklenen Kart, sözlerine şöyle devam etti; “AK Parti hükümeti tarafından da bu maddelerdeki değişikliğe gidilmesinin tek nedeninin kendilerini kurtarmak olduğunu ve bu yüzden bile bizlerle uzlaşmaya oturamamışlardır. Anayasa değişikliği ilk defa yapılmıyor, 1982 Anayasası'nın 84 maddesi siyasi partilerin ortak mutabakatı ve uzlaşması ile değişti. Şimdi yapılmak istenen değişiklikte toplumsal uzlaşma aranmadığı için kutuplaşma meydana geldi. Referandumda 'evet' de çıksa 'hayır' da çıksa toplum ayrışmış durumda'' olacak diye konuştu.
Öte yandan Kart’ın bu sözlerine gazete-mizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz’da; “Tabii ki Anayasa maddelerin-deki değişiklikler uzlaşarak olsaydı daha iyi olurdu. Gerçi sizin eski genel başkanınız Deniz Baykal’da; ‘Bu Anayasa paketindeki iki maddeyi çıkartın bizde tam destek vereceğiz’ şeklinde konuşmuştu deyince. Kart Yılmaz’a şu cevabı verdi; “Evet eski genel başkanı-mızda söyledi. Yeni genel başkanımızda söyledi. Ama AK Parti iktidarı yanaşmadı. Nedeni ise o iki pakette kendilerini kurtarma operasyonu varda ondan” dedi.
Geçtiğimiz Pazar günü, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, CHP İlçe Başkanı Ali Gümüş ve yönetim kurulu üyeleri ile Çağlayan Belediye Başkanı Ziya Kara gazetemizi ziyaret ettiler.
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz, CHP’li heyeti kapıda karşılayarak tek tek ‘hoş geldiniz’ dedi.
Daha sonra CHP Konya Milletvekili Atilla Kart Bozkır Postası’na şöyle konuştu;12 Eylül'de yapılacak referandumda ''Evet'' de çıksa 'Hayır'' da çıksa toplumun ayrıştığını savundu.
İlçemize gelen CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İlçe Teşkilatı ile birlikte gazetemizi ziyaret etti. Gazetemizi ziyareti esnasında CHP Konya Milletvekili Kart, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz’a yaptığı konuşmada; “Referandum öncesinde parti teşkilatlarımızı ziyaret ediyorum. 12 Eylül’de yapılacak olan halk oylamasında herkese büyük görevler düşüyor. Referandumda bildiğiniz gibi biz CHP olarak ''Hayır'' oyu vereceğiz” diyen Kart; “AK Parti tarafından Anayasanın 26 maddesinde değişikliğe gidilmiştir” dedi.
AK Partiye yüklenen Kart, sözlerine şöyle devam etti; “AK Parti hükümeti tarafından da bu maddelerdeki değişikliğe gidilmesinin tek nedeninin kendilerini kurtarmak olduğunu ve bu yüzden bile bizlerle uzlaşmaya oturamamışlardır. Anayasa değişikliği ilk defa yapılmıyor, 1982 Anayasası'nın 84 maddesi siyasi partilerin ortak mutabakatı ve uzlaşması ile değişti. Şimdi yapılmak istenen değişiklikte toplumsal uzlaşma aranmadığı için kutuplaşma meydana geldi. Referandumda 'evet' de çıksa 'hayır' da çıksa toplum ayrışmış durumda'' olacak diye konuştu.
Öte yandan Kart’ın bu sözlerine gazete-mizin Genel Yayın Yönetmeni Yunus Yılmaz’da; “Tabii ki Anayasa maddelerin-deki değişiklikler uzlaşarak olsaydı daha iyi olurdu. Gerçi sizin eski genel başkanınız Deniz Baykal’da; ‘Bu Anayasa paketindeki iki maddeyi çıkartın bizde tam destek vereceğiz’ şeklinde konuşmuştu deyince. Kart Yılmaz’a şu cevabı verdi; “Evet eski genel başkanı-mızda söyledi. Yeni genel başkanımızda söyledi. Ama AK Parti iktidarı yanaşmadı. Nedeni ise o iki pakette kendilerini kurtarma operasyonu varda ondan” dedi.










